Ürettiklerimizin tükettiklerimizden daha fazla oldugu bir yıl olsun 2013…
Monthly Archives: Aralık 2016
2013’ün son günü bloguma yazdığım yeni yıl yazısı
Gülmenin, gülümsemenin, kucaklaşmanın, öpüşmenin, sevişmenin, direnmenin, düşündüğünü söylemenin, yazmanın, her yaşta “genç olmanın” yasaklanmayacağı bir yeni yıl diliyorum. Daha fazla özgürlük için …… (Bu kısmı herkes kendince doldurabilir, bana sorarsanız bütün bu yaşadıklarımıza direnmeye devam derim, bizi bu pislik dolu çukurdan kurtaracak olan sadece direncimizdir, gerisi yalan bile değildir…)
Yeni yıl dileklerim bu yıl da değişmedi
Geçen yıl dostlarım için dilediğim yeni yıl isteklerinin büyük bir kısmının ne yazık ki gerçekleşmediğini görüyorum. Gerçekleşse de, gerçekleşmese de bu yıl da aynı şeyleri diliyorum. Çünkü inanıyorum ki içinde bulunduğumuz bu karanlıktan çıkabilmemimizin tek yolu bu güzel dileklerin içinde.
Ayrıca bu zor yılı bana kolaylaştıran tüm dostlarıma da çok çok çok teşekkür ediyorum 😊
Sizlere yalandan, dolandan, yozluktan, yobazlıktan, hırsızlıktan, talandan, hoyratlıktan, ayrımcılıktan ve en çok da şiddetten arınmış bir yıl diliyorum… Her yeni güne sevinçli, umutlu başlayacağınız, her akşam vicdanınızdan gelen sesi dinleyerek uyuyacağınız, sevdiklerinize sımsıkı sarılabileceğiniz, hayallerinizi, her şeyden önemlisi de özgürlüğünüzü dilediğinizce yaşayabileceğiniz bir yıl diliyorum…
2012’ye girerken yazdığım bir blog yazısı
Dunyanin gunesin etrafinda yeni turuna basladigini kabul ettigimiz bir “1 OCAK” daha geldi. Dunya milyonlarca yildir gunesi turlayip duruyor, uzerinde yasayan tum canlilara verdigi mesaj cok acik; var oldugunuz surece durmanizi istemiyorum. Ben de, sizler de surekli hareket halinde olmaliyiz, bir bisikletli gibi dusunun kendinizi, dusmek istemiyorsaniz hizli ya da yavas pedallari cevirmeye devam etmelisiniz.
Bu mesaji dogru alanlar basari olarak adlandirilan bir ic huzuru ile odullendiriliyorlar, anlamayanlar da hayatin sirrini cozmeye calisarak tuketiyorlar hayatlarini…
Icinde bircok güzel an barindiran bir yil olsun 2012, cunku zaman gectiginde hatirlanan yillar degil sadece o kucuk anlar oluyor…
Çalışanların yaratıcılığını öldürmek için neler yapılmalı?
Çalışanların yaratıcılığını öldürmek isterseniz
1)Hep kontrol edin
2)Standart işler verin
3)Farklılığa tahammülsüz olun
4)İnsiyatif vermeyin
Yeni yılda iş yerinizde kimin değişmesini istersiniz?
Yenibiriş’in geçtiğimiz yıllarda yapılan bir araştırmasında çalışanlara yeni yılda iş yerinde kimin değişmesini istedikleri sorulmuş, %40’ı “yöneticim değişsin” demiş. Ne acı ki, yöneticilerimiz, yöneticiliği öğrenmemek konusunda direnişlerini sürdürüyorlar. Patronlar da bu çapsız yöneticilerine yüksek ücretler ödemeye devam ediyor. İşlerin nasıl gittiğine dair bilgileri sadece yöneticilerinden değil, yöneticilere bağlı çalışanlardan da alsalar daha sağlıklı sentezler yapabilecekler.
Neden Yöneticinizin Değişmesini İstersiniz?
Ankette yöneticinizin neden değişmesini istiyorsunuz sorusuna çalışanlar ilk neden olarak; ekibine karşı objektif ve eşit mesafede değil yanıtını vermişler. Daha sonraki nedenler ise sırasıyla;
Gelişmemi ve yükselmemi teşvik etmiyor,
Düzgün iletişim kuramıyor,
Yaptığım işi takdir etmiyor,
İşinde başarılı olduğunu düşünmüyorum,
Etik ve ahlak kurallarına uygun davranmıyor.
Ortak paydaya bakınca cok açık görünüyor ki yöneticilerimizin en büyük eksikliği: Empati
Proje Yönetimine Yönelik Okullarda Öğretilmeyen 45 Ders
İnşaat sektörünün yapısal sorunları
İnşaat sektörü, klişeleşmiş deyimle ekonominin lokomotif sektörü. Gerek yurtiçi, gerekse yurtdışında istihdam sağlaması, çok sayıda alt sanayiyi canlı tutması, yurt dışında milyarlarca dolarlık işler yapan firmalarımız, tüm bunlar kulağa çok hoş geliyor. Ancak sektörün çalışan kalitesine baktığınızda üst düzeyinden yeni mezununa durum çok iç açıcı değil. Firmaların kendilerini yenileme ve inovasyon çalışmaları derseniz ortaya çıkan tablo daha da iç karartıcı. Tüm eğitimlere ve yeniliklere aşırı direnç, “icat çıkarma, eski köye yeni adet getirme” anlayışı tüm sektöre sinmiş durumda ve kimsenin de bu anlayıştan kurtulmaya yönelik bir çabası ya da rahatsızlığı yok. Muhtemelen Z Kuşağı doğumlular yönetici pozisyonlarına geldiklerinde aldıkları bu kötü mirası rehabilite etmeye başlayacaklar.
Geçtiğimiz günlerde dostum Emrah Mazıcı ile inşaat sektörünün neden dünya ölçeğinde istenen düzeyde gelişme sağlamadığı üzerine sohbet ederken sektörün yapısal sorunlarını bir çırpıda çok güzel özetledi. Benim de önemsediğim bu 8 sorunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sermaye kaynağının çeşitlenmemesi. Arabesk bir özelliğe sahip olması
Kurallı / regülatif bir yapımızın olmayışı
Emek yoğun olmasına rağmen, insana değer verilmemesi
Şantiyelerin yarı askerlik kültürü nedeniyle feodal bir düzende yürümesi
İnşaatı sektörünün büyümenin lokomotifi olmasına ragmen sadece rant bazlı kalması
Akademi, sivil toplum, sermaye grupları ve kamunun bu konuya ortak el atmayışı,
Türk insanının hızlı ve girişimci genlerinin inşaat sektöründe vur-kaç mantığına dönüşüp sektörün olması gerektiği kadar kurumsallaşamaması
Yenilikçi Geleneksellik yerine Akılsız Muhafazakarlık’ın hakim oluşu
2016’da beğenerek seyrettiğim, fırsat bulursanız mutlaka seyredin diyebileceğim 32 Film
Toni Erdmann – Yön: Maren Ade
Julietta – Yön: Pedro Almodovar
Paterson – Yön: Jim Jarmusch
Oli Maki’nin En Mutlu Günü – Yön: Juho Kuosmanen
Çakı Gibi – Swiss Army Man – Yön: Dan Kwan & Daniel Scheinert
Ben Daniel Blake – Yön: Ken Loach
İki Eli Kanda – Hell or High Water – Yön: David Mackenzie
Zamanın Yolculuğu – Voyage Of Time Life’s Journey – Yön: Terrence Malick
Mezuniyet – Graduation – Yön: Christian Mungiu
Frantz – Yön: Francois Ozon
Captain Fantastic – Yön: Matt Ross
3000 Nights – Mai Masri
I am Belfast – Mark Cousins
Ansızın – Aslı Özge
Ingrid Bergman – In Her Own Words Yön: Stig Bjorkman
Arabian Nights 1-2 Yön: Miguel Gomes
Güneşin Altında – Under The Sun – Yön: Vitaly Manski
Şimdi Nereyi İşgal Edelim Yön: Michael Moore
Remember – Yön: Atom Egoyan
Hithcock / Truffaut – Yön: Kent Jones
Sütak – Heavenly Nomadic Yön: Mirlan Abdykalykov
Toprağın Gölgesinde – Land and Shade Yön: Cesar Augusto Acevedo
Vicdanın Sesi – Chaharshhanbeh, 19 Ordibehesht Yön: Vahid Jalilvand
Ekşi Elmalar – Yön: Yılmaz Erdoğan
The Beatles Eight Days A Week – Yön: Ron Howard
Sully – Yön: Clint Eastwood
Toprağın Tuzu – Yön: Wim Wenders
Cafe Society – Yön: Woody Allen
Hitler’e Suikast – Elser – Yön: Oliver Hirschbiegel
Innocent of Memories – Masumiyet Müzesi – Yön: Grant Gee
Cobain: Montage Of Heck – Brett Morgen
Körlük Üzerine Notlar – Notes On Blindness- Yön: Pete Middleton

