ABD’nin İran Saldırısını Yapay Zekânın Dalkavukluğu mu Tetikledi?

ABD’nin İran Saldırısını Yapay Zekânın Dalkavukluğu mu Tetikledi?

Son günlerde teknoloji dünyası da siyaset de İran saldırısında yapay zekanın etkisini tartışıyor. Fakat bu saldırı kararının verilmesinde yapay zekanın rolü fazla konuşulmuyor. Hedef tespitini, stratejiyi belirleyen bir zekadan mutlaka saldırının fizibilitesi, uzun ve kısa vadeli çıkarımları konusunda da yararlanılmıştır. Bugün gelinen noktaya baktığımızda bu tezi doğrulayan çok şey var. Peki gerçek olabilir mi?

Bir kararın ardındaki gerçek nedeni bulmak, çoğu zaman o kararın kendisinden daha zordur. Hele ki söz konusu karar; milyarlarca dolarlık askeri operasyonları, küresel piyasaları ve milyonlarca insanın kaderini etkileyen bir saldırıysa…

ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik olası ya da gerçekleşmiş askeri hamlelerini analiz ederken genellikle alışıldık başlıklara sığınırız: jeopolitik çıkarlar, enerji güvenliği, caydırıcılık, iç politika baskıları. Ancak bugün daha rahatsız edici bir soruyla karşı karşıyayız:

Ya karar vericiler, farkında olmadan yapay zekânın ürettiği “onaylayıcı gerçeklik” içinde hareket ediyorsa?

Daha açık söyleyelim: Yapay zekâ, liderlere gerçeği değil, duymak istediklerini söylüyorsa?

Okumaya devam et

Başlangıç seviyesindeki mimar ve inşaat mühendislerinin maaşları neden uzun yıllardır ortalamanın altında?

Başlangıç seviyesindeki mimar ve inşaat mühendislerinin maaşları neden uzun yıllardır ortalamanın altında?

Sabah saat 06:45.

Genç mühendis henüz poğaçasını bitirmeden telefonu çalmaya başlar. Beton programı kaymış, kalıp ekibi gecikmiş, proje ofisinden yeni bir revizyon gelmiştir. Gün daha başlamadan üç problemi çözmesi gerekir.

O mühendis, aslında milyonlarca dolarlık bir sürecin görünmeyen koordinatörüdür. Ama ya ay sonunda aldığı maaş?

İnşaat sektöründe yıllardır herkesin bildiği ama fazla konuşmak istemediği bir gerçek var. Başlangıç seviyesindeki mimar ve mühendislerin maaşları, sistematik biçimde düşük kalıyor. Üstelik bu durum; projeler büyürken, teknik karmaşıklık artarken ve riskler derinleşirken bile değişmiyor. Bilinçli ya da bilinçsiz şekilde kurulmuş bir denge var ve burada kaybeden genç arkadaşlar oluyor.

Okumaya devam et

İnşaat firmalarına özel yapay zeka eğitimi

Kırk yılı aşkın süredir inşaat sektörünün farklı alanlarında çalışmış biri olarak yapay zeka sonrası yöneticilerde bu yeni teknolojinin projelere nasıl entegre edileceği konusunda bir tedirginlik, daha da kötüsü bir kararsızlık gözlemliyorum. Oysa AI uygulamalarına geçişteki her gecikme, farkında olmadan şirketlere hem gider yazıyor hem de rekabet avantajını zayıflatıyor. Ayrıca yönetici kadrosunun yapay zeka konusunda yeterince bilinçlenmeden yapılacak bir yapay zeka yatırımının sadece parasal anlamda değil, işin ilerleyişiyle birlikte organizasyonel sıkıntılar da yaratacağını düşünüyorum. 

Peki o zaman inşaat firmaları yapay zekaya nasıl bir giriş yapmalı düşüncesinden yola çıkarak aşağıdaki başlıklarını verdiğim eğitimi tasarladım. Bu konuların bir kısmını 2023’de çıkan kitabım İnşaatta Yapay Zeka’da anlatmıştım. Ancak o günün teknolojisinde yazdıklarım biraz soyut kalıyordu, bugün onların büyük bir kısmını yapay zeka araçlarını kullanarak somutlaştırdım.

Bu yapay zeka bilinçlendirme eğitimi sonrasında projelerinize yönelik kafanızdaki soruların bir çoğuna ilave bir yazılım veya araca ihtiyaç duymadan mevcut yapay zeka sohbet robotlarıyla yanıtlar üretebileceksiniz. Dijital dönüşüm gibi iddialı ifadelerle konuyu biraz da bizim zorlaştırdığımızın farkındayım. Eğitimde birlikte yazacağımız promptlar ve ajanlarla yapay zekanın felsefesinin daha da ötesi kullanabilirliğinin ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz.

– İnşaat firmaları yapay zekayı nerelerde nasıl kullanmalı?

