Yalanı Nasıl Anlayabilirsiniz?


İlişkilerde yaşattığı sıkıntıları bir yana bırakalım, firmalara en çok para kaybettiren unsurların belki de en başında gelir yalan. Bu yalanları nasıl anlayabiliriz diye internette bir araştırma yaptım ve yaklaşık 5 dakikalık konuyu çizgi film üzerinden çok iyi özetleyen bir video ile karşılaştım. Videoyu seyrederken aldığım notları aşağıda sizinle paylaşmak istiyorum.

Yalancılar yalan söylerlerken kendilerine daha az gönderme yaparlar. Sıklıkla 3.şahıslar ve diğerleri üzerinden daha çok konuşurlar.

Yalancılar daha negatif olma eğilimindedirler. Çünkü bilinçaltlarında yalan söyledikleri için suçluluk hissederler.

Beynimiz karmaşık bir yalan yaratmakta zorlandığı için yalancılar genel olarak olayları basit terimlerle anlatırlar. Eski bir ABD Başkanının bir keresinde ısrarla söylediği gibi “O kadınla herhangi bir cinsel ilişkim yoktur. Yargılama ve değerlendirme beynimizin hesaplaması için karmaşık şeylerdir.

Yalancılar betimlemeleri basit tutsalar da gereksiz kelimeler, yalanı desteklemek için ilgisiz ama kulağa gerçekçi gelen detaylar kullanarak daha uzun ve karmaşık cümleler kurma eğilimindedirler.

Özetle yalanı fark edebileceğimiz 4 kriter vardır.

Öz-imlemeler

Olumsuz dil

Basit açıklamalar

Karmaşık Dil

Videoyu izleyebileceğiniz link

http://1insaat.biz/2015/03/30/bir-insanin-yalan-soyledigini-nasil-anlarsiniz/

İlgilenmediğiniz bir sorun, yarı yarıya halledilmiş bir sorundur


“Bir müddet geçip de ilgilenmediğiniz bir sorun, yarı yarıya halledilmiş bir sorundur.”Churchill’in pek bilinmeyen, ama çok sevdiğim bir sözüdür.

Ne yazık ki, Türkiye’de (diğer ülkeleri bilemem) pek çok yöneticinin yönetim yöntemlerinden biridir.

Çok zengin olmak isteyenler için dünyanın en zengin insanlarından birinin öğütleri


İTÜ İnşaat Fakültesi’nde üçüncü sınıftayız. Yapı İşletmesi Hocamız Prof Dr. Doğan Sorguç, sınıfa bir soru sordu. “Ne için para kazanmak istiyorsunuz?” Hepimiz tahmin edebileceğiniz yanıtları verdik, daha iyi yaşamak için, daha mutlu olmak için, çocuklarımızı iyi koşullarda yetiştirmek ve onlara bir şeyler bırakabilmek için vb. Doğan Hoca tüm bu yanıtlardan sonra bize döndü ve bu sınıftan çok büyük bir zengin çıkmayacak dedi. Doğal olarak, neden ki hocam para bu söylediğimiz şeyler için kazanılmaz mı dedik. Hayır çocuklar dedi, çok zengin insanlar parayı tek bir şey için kazanmak isterler, o da kazandıkları paradan daha büyük paralar kazanmak içindir. Doğan Hocamın öngörüsü doğru çıktı, bildiğim kadarı ile bizim sınıftan çok büyük bir zengin çıkmadı. Tahmin ediyorum, hepimiz bu verdiğimiz yanıtları doğrulayacak şekilde para kazanıp hayatımızı sürdürüyoruz.

Parayı daha fazla paraya sahip olmak için kazanmış bir zenginin öğütleri neler olabilir diye internetten şöyle bir araştırma yapınca karşıma “Warren Buffet’ın Servet yaratırken kullandığı 13 taktik” diye bir yazı çıktı. Warren Buffet’ın bu 13 taktiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. İhtiyacın olmayan şeyler satın alma

“Eğer ihtiyacınız olmayan şeyler satın alırsanız, çok geçmeden ihtiyacınız olan şeyleri satmak zorunda kalırsınız.”
Warren Buffett’in bu sözüne ekleyecek bir şey var mı sizce? Hele ki saçma sapan bir tüketim alışkanlığına teşvik eden bir dünyada.

