Yöneticinin çalışanına söz geçirememesinin 3 nedeni:
1) Yetkin olmamak
2) Mesafeyi koruyamamak
3) Adaletli olmamak
Yöneticinin çalışanına söz geçirememesinin 3 nedeni:
1) Yetkin olmamak
2) Mesafeyi koruyamamak
3) Adaletli olmamak
Her şeyi bildiğini düşünen insanların üç özelliği:
1) Egoları yüksektir
2) Gelişime kapalı olurlar
3) Yalnızdırlar. Ve hep yalnız kalırlar…
İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar “İş Yönetim” ya da “Kişisel Gelişim” kitapları değil, felsefe kitaplarıdır. Basitleştirilmiş bilgiler içeren “İş Yönetim Kitapları” sistemin içine sizi daha iyi entegre etmek için düzenlenmiş, olayların özünü anlamanıza izin vermeyecek tuzaklarla dolu kitaplardır. Onları okuduğunuzda iş hayatı ile ilgili birçok şey öğrendiğinizi düşünüp kendinizi bir anlığına rahatlatırsınız ancak öğrendikleriniz genelde fazla düşünme, sana söyleneni yap, herkes böyle yaparak bir yerlere geliyor tarzında bilgilerdir. İş hayatını ve insanları daha iyi anlamak istiyorsanız size yardımcı olacak olan edebiyat ve felsefe kitaplarıdır.
30 yıl önce de, bugünde fazla mesai ile ilgili düşüncem değişmedi; “Mesai bitiminde işiniz bitmiyorsa; Ya işi yanlış yapıyorsunuz ya da yanlış işi yapıyorsunuz” 🙂
Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi’nde bu dönem proje yönetiminin şantiye uygulamalarına yönelik vereceğim derslerin programını aşağıda bulabilirsiniz. Tüm derslerin başlangıç saati 19.00.
Geçtiğimiz 2 yıl içinde tüm seminer derslerim interaktif bir katılımla çok keyifli geçti. Öğrencilerimin benden, benim onlardan sektöre ve mesleğimize yönelik çok şeyler öğrendiğimizi düşünüyorum. Umarım bu yıl da bu güzel paylaşımımız devam eder.
Bir CV ne kadar iyi olursa olsun bir adayın işe alınmamasına sebep olan olan en önemli faktörler; fazla içe dönüklük, yüksek ego, iletişime açık olmama, sabırsızlık, tutarsızlık, bireysellik veya takım oyuncusu olamama…
Bir yöneticiyi değerlendirmenin en kolay yolu nedir biliyor musunuz?
Ona bağlı çalışanlar, işi (sadece kendilerine düşen görev parçasını değil, işin bütününü) kendi işleri gibi benimsiyor ve çalışıyorlarsa, iyi bir yöneticileri var demektir. Yani iyi bir yönetici çalışanlarının o işe yönelik aidiyet duygusunu olabildiğince geliştirir. Bana bir çalışanın performansı ile ilgili sıkıntıları olduğunu ilettiklerinde aklıma ilk olarak onun yöneticisinin yönetim becerisini sorgulamak gelir. Sorunun insan kaynağından önce, bu kaynağı iyi yönetemeyen yönetici de olduğunu düşünürüm.
Bir adayla görüştüğümde ilk cümlelerini hep dikkatle dinlerim. Çoğu kez olağanüstü ipuçları verirler ve görüşmenin nasıl geçeceğini önceden sezdirirler…
Firma yöneticileri, İK yöneticileri firmanın değerlerini iş görüşmesi yapan adaya çok iyi anlatmalı ve adayın bu değerlere yaklaşımını iyi analiz etmeli. Ancak birçok İK yöneticisinin firmasının değerlerini tam özümseyemediğini, bu nedenle de adaya da aktaramadığını görüyorum. Durum böyle olunca da görüşme yavaş yavaş bir sohbet havasına giriyor, sonuçta iyi elektrik yakalanıp aday işe alınsa dahi firmanın değerleri de, adayın değerleri de tam olarak anlaşılmıyor.
Yöneticilerin ekip kurarken ilk öncelikleri aradıkları standartlara uyan insanları işe almak değil, inandıklarına inanan insanları işe almak olmalı. Mevlana’nın dediği gibi; “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir”.