– Projelerinizde verimliliği artırmak için prompt kütüphanenizi nasıl oluşturmalısınız? (Örnek promptlarla)

– İnşaat projelerinin olmazsa olmaz ajanları neler?

– Sözleşmelerdeki gizli riskleri nasıl yakalarsınız?

– Doğru talep ve süre tahminiyle uygun tedarikçiyi nasıl belirsiniz?

– Projenizi öğrenen bir sisteme dönüştürecek ipuçları neler?

– Doğru işleyen bir yapay zeka sistemi için hangi veriler öncelikli?

– Yapay zeka entegrasyonuyla birlikte organizasyonel dönüşüm nasıl gerçekleştirilmeli?

– İnşaat projelerine özel prompt yazma ve ajan oluşturmanın incelikleri (Uygulamalı)

Detaylı bilgi için cemkafadar.net@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

Özlem Doğan Küçük’ün gözünden Masumiyet Müzesi

83 bölümlük Masumiyet Müzesi’nin dokuz bölümlük diziye nasıl dönüştüğünü Özlem titizlikle hazırladığı sunumu üzerinden, ince ince tüm detaylarıyla Nüve’de bize anlattı. 

Neden standart Netflix dizileri gibi sekiz bölüm değil dokuz bölüm olduğunu, sahnelerin hikaye ile olan gizemli bağlantılarını ve tabii zihnimizdeki örüntüyü yakalayan yönetmenlerin sırlarını da. ☺️ Kitabın karanlık sayfalarının arasında kaybolmadan bir slaytta müzenin içinde gezindik, diğerinde film setinde. Ayçiçek tarlalarına geldiğimizde üç saatin nasıl geçtiğini anlamadım. 

Yüreğine sağlık arkadaşım 🙏

Talinciğim Nüve oluşumu bir harika. Bu dönem daha çok sizlerle olacağım. Fikrine sağlık Ataköylü hemşehrim 🤗

Nisan Gelince

Kız veteriner, oğlan psikiyatrist. ilginç, gizemli bir hikayesi var Nisan Gelince’nin. Diğer Genki Kawamura romanları gibi bunu da çok sevdim. Nisan gelmeden bitti kitap ☺️

Simon & Gartfunkel’ın aylar üzerinden bir aşk hikayesini anlattığı “April come she will” parçasından bir roman çıkarmış Kawamura. Murakami de Norwegian Woods’da (Beatles) bir benzerini yapmıştı. Japon yazarların edebiyatla müziği böyle buluşturmaları hoşuma gidiyor.

“Hayvanat bahçelerinin insanların hayvanları izlediği yerler olduğunu düşünürdüm ama veteriner olup gelince aslında hayvanların insanları izlediği yerler olduğunu düşünmeye başladım.”

Nisan gelince o da gelecek. Irmaklar yağmurla kabarırken.

Mayısta benimle kalacak. yeniden kollarımda dinlenecek.

Haziranda ritmi değişecek. Huzursuz adımlarla dolanacak gece boyu.

Temmuzda uçup gidecek. ardında hiçbir iz bırakmadan.

Ağustosta mutlaka ölecek. Sonbahar rüzgârı sert ederken.

Eylülde hatırlayacağım. yepyeni bir aşkın bile nihayetinde solacağını.

April, come she will

When streams are ripe and swelled with rain

May, she will stay

Resting in my arms again

June, she’ll change her tune

In restless walks she’ll prowl the night

July, she will fly

And give no warning to her flight

August, die she must

The autumn winds blow chilly and cold

September, I remember

A love once new has now grown old

İnşaat Projeleri Neden Başarısız Olur?

İnşaat Projeleri Neden Başarısız Olur?

Bana bu soruyu sorduklarında hep aynı cevabı veriyorum. Bilinen yanlışları tekrarladığımız ve onlardan doğru dersleri almadığımız için. Peki bu yanlışlar, bir türlü alamadığımız dersler neler?

Projelerin süreç içinde yapılan bir büyük hatayla zarar ettiği durumlar olmuştur. Bazen verilen bir yanlış karar beraberinde artçılarını da getirerek, projenin istenmeyen bir şekilde sonlanmasına neden olabilir. Fakat asıl kendini bizden saklayan tehlike her şeyin doğru planlandığı, iyi bir ekibin kurulduğu, toplantılarda herkesin keyfinin yerinde olduğu zamanlardadır. Kötü huylu kistlerin projenin içinde sessizce büyüdüğünün kimse farkında değildir. Hiçbir şey henüz dramatik bir duruma gelmemişken, bir gün bakarsınız ki proje yavaş yavaş çözülmeye başlamış. Gecikmeler çoğalmış, maliyetler yükselmiş, ekibin motivasyonu düşmeye başlamış. O zaman ister istemez şunu sorarız, işe başladığımızda her şey iyiydi de, şimdi ne oldu böyle? Cevabı basittir: Proje kötü yönetiliyordur. 