2. Biriktirmeye alıştır kendini

“Harcadıktan sonra kalanı biriktirmeyin, birikimi kenara ayırdıktan sonra kalanı harcayın.”
Warren Buffett, çocukluğundan beri bunu yapıyor. Şu an 84 yaşında. Bu kültüre sahip olan insanların kalıcı bir servete ulaştığını söylüyor kendisi.

3. Risk al ama…

“Nehrin derinliğini iki ayağınızla birlikte ölçmeye kalkmayın.”
Burada Warren Buffett her şeyini kaybedecek şekilde risk almamanın altını çiziyor. 75 milyar USD servete ulaşmak için defalarca risk aldığını hiç çekinmeden söylüyor, ancak hiç bir zaman kumar oynamadığını belirtiyor.

4. Ucuz insanları hayatından çıkart

“Dürüstlük çok pahalı bir hediyedir, onu ucuz insanlardan beklemeyin.”
Uzun vadede kazandıracak şey “Dürüstlük” diyor Warren Buffett. Dürüstlüğün kıt kaynak olduğunu ve pahalı bir hediye olduğunu belirterek ucuz insanları hayatınızdan çıkartmayı tavsiye ediyor.

5. Bir insanın karakterini mi öğrenmek istiyorsun, ona para ver

Bu sözü Almanlardan ödünç alıyor aslında Warren Buffett. Ve biraz da geliştiriyor.
“Para, insanın temel karakteristik özelliği neyse onu öne çıkarır. Görgüsüzsen, paran olduğunda da ‘milyarder bir görgüsüz’ olacaksın demektir.”

6. Başkaları korktuğunda aç gözlü ol

“Başkaları aç gözlü olduğunda kork ve geride dur, başkaları korktuğunda aç gözlü ol.”
Warren Buffett’ın en meşhur sözüdür bu. Yatırım felsefesini en iyi bu cümle özetler. Çünkü Warren Buffett borsa yükselirken hisse senedi almaz, düşerken alır. Ya da ekonomik kriz olduğunda şirket satın alır.

7. Ne alırsan al ucuza al.

“Çorap da olsa, hisse senedi de olsa fiyatı düşerken satın alırım.”
Warren Buffett’ın en önemli silahının bir şeyi satın alırken uygun fiyata aldığını kendisi hep belirtir. Bazı zamanlar der ki “Belki de bildiğim tek şey bu”

8. Anlamadığın hiç bir işe girme

Warren Buffett hep bildiği konulara yatırım yapmıştır. Bir işi öğrenmenin çok zor olduğunu söyler her daim. Çoğu zaman yatırım dünyası tarafından teknoloji şirketlerine yatırım yapmadığı için geri kafalı olarak eleştirir. Eleştirilere tebessüm ederek mütevazi bir cevap verir: “Anlamıyorum teknolojiden, anlasam niye yatırım yapmayayım?” Bu arada 2000’li yıllardaki dot com balonunu önceden tahmin eden kişidir.

9. Ne yaparsan yap ama itibarını kaybetme

“İtibar kazanmak 20 yıl sürer, kaybetmek 5 dakika!”
Warren Buffett’ın sürekli ağzından düşürmediği bir sözü daha.

10. Kendinden daha iyi konumda olanlarla arkadaşlık et.

Çok sevdiğim bir söz var. “En yakın 5 arkadaşının ortalaması sensindir” diye. Warren Buffett da bu konuda şu sözü söylemiş:
“Daima kendinden daha iyi konumdaki insanlarla birlikte olmak iyidir, senden daha iyi tavırlara sahip olan insanlarla vakit geçir. Zamanla onlara benzediğini göreceksin.”

11. İyi çalışanlara sahip olan bir şirket ol.

“Bana iki şirket getirseler, birinde kötü bir iş ancak iyi çalışanlara sahip bir şirket, diğerinde ise süper bir iş ama vasat çalışanların olduğu bir şirket ben 1.’sini seçerim.”
Warren Buffett, burada iş modeli kötü bile olsa iyi insanlar o iş modelini ne yapıp ne edip doğru bir hale getirerek, işi başarıya sürükleyeceğine inanıyor.

