İstediğim kadar okuyamadığım 2016’da keyifle okuyup, tavsiye edebileceğim 40 kitap

Maalesef hayatın yoğunluğu istediğim kadar kitap okumama izin vermedi bu yıl. Ben de kısa zaman aralıklarına aforizma kitaplarını sıkıştırmaya çalıştım. İnce Aforizma kitaplarına rağmen 2016 başında okumayı hedeflediğim 50 kitaba ulaşamadım ne yazık ki, 40’da kaldım. 😦

2016’da farklı şehirlerde 10 farklı konuda verdiğim, 30’un üzerinde seminer, bu seminerlerin hazırlık süreçleri okuma hızımı biraz düşürdü gibi görünüyor. Her ne kadar yolculuklarımda sürekli bir şeyler okuyor olsam da toplamda yıl bazında yeterince okuyamamışım demek ki. 😦 Bu arada yılbaşında hedeflediğim 250 blog yazısı yazma hedefimi 300’e yaklaşarak aşmış olduğuma seviniyorum. Anlaşılan 2016 okumaktan çok yazıp anlatmakla geçmiş benim için. 🙂 Ama ne olursa olsun, benim tercihim her zaman okumaktan yana, okumanın verdiği tadı hiç bir şey vermiyor.

2017’nin hepimiz için bol okumalı geçmesini diliyorum. Gündemin üzerimizdeki bu ağır yükünden kurtulmak için de ideal bir terapi olduğunu düşünüyorum okumanın.

Önümüzdeki günlerde 2016’da benim için iz bırakan filmleri, etkilendiğim ve tavsiye edeceğim TED Videolarını, kaçırılmaması gerektiğini düşündüğüm Netflix Belgesellerini ve yıl boyunca keyifle tekrar tekrar dinlediğim müzikleri de blogumda paylaşacağım.

Denemeler – Montaigne (Başucu Kitabım)

Saraysız Başkan – Jose Mujica

Akl-ı Kemal Atatürk’ün Akıllı Projeleri – Sinan Meydan

Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk (2.kez)

Hatıraların Masumiyeti – Orhan Pamuk

Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk

İnşaat Ya Resulullah – Tanıl Bora

The School Of Mandıra Filozofu – Birol Güven

Meditasyon Sanatla Farkındalığa Ulaşmak İçin 25 Ders – Christophe Andre

İşi Ustasından Öğrenin – Frank Arnold

Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri – Rıza Oylum

Felsefe Muhabbetleri – Edmonds & Warburton

Mutluluğun Sakıncaları – E. Farrelly

Aşk Dersleri – Alain De Botton

Rastgele Ben – Engin Geçtan

Sade/ce – Filiz Oktay Demir

100 Yüz – Ara Güler’den Yazar Fotoğrafları

Fotoğrafta Sanatsal Kompozisyon- Çerkes Karadağ

Mühürlenmiş Zaman – Andrey Tarkovski

50 Ünlüyle 50 Rota – Melih Uslu

Ne Yapabilirim Geleceğe Kartpostallar – Gündüz Vasaf

Cin Aynası – Ercan Kesal

İş Dünyasında Yenilik ve Yaratıcılık – Richard Luecke

Anlamaktan Yoruldum (Aforizmalar) – Fernando Pessoa

Her Şey Bitmek İçin Başlar (Aforizmalar) – Cicero

Mutluluk Dediğimiz Şey (Aforizmalar) – Freud

Hiçliğin Mutlu Sessizliği (Aforizmalar) – Schopenhauer

Dünyanın Derdi Bitmez (Aforizmalar) – Goethe

Aşk Karşılıklı Bir İşkencedir (Aforizmalar) – Marcel Proust

Yalnızlık Bir Uçurumdur (Aforizmalar) – Franz Kafka

Çıkılamayan Yolculukların Dönüşü (Aforizmalar) – Halil Cibran

Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı (Aforizmalar) – Nikola Tesla

Bütün Mutluluklar Birbirine Benzer (Aforizmalar) – Tolstoy

Dünyayı Güzellik Kurtaracak (Aforizmalar) – Dostoyevski

Tutkularