İnşaat Sektöründe Kullanılan Proje Yönetim Yazılımları


25 Ekim Cuma günü Levent 199 Workington’da inşaat projelerinin proje yönetiminde kullanılan; ISETIA, ONTRACK, COSTOS, TILOS, ASTA POWERPROJECT, NOVADE yazılımlarının güncel sunumlarının yapılacağı ulusal ve uluslararası kullanıcıların katıldığı tüm gün sürecek bir etkinlik gerçekleştirilecek. Gerek bu yazılımların inşaat sektöründe nasıl kullanıldığı, gerek ise kullanıcıların başarı hikayelerinin anlatıldığı bu etkinliğe Türk firmalarının yanı sıra ABD, Kanada, Rusya, Hindistan, Çin, İngiltere, Romanya, Yunanistan, Polonya, Kore gibi 30’dan fazla ülkeden de katılımcılar katılacak.

Bu etkinlikler her yıl farklı bir ülkede yapılıyor. Etkinlik bu yıl, on yılı aşkın süredir Executive Partner olan FND (Future Network Development)’nin ev sahipliği ile Istanbul’da yapılacak. Hem bu yazılımlara yönelik detaylı bilgi edinme hem de uluslararası bir network fırsatı yaratması açısından bu toplantının etkili olacağını düşünüyorum.

Etkinlikte benim de, “Proje Yönetimi Bizden Ne İster, Bize Getireceği Kazanımlar Nelerdir?” konulu bir sunumum olacak.

Uluslararası Proje, Süreç Yönetimi, Doğrusal Proje Yönetimi ve BIM’in Dijitalleşmesi-Otomatikleştirilmesi konulu 2019 FND Uluslararası Çözüm Ortakları Toplantısı‘na firmanızdan katılmak isteyen arkadaşlar olursa bana cem@cemkafadar.com kısa bir bilgi mesajı iletmeleri yeterli. Ben kendilerini ilgili arkadaşlara yönlendireceğim.

İşe alım mülakatlarında bir adayın kişiliğini nasıl çözümleyebilirsiniz?

