Şantiye Yönetimi Eğitimimi Alacak Olan Herkese Proje Yönetimi Eğitimi Bedava

Udemy Platformunda yayınlanmaya başladığı ilk hafta içinde en çok satanlar listesine giren Şantiye Yönetimi Eğitimimi alan herkes çok kısa süreliğine Savaş Sakar ve Gökrem Tekir’in verdiği 19 saatin üzerindeki “Hayatımız Proje – Proje Yönetim Başvuru Kaynağı” eğitimini ücretsiz alabilecekler.

Aşağıdaki linkten sınırlı sayıda hazırladığımız iki eğitimden biri bedava kuponuna erişebilirsiniz.

https://www.udemy.com/santiye-yonetimi-egitimi/?couponCode=BIRIBEDAVA

Eğitimi aldıktan sonra bana mail ile bilgi verebilirseniz cem@cemkafadar.com , 24 saat içinde “Hayatımız Proje – Proje Yönetim Başvuru Kaynağı” eğitiminiz ücretsiz olarak aktifleşecektir.
Video ve Ders Notları Yayınlanan Şantiye Yönetimi Derslerim
  • Maliyet Yönetimi 
  • Alt Yüklenici Yönetimi 
  • Şantiye Organizasyonu 
  • Planlama Yönetimi 
  • Satın Alma Yönetimi 
  • Dizayn Yönetimi 
  • Hakediş Yönetimi
  • Sözleşme Yönetimi

Umutları kaybetmenin dayanılmaz ağırlığı…

Zaman zaman kendimi geçmişte yaşadığım güzel ülkemden bir daha geri dönmemek üzere sürgün edilmiş gibi hissediyorum. Bu duygunun bir orta yaş psikolojisi ile ortaya çıktığını sadece benim yaş grubumda insanların yaşadığını da düşünmüyorum, belki ifade etmiyor olsalar da benzer hisleri çok kişi hissediyor. Mutsuz insan yüzlerini daha çok görüyorum metroda, vapurda, sokaklarda, çaresizliğin üzerimizde yarattığı baskının boğuculuğu her geçen gün daha da artıyor. Bayramlar da, tatiller de bu toplumsal travmanın atlatılmasına çok fazla yardımcı olmuyor sadece bedenimizin dinlenmesini sağlıyor, o kadar. Aksine dinlenmiş bir beden ve zihin sağladığı dinginlikle üzerimizdeki yükün ne derece ağır olduğunu daha iyi hissetmemize neden oluyor.

40 yıl öncesinde bugün sahip olduklarımızdan bir çoğuna sahip değildik ancak geleceğe yönelik bir umudumuz vardı. Bir önceki kuşaklar bizim onlardan çok daha şanslı bir nesil olduğumuzu söylerlerdi. Bugün biz çocuklarımız için aynı şeyleri söyleyemiyoruz ne yazık ki, onların önündeki hayatın teknolojinin getirdiği tüm kolaylıklara rağmen daha iyi olacağını düşünmüyoruz. Önceki kuşaklardan aldığımız mirası sonraki kuşaklara aktaramamanın verdiği bir suçluluk duygusunun bir şekilde dışa vurumudur belki de yaşadıklarımız.

Gençlik ve yaşlılık, varoluş kaygılarının en fazla yaşandığı iki mevsim…

Gençlikte zihin, bedene varoluş kaygılarını daha bir sıklıkla iletir. Bütün o çılgınlıkları da belki onun için yaparız. Yaşlanmaya başladığımızda ise bu sefer işler yavaş yavaş tersine döner. Bu kez de beden, zihine varoluşa yönelik endişelerini göndermektedir. Vucudun, bana fazla güvenme, benden artık buraya kadar demeye başladığı mevsimdir yaşlılık.

Sonuç olarak, her ikisi de ruhumuzu yorar bir şekilde.