12. Basit ol basit

Warren Buffet’ın bir şirkete yatırım yaparken 3 kriteri var; 1. Kriter: İyi çalışanlar, 2.Kriter: Değerinin altında bir paraya alım yapılması, 3. Kriter: İşin basitliği. Buradaki taktiği de şudur. İşi anlattığın zaman 7 yaşındaki bir kişinin de 77 yaşındaki kişinin de anlaması.

13. İşe dans ederek gitmiyorsanız o işi bırakın, yüksek ihtimal para kazanamayacak ve servet yaratamayacaksınız.

Peki Warren Buffet’ın bu önerilerine katılıyor musunuz derseniz, ben öylesine bir zengin olmadığım ve hayatta hiç böylesine bir hedefim de olmadığı için bu konuda bir şey diyemem. Ancak sadece para kazanmak üzerine odaklanmış bir hayatın çok da mutlu bir yaşam olmadığını söyleyebilirim. Benim merakım, Warren Buffet tüm bu servete sahip olurken ya da olduğunda yeterince mutlu olabildi mi bu konuda neler öğütleyebilir acaba insanlara. İnsanın hayattaki asıl amacının mutluluk, paranın ise bir çıktı olduğunu düşünürsek bu amaca ulaşabildi mi Warren Buffet ya da böyle bir amacı var mıydı? Öğütlerinden çok, bu sorular takılıyor kafama…

Yeni bir işe “Evet” demeden önce dikkat etmeniz gerekenler


Sadece iş teklifinde değil hayatın her aşamasında evet cevabını vermeden önce iyi düşünmek gerekiyor. “Evet”, kolay söylenebilen ama yüklediği sorumlulukları da bir o kadar fazla olan bir sözcük. 
Bize çok sorulan bir sorudur, firmanın teklifini kabul ettim, sözleşme öncesi hangi konulara dikkat etmeliyim, neleri atlayabilirim? Bu ve benzeri sorulardan yola çıkarak hazırladığım kısa listenin işinizi kolaylaştıracağını düşünüyorum.
1) “Sen işe başla üç ay sonra tekrar masaya otururuz” ifadesi, içinde riskler taşıyor. 3 ay sonrası için bir taahhüt yapılacaksa bunun net olarak yapılması gerekiyor.
2) Sigortanız yatacak denmesi yeterli değil, sigortanızın alacağınız maaş üzerinden yatırılıp yatırılmadığını öğrenin.
3) Haftasonu mesai durumunu net öğrenin. Gerekli durumlarda mesai yapıyoruz cevabı ucu açık bir söylemdir, olabildiğince bu konuyu netleştirmeye çalışın.
4) İş tanımınız size açık ve net olarak anlatılsın. Bu konuda kafanıza takılan her şeyi en başında konuşun.
5) Kime ve hangi departmana bağlı çalışacağınızı öğrenin. Mümkünse organizasyon şemasındaki yerinizi görün.
6) Size imzalatılacak sözleşmeyi iyi okuyun, bir kopyasını kendinize alın. Kafanıza takılan noktalar olursa bir avukata danışın.
7) Deneme süresi olacaksa bunun süresinin ve ücretinin sözleşmede net olarak yazılmasını isteyin. Bu şekilde deneme süresinde sigortanızın ödenmemesi riskini ortadan kaldırırsınız. Bunu anlamanın en iyi yolu bordronuzun başlangıç tarihini kontrol etmektir.

Başvuru yaptığınız firmanın size uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?


Mülakat öncesi, internet üzerinden, sosyal medyadan, çevrenizden firma ile ilgili araştırma yapıp bilgi toplayabilirsiniz. Mülakata çağrıldıktan sonra ise firma ortamı, çalışanlar, görüştüğünüz kişi ve benzeri detayları iyi gözlemleyerek çok önemli çıkarsamalar yapabilirsiniz. Ancak unutmamak gerekir ki bir firmayı en az 3 ay orada çalışmadan doğru anlayabilmek pek mümkün değildir. Bazen bu süre bile yeterli olmaz. Aynı evlilik gibi :). Dışarıdan yapacağınız tüm değerlendirmeler bir yere kadar gerçekçi olacaktır.