Bana çok sorulan sorudur; “Siz tek bir mülakat ile bir adayı nasıl bu kadar derinliğine analiz edip, raporlayabiliyorsunuz? Yeri geliyor, biz beş yıl beraber çalıştığımız arkadaşı bu kadar iyi tanımıyoruz.” Bu analizi yaparken o adayın iş verimliliğine etki edecek on kilit noktanın üzerine yoğunlaşıyoruz. 12 yıl içinde 500’ün üzerinde arkadaşı işe yerleştirdiğimizi düşünürsek bu kilit noktaların büyük ölçüde çalıştığını söyleyebilirim.
İşte o on kilit nokta…
1 Pozitif Enerjisi: Mülakata başlamadan, aday görüşme odasına girdiği an, çevresine yaydığı enerjisi büyük ölçüde hissedilir. Yürüyüşü ve bakışları adayın o sıkı maskesini hafifçe aralayacaktır. Bakışları donuk, konuşması akmayan, hayata küsmüş, yürüyüşü yorgun bir adayın negatif enerjisini hemen fark edileceksiniz zaten.
2 Motivasyonu yüksek mi, enerjisini işe yansıtıyor mu? Bunu anlayabilmenin en basit yolu, adayın yaptığı işleri anlatırken ki heyecanını izlemektir. Çalışmalarını, heyecanla, sanki sizle konuşurken o anda tekrar gerçekleştiriyormuşçasına anlatıyorsa, o adayın iş motivasyonunun yüksek olduğunu rahatlıkla düşünebilirsiniz.
3 İlk izlenim, verdiği mesaj: Adayı ilk gördüğünüzde kıyafetinde ve davranışlarında aklınıza takılan soru işaretleri varsa, bu soruların doğru noktalar olduğunu söyleyebilirim. Burada ilk izlenime yönelik yanlışlıklar şunu işaret eder; aday sizin yanınızdaki rolünün farkında değildir, muhtemelen yarın sizin kendisine vereceğiniz pozisyona ilişkin rolünü de tam olarak anlayamayacaktır. Özellikle firmanızın temsilinde sıkıntılar yaratacaktır.
4 Manevi Motivasyon: Aday, çalışmalarını nereden nereye getirmiş ve bu gelişmeden dolayı manevi bir haz duyuyor mu? Başarının hazzını yeterince hissetmeyen bir adayı para veya diğer araçlarla motive edebilmeniz çok zordur. Manevi tatmini yaşayamadığı için hep bir eksiklik, tatminsizlik yaşayacaktır. Bu adayları, ne aradığını bilemeyen, doyumsuz adaylar olarak düşünebilirsiniz. Muhtemelen yaşamlarında da benzer mutsuzlukları yaşıyorlardır. Kısa süre içinde olmasa da, uzun vadede başınızı ağrıtacaklardır.
5 Duygusal Olgunluk: Bir insanın gelişimini üç ana başlıkta toplayabiliriz. Bedensel, zihinsel ve duygusal. Bedensel gelişme ergenlik çağında sonuçlanır. Zihinsel gelişme ile ilgili ipuçlarını adayın aldığı okul eğitimi ve okul sonrası kurslar, sertifikaları üzerinden değerlendirebilirsiniz. Ancak duygusal gelişmeyi ise bu kadar rahat göremeyiz. Duygusal gelişimi ile ilgili en dikkat çekici göstergelerden birinin sorumluluk alma konusundaki yaklaşımı olduğunu söyleyebilirim. Adayın yeni sorumluluklar alma konusundaki yaklaşımı duygusal olgunluğuna ilişkin işinize yarayacak işaretler verecektir. Bir diğer önemli nokta da adayın kendisi ile barışıklığı. Kendi ile ilgili barışıklığını anlamak için de özellikle iş dışı yaşamını anlatmasını isteyin. Hafta sonlarını değerlendirme şekli dahi adayın duygusal olgunluğuna yönelik bazı bilgiler verecektir.
6 Zorlukları nasıl yönetiyor? Karşılaştığı zorlukların altında eziliyor mu, kenara çekilip seyrediyor mu, yoksa bilinçsizce üstüne gidip dağılıyor mu? Üstesinden geldiğini düşündüğü iş hayatından iki olayı anlatmasını isteyin. Buradaki yaklaşımını değerlendirin. Bu arada bazı adayların, hiç de zor olmayan konuları gözlerinde büyüterek zorlaştırabileceklerini de unutmayın.
7 Verilen bir işi sonuna kadar götürüp bitirmek: Adayın bir işi yaparken ne denli sonuç odaklı çalıştığını mülakat aşamasında anlamanız gerekir. Sonuna kadar getirip başardığı iki çalışmasını anlatmasını isteyin ve buradaki yaklaşımını değerlendirin.
8 Öncelikli amacı işin iyi yapılması mı, yoksa para herşeyin önüne mi geçiyor  Eğer adayın ilk hedefinin, işin kalitesi değil de kazanacağı para olduğunu anladıysanız, adayı işe almanız durumunda yapacağı işin kalitesinde sıkıntılar yaşamaya şimdiden hazır olun. Unutulmamalı ki, işini doğru bir şekilde yapmayı hedefleyen aday, istediği parayı da mutlaka kazanacaktır.
9 Aday amacına sadık mı? Görüşmede adayın bu işi neden istediği iyi öğrenilmeli ve mülakatın ilerleyen aşamalarında farklı sorularla bu amacına sadık olup olmadığı test edilmelidir. Özellikle uzun süren işsizlik dönemlerinin sonunda adaylarda bir iş olsun da, hangi iş olursa olsun psikolojisi ağır basıyor. Yeteneklerine ve becerilerine uygun olmayan işlere de istekli yaklaşabiliyorlar.
10 Güleryüzlülük: Güleryüzlü bir çalışan ortama yansıtacağı pozitif enerji ile takımın sinerjisini de yükseltecektir. Güleryüzlü çalışanlar firmanız için bir artı değerdir.
Şu ana kadar inşaat sektöründen 5000’in üzerinde insan ile birebir mülakat yaptım. Onların farklı farklı hikayelerini dinledim. Çok net söyleyebilirim ki yukarıda yazdığım on maddede ki özelliklerin hepsini kişiliğinde barındıran bir arkadaş ile bugüne kadar henüz karşılaşmadık. 😊 Muhtemelen karşılaşmayacağız da. Ancak bu ideal insanı bulmaya çalışırken uygun olabilecek adayları kaçıran, sonra da pişman olan çok firma ile karşılaştık. 😊
O nedenle, işe alımlarda en önemli noktanın, en ideal adayı aramaktan çok, firma değerleri ile aday değerlerini doğru bir şekilde örtüştürmek olduğunu düşünüyorum. Bunun için de firmalardaki İK departmanlarının bu değerler buluşmasını çok dikkatli yapabilmesi ya da bu konuda doğru danışmanlık firmaları ile çalışması gerekiyor…