Okumaya devam et

İyi Mühendisler Neden Kötü Yöneticilere Dönüşür?

İyi Mühendisler Neden Kötü Yöneticilere Dönüşür?

Şantiyelerdeki işleyişi bilirsiniz. Hedeflerine doğru zaman ve bütçeyle ulaşmış mühendis, bir süre sonra terfi eder ve yönetici olur. Başlangıçta herkes için bu mantıklıdır. Çünkü teknik olarak baktığımızda şantiyedeki en güçlü profillerden biridir. Fakat birkaç ay sonra bakarız ki, işler beklenildiği gibi gitmemeye başlamıştır. Şimdi karşımızda bambaşka bir tablo vardır.

  • Ekipler zorlanıyordur, enerjileri düşmüştür.
  • İletişim kopmuştur.
  • Kararlar gecikiyor ya da sertleşiyordur.
  • Toplantılar uzuyor ama net kararlar verilemiyordur.
  • Geri bildirim akışı zayıflamıştır.
  • İnsanlar fikirlerini söylemekten çekiniyorlardır
  • Öncelikler sürekli değişmeye başlamıştır
  • Motivasyon yerini yorgunluğa bırakmıştır
  • Yetki devri azalmış, bağımlılık artmıştır
  • Güven yerini kontrol ihtiyacına bırakmıştır
  • Ekip yöneticiyi, yönetici ekibi anlamıyordur

Ve en önemlisi:

Başarıyı getiren teknik güç, yönetimde aynı etkiyi yaratamamıştır.

Okumaya devam et

İran savaşı körfezdeki inşaat projelerini nasıl etkileyecek?

İran savaşı körfezdeki inşaat projelerini nasıl etkileyecek?

Artan Belirsizlik Maliyeti

İnşaat projelerini ağırlıkla maliyet ve zaman üzerinden okuruz. Ancak büyük ölçekli projelerin kaderini belirleyen asıl değişken çoğu zaman göremediğimiz belirsizliklerdir.

Şu an yaşanan İran savaşı, Dubai, Suudi Arabistan ve Katar gibi Körfez’in en dinamik inşaat pazarlarında doğrudan fiziksel yıkım yaratmayabilir. Ancak bu tür bir jeopolitik kırılma, sektörün temelini oluşturan üç kritik parametreyi eş zamanlı olarak etkileyecektir: finansman, tedarik zinciri ve sözleşme dengesi.

Peki, projeler duracak mı? 

Büyük ihtimalle hayır. 

Ama aynı şekilde devam etmeyecekler.

1. Finansman: Jeopolitik Risk, Proje Fizibilitesini Nasıl Erozyona Uğratır?

Okumaya devam et

Şantiye dergisinde 200.000 okuyucuya ulaşan yazım: Bombalarla Yıkılmayan İran’ın Yeraltındaki Füze Şehirleri Nasıl İnşa Ediliyor?

Günümüz savaşlarında artık sadece tankların, uçakların ya da füzelerin sayısı değil; savunma sistemlerinin bir karşı saldırıda nasıl hayatta kalabileceği de önemli. İşte bu noktada İran’ın yıllardır geliştirdiği “yeraltı füze şehirleri” dikkat çekici bir stratejik mimari olarak karşımıza çıkıyor.

İranlı yetkililer zaman zaman bu tesislerin görüntülerini yayımladığında dünya kamuoyu şaşkınlıkla izledi: Dağların içine oyulmuş kilometrelerce uzunlukta tüneller, ray sistemleri üzerinde hareket eden balistik füzeler, devasa depo galerileri ve yeraltından yüzeye çıkan fırlatma rampaları. İlk bakışta bir bilim kurgu sahnesini andıran bu görüntüler aslında modern askeri mühendisliğin geldiği noktayı gösteriyor.

Bu yeraltı şehirlerinin temel amacı son derece net: Füze kapasitesini hava saldırılarından korumak ve ikinci vuruş kabiliyetini garanti altına almak.

Okumaya devam et

Şişmanlayamayan Sumocunun Hikayesi

22 Ocak 2026

Çiftehavuzlar 

“İçinde beni gezdiren sıcacık bir hikaye” diye yazmışım kitabın isminin yazılı olduğu ilk sayfasının sağ üst köşesine.

Şişmanlamayan Sumocu’nun ismini ilk kez Japon Edebiyatı hocamız Ali Volkan Erdemir’in tavsiye ettiği 10 Japon kitabı listesinde görmüştüm. Böyle dramatik bir ismi unutmak mümkün değil. Sumocusunuz ve şişmanlayamıyorsunuz. ☺️ İsminden daha İlginç olan detay yazarının Fransız edebiyatının önde gelen isimlerinden Eric Emmanuel Schmitt olması. Bir batılının, doğu kültürüne yönelik böylesine mükemmel bir hikaye anlatması. Edebiyat her zaman hayatı güzelleştiren sürprizlere açık…