Birebir Şantiye Yönetimi Eğitimleri

Pazar günleri Taksim’deki ofisimizde verdiğim Şantiye Yönetimi Eğitimlerinin ilkini bugün derse mükemmel katkı sağlayan beş arkadaşımızla gerçekleştirdik. Butik eğitimler az kişi ile çok daha samimi ortamda gerçekleştiği için her arkadaş kafasına takılan proje yönetimine ilişkin problemi rahatlıkla ifade edebilme imkanı buldu. Biz de hep birlikte bu problemlere farklı bakış açıları ile yeni çözümler ürettik.

Pazar günkü birebir şantiye yönetimi eğitimleri ile ilgili detaylı bilgi almak ve Ocak ayına ön kayıt yaptırmak için cem@cemkafadar.com adresinden bana yazabilirsiniz.

İnşaat Firmalarının Verimliliği Doğru Bir Proje Yönetimi ile Nasıl Arttırılır?

İnşaat Mühendisleri Odası’nın organize ettiği İnşaat Yönetimi Panel – Forum kapsamındaki “İnşaat Firmalarının Verimliliği Doğru Bir Proje Yönetimi ile Nasıl Arttırılır?” konulu seminerimde;

İnşaat projeleri neden başarısız olur?

Proje yönetimi nedir, bizden neler ister?

Proje yönetimini neden sevmeyiz?

Proje yönetimine yönelik oluşacak dirence karşı ne yapabiliriz?

Bir inşaat projesini nasıl yönetiriz?

Bir proje yöneticisinin vereceği en önemli karar nedir?

Projelerde heyecan neden düşer?

Proje yönetiminin bilgi alanları nelerdir?

Proje yöneticisinin, proje ekibinin ve üst yönetimin öncelikli görevleri nelerdir?

Proje yönetimi döngüsünü şantiyelerde nasıl uygularız?

Bir projeden doğru dersleri nasıl çıkarabiliriz?

ve benzeri soruların cevapları üzerinde konuştuk. Nazik davetleri için İMO yönetimine, başkanım Cemal Gökçe’ye, organizasyonda emeği geçen arkadaşlarıma, bugün aramızda bulunan proje yönetimi ile ilgili bildiğim her şeyin temelini öğrendiğim değerli hocam Prof Dr. Doğan Sorguç’a, konuşmam sırasında fotoğraflarımı çeken dostum Berrin Çiftçi’ye, canlı yayın olmasına rağmen bu güzel Cumartesi gününde etkinliğe yoğun ilgi gösteren tüm meslektaşlarıma çok teşekkür ederim.

2014 yılındaki gelecek on yıla ilişkin işsizlik öngörüm…

Önümüzdeki on yılda 65 yaş ve üzeri nüfusun, 5 yaş ve altı nüfustan daha fazla olması ve buna paralel dünya ekonomisinin de “vasat” bir büyüme düzeyine sıkışıp kalma riskiyle karşı karşıya kalması öngörülüyor. Bunun Türkiye’ye yansıması ciddi boyutta işsizliğin artışı şeklinde olacaktır. Bir de tüm bu olumsuzlukların üzerine son 10 yılda yapılan rekor seviyedeki dış borç düşünülürse önümüzdeki 10 yılın ekonomik anlamda hiç de kolay geçmeyeceği çok net görülüyor.

Enerjinizi sömürenlere dikkat…

Sürekli memnuniyetsizler, şikayet edenler sadece kendi enerjilerini sömürmezler, sizin enerjinizi de hissettirmeden tüketirler. O insanlarla bir süre birlikte kaldıktan sonra üzerinizde tuhaf bir yorgunluk, birşey yapmama isteği ortaya çıkmaya başlar. Bir departmanı kendi içinden parçalamak istiyorsanız mızmız, dırdırcı birini o bölüme bir virüs gibi sokun kısa sürede orayı içerden çürütecektir. Bir süre sonra herkes yaptığı işten mutsuz, söylenmeye başlayacaktır. Artık onlardan başarı bekleyemediğiniz gibi başarılı olduklarında mutlu olacak enerjileri de kalmamıştır.