Revit Dynamo Programı ve Size Kazandıracakları

Revit Dynamo Programı ve Size Kazandıracakları
 
Tasarım safhasında otomasyon için Autodesk tarafından geliştirilen açık kaynaklı görsel programlama dili olan Dynamo, bugün BIM ile tasarım yapan tüm uluslararası firmalar tarafından kullanılmakta ve bu program bilgisine sahip olan personeli aramaktadır.
 
Yapay zekanın temellerini atabilir, akıllı binalarınızın algoritmalarını tanımlayabilirsiniz. Son dönemde çok popüler olan Parametrik tasarım ve BIM konusunu merak ediyorsanız Dynamo aradığınız cevap.
Kod öğrenmeden Revit üzerinde nasıl görsel programlama yapabilirsiniz?
Revit üzerinden Dynamo bilgisi ile çok daha hızlı model nasıl üretebilirsiniz?
BIM süreçlerini parametrik çözümler ile nasıl daha iyi hale getirebilirsiniz?
Revit üzerinde yaptığınız tekrar işlerini Dynamo ile nasıl çok daha hızlı şekilde çözebilirsiniz?
Dynamo bilgisi ile; Revit, Robot Yapısal Analizi, Navisworks, SAP2000, Excel, Tableau, Google E-Tablolar ve daha fazlası ile nasıl kolay iletişim kurabilirsiniz?
 
Tüm bu sorularınızın yanıtlarına yönelik sınırlı sayıda katılımcının yararlanabileceği Revit Dynamo eğitimlerimiz ile ilgili bilgi almak için cem@cemkafadar.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki seminerim 14 Aralık 2018

 

Atatürk Üniversitesi öğrencileri ile iş dünyasına yönelik okullarda öğretilmeyenleri, muhtemelen bundan sonra da öğretilmeyecekleri;

Bugünden iş dünyasına nasıl hazırlanabileceklerini,

Doğru bir kariyer yönetimi için neler yapabileceklerini,

İnsanın ne için çalışması gerektiğini,

Başarı, mutluluk ve para üçgeninin iç ve dış açılarını 😊,

Networklerini nasıl genişletebileceklerini,

Dünyanın hayal edebildiğimizden ne kadar da büyük olduğunu,

Nitelikli bir iş bulmak için neler yapmaları, neler yapmamaları gerektiğini

İşe alımlarda firmaların öncelikle dikkat ettiği noktaları,

İşe girdikten sonra onları bekleyen bilinmezlikleri,

Proje yönetiminin püf noktalarını,

Şantiye yönetimini,

Belki de en önemlisi, geleceğin nasıl geleceğini konuşacağız… 😊

50 yaşımdan 20 yaşıma yazılmış bir mektup

1980’lerin ortasında PTT’nin güzel bir çalışması vardı; 2000 yılına mektup. 2000 yılında size ulaştırılacak bir mektubu bu kampanya kapsamında postaya veriyordunuz, PTT de belirttiğiniz adrese mektubu ileteceğini taahhüt ediyordu. Üniversite yıllarımda çok istemiş olsam da derslerimin yoğunluğundan o mektubu bir türlü yazamamıştım. Bugün bile aklıma takılır acaba yazabilseydim ne yazacaktım 80’li yıllardan o gözümüzde çok büyükdüğümüz 2000 yılına. Bu sorunun cevabını artık verebilmem mümkün değil fakat bugünden düne yani 50 yaşımdan 20 yaşıma neler yazabilirim diye düşündüğümde bu mektubu hemen kaleme alabilirim. İnsanoğlunun varoluşundan bu yana hep söylediği “bugünkü aklımla o gün yapabilseydim”lerin kişisel bir dökümünü çıkarabilirim. İşte 20 yaşındaki halime iletmek istediğim çok da fazla düşünmeden ilk aklıma gelen 50 şey.