İşe alımınız öncesinde hangi detaylara dikkat etmeniz konusunda hazırladığım bu kısa listenin işinizi kolaylaştıracağını düşünüyorum. Listeye başlamadan önce önemli bir konuyu hatırlatmakta fayda var. Firmanın size uygun olup olmadığını anlamanız için ilk önce sizin kendinizi, isteklerinizi, becerilerinizi iyi tanımanız gerekiyor. Kendinizi doğru tanımadı iseniz firmayı ne kadar iyi tanırsanız tanıyın yanlış karar alma riskiniz yüksek olacaktır. Bu kısa hatırlatma sonrası artık listemize geçebiliriz.

1) Firmanın adını hiç duymadınız, başvuru öncesi alabileceğiniz bilgi de kısıtlı olsun. Size ilk ipuçlarını şu 3 şey verecektir. Firmanın ilanının şekli ve içeriği, sizi görüşme için arayan kişinin konuşması ve firmanın web sitesi. Web sitesinin, özellikle vizyon-misyon kısmında klişe ifadeler mi var yoksa üzerinde kafa yorulup gerçekten firmayı yansıtan bir metin mi kaleme alınmış? Firma sahiplerinin vizyonuna yönelik önemli ipuçlarını bu yazıda yakalayabilirsiniz.

2) Otoparktaki ve ön kapı girişindeki güvenlik görevlisinin tavrı. Nasıl davranması gerektiği konusunda bir eğitim alıp almadığına yönelik bir ipucu verebilir size.

3) Danışmada sizi karşılayan kişinin tavırları. Sizin geleceğinizi biliyor ve ona göre mi karşılıyor sizi, yoksa o saatte geleceğinizden haberi yok mu? Kurum içi iletişimin kalitesine yönelik küçük bir ipucu verebilir size.

4) Bizler hayatta neyi önemli buluyorsak içinde bulunduğumuz mekanlar da bir şekilde bize onu hatırlatır. Alain De Botton, “Mutluluğun Mimarisi” kitabında bir mekana girdiğimde mekanın tasarımından, eşyaların yerleştirilişinden ve benzeri detaylardan o mekanda yaşayan insanların mutlu olup olmadıklarını bir noktaya kadar anlayabilirim. Firmanın ortamı iyi gözlendiğinde orada çalışanların duygularını yönelik çok sayıda ipucu bulabilirsiniz. Ayrıca çalışanları çok kısa bir süre dahi olsa görme imkanınız olabilirse onların çalışma şekilleri, yüz ifadeleri size çok şey anlatacaktır.

5) Firmada yaka kartı uygulaması var mı, çalışanlar bunu uyguluyor mu? Yaka kartlarındaki isimler rahat okunabiliyor mu? Kartın görseli güzel ama isimler düzgün okunmuyorsa firmanın içerikten çok görüntüye önem verdiğine yönelik küçük bir işaret olabilir bu durum.

6) Firma OHSAS 18001 belgesini aldı ise toplantı odasında ziyaretçiler için herhangi bir olumsuzluk durumunda çıkışın nasıl yapılacağını yönelik bir kaçış planının görünür bir noktada olması gerekiyor. Böyle bir planı görmediyseniz firmanın kalite, İSG ve benzeri standartları hayata geçirmesinde sorunlar yaşadığını düşünebilirsiniz.

7) Görüşme yaptığınız İnsan Kaynakları Yetkilisi size firmanın İnsan Kaynakları Politikası konusunda yeterli bilgiyi verdi mi? Özellikle eğitim politikalarına yönelik somut bir şeylerden bahsetti mi yoksa bu konuyu biz eğitime önem veririz gibi sözlerle geçiştirdi mi?

8) Pozisyonunuza ve yapacağınız işe yönelik açıklamalar net bir şekilde yapıldı mı? Yoksa üstü kapalı ve bulanık bir biçimde başladığınızda görürsünüz şeklinde mi bırakıldı?