 

  • Başarıya çok fazla takıntılı olma, anı kaçırırsın
  • Mükemmelliğe değil elindeki kaynakları en doğru şekilde kullanmaya odaklan. Mükemmeli amaçladıkça hem ona ulaşamayacaksın hem de üretimin ve verimliliğin düşecek.
  • Günlük tut, kişisel tarihini yaşarken yakala. Yaşadıklarına ilişkin yazacağın her not kendini daha iyi tanımanı ve anlamını sağlayacak. Kendini tanıdıkça yapacağın seçimler de o denli doğru olacak.
  • 30 yaşına kadar her kıtada en az bir ülkeyi görmeyi hedefle. Tüm anlatılanları, bütün okuduklarını bu seyahatlerinden sonra daha iyi içselleştireceksin.
  • Fotoğraf çekmenin tekniklerini öğren. Fotoğrafçı gözüne ne kadar erken sahibi olursan çevrendeki detayları o kadar iyi yakalayacaksın, bu becerin ile çok kişinin göremediklerini görebileceksin.
  • Okuyabildin kadar edebiyat klasikleri, felsefe ve şiir kitapları oku. Dünyayı da, kendini de ancak okudukça daha iyi anlayacaksın. Üniversiteyi bitirdikten sonra okumak için bu kadar fazla zamanın olmayacak.
  • Gazete ve benzeri popüler yayınlara ayırdığın zamanı olabildiğince düşür. Bu yayınların çoğunun amacı, senin düşüncelerini manipüle edip sistemin istediği bakış açısına sahip olmanı sağlamaktır.
  • Sadece kendi mesleğinden değil farklı meslek gruplarından da arkadaşlar edinmeye çalış.
  • Televizyonu değil, sinemayı tiyatroyu hayatına sok.
  • Becerebiliyorsan bir müzik aletini çalmayı öğren.
  • Arkadaşlarını, dostlarını kaybetme. İlerleyen zamanda en eski arkadaşların seni en iyi anlayanlar oluyor.
  • Negatif insanlardan uzak dur, enerjini çalıyorlar. Bu yaşında enerjin bol olduğu için bu insanların sana verebilecekleri zararları tam anlayamayabilirsin.
  • Sevdiğin şeyleri daha çok, sevmediğin şeyleri daha az yap.
  • Sadece yaşadığın toplumdaki insanlara değil henüz dünyaya gelmemiş insanlara karşı da sorumlulukların olduğunu unutma.
  • Dogmatik olan her şeyi sorgula.
  • Zamanını iyi yönet, sen onu yönetemezsen o seni yönetmeye başlıyor, tüm yönetemediklerin gibi. İstediklerini bir türlü yapamazken hep bir şeyleri yetişmeye çalışıyorsun, çoğuna da yetişemiyorsun.
  • Eşya, mal değil anı biriktir. Satın aldıklarını unutacaksın, yaşadıkların hep seninle kalacak.
  • İlk referansın kendi iç sesin olsun, iç sesini toplumun gürültüsüne boğdurma.
  • Hata yapmaktan değil hiçbir şey yapmamaktan kork. En korkuncu, insanın korkularına yenik düşüp eylemsizleşmesidir.
  • Hayatını olabildiğince basitleştir. Bu sadeliği hayatına geçiremez isen, kendi yarattığın kaosun içinde boğulabilirsin.
  • İnsanların söylemediklerini duymayı öğren. Asıl anlatmak istedikleri, beden dilinde ya da ses tonunda saklıdır.
  • Cevapların çoğunu ya doğada ya felsefede bulacaksın. Doğayı da felsefeyi de iyi öğrenmeye çalış.
  • Sahip olduklarının kıymetini bildiğinde yaşam daha kolaylaşacak.
  • Hatalarından doğru dersleri çıkarabilme yeteneğini geliştirdikçe yanlışlarını fırsata çevireceksin. Hiçbir hatanın boşa harcanmasına izin verme.
  • Pusulan vicdanın olsun.
  • Ne politikaya gir ne de ilgilen.
  • Mutluluğun tükettiklerinle değil, ürettiklerin ile bağlantılıdır.
  • Gençliğindeki yenilikçi bakış açını hiç kaybetme. Hatta onu daha da geliştirmenin yollarını ara.
  • Fikirlerine aşık olma. Aşık olduğun noktadan sonra daha iyisini yaratamazsın.
  • Yarışacaksan birileri ile değil kendin ile yarış. Hep daha iyi versiyonun için çalış.
  • Sonuç odaklı değil süreç odaklı ol. Sadece sonuca takılırsan yaptığın işteki anlamı kaçırırsın.
  • Gün içinde olumlu duygular yaşadığın anların sayısını çoğaltmaya çalış.
  • Geleceğe yönelik öngörülerin olsun. Seçimlerinde bu öngörülerini de dikkate al.
  • Eleştirilmekten korkma. Eleştirileri doğru sentez edebilirsen yolunda daha hızlı ilerlersin.
  • Olayları neden sonuç ilişkisi kapsamında değerlendirmeye çalış. Sana en anlamsız gelen bir sonucun hiç tahmin etmediğin bir sebebi olabilir. Sonuç olarak gördüğün belki de bir sebeptir.
  • Affetmek yüreğini hafifletir, affet ama unutma. Unutursan aynı acıyı tekrar yaşayabilirsin.
  • Birilerinin hayatına ne kadar olumlu dokunabiliyorsan kendini o kadar iyi hissedeceksin.
  • Hayatın özünde basit ve keyifli olduğunu, onu zorlaştıranın toplumsal olgular olduğunu unutma. 100 yıl önce doğru kabul edilen çok şey bugün için nasıl yanlışsa, bugünün doğruları da 100 yıl sonra yanlış olabilecektir. Toplumsal dogmaların değil evrensel doğruların peşinden git.
  • İdeolojilerin seni körleştirebileceği tehlikesini gözardı etme. Unutma ideolojiler sadece seni değil toplumları da körleştirebiliyor.
  • Hayatın kaliteli olsun istiyorsan kaliteli sanat eserleri ile besle kendini.
  • Korkularından arındıkça özgürleştiğini göreceksin. Korku ve özgürlük bir arada olmuyor.
  • Beklentilerini doğru yönetebilirsen hayatın daha kolaylaşacaktır.
  • Herkesin birbirine benzemeye çalıştığı bu dünyada özgünlüğünü korumayı başarabilirsen daha erken fark edilirsin.
  • Sistem seni de öğütmeye çalışacak, tek yapacağın farklılığını, özgünlüğünü korurken kendini sürekli geliştirmek. Yoksa kalabalığın içinde kaybolup gidersin.
  • En iyi geri dönüşü olan yatırım kendine yapacağın yatırım olacak.
  • Kendinle yüzleşmekten korkma, yüzleşmeden kendini aşamazsın.
  • Çelişkilerin yaratıcılığını geliştirecektir, onlardan korkma, içlerindeki mizahı yakalamaya çalış.
  • Mizahı hayatının içinde tut. Kahkahalarını çoğalt, unutma kahkahaların da seni çoğaltacaktır.
  • Yeri geldiğinde kendine format atmaktan çekinme aksi taktirde işletim sistemin kilitlenebilir.
  • 50 yaşına geldiğinde 20 yaşındaki haline sen de bir mektup yaz 🙂

 

Sizi borçlandırarak bir kere ele geçirdiler mi artık onlardan kurtulmanız öyle kolay değildir

Sizi borçlandırarak bir kere ele geçirdiler mi artık onlardan kurtulmanız öyle kolay değildir. Sistem kementini atmıştır boğazınıza bir kere, özgürlüğünüzü teslim almıştır sizden. “Bugün borç alan yarın emir alır” diye boşuna dememiş atalarımız, bir kere emir almaya başlayınca sistem her istediğini yaptırmaya başlar size. Borcunuz vardır, sevmediğiniz işi bırakamazsınız, borcunuz vardır istediğiniz hayatı yaşayamazsınız, borcunuz vardır hayal ettiklerinizi gerçekleştiremezsiniz, kısır bir döngünün içinde dönmeye başlamışsınızdır. Boğazınızdaki kement sizi sıkıyordur ama çıkartamazsınız onu oradan. Sonra düşünürsünüz, ben bu borcu niye almıştım, neden nakit akışı mı bozmuştum diye, bakarsınız ki hiç de gereği yokmuş aslında bu sıkıntıya. Faizi ile ödediğiniz borç sadece para değil bu paraya sahip olmak için harcadığınız zamandır yani hayatınızdır aynı zamanda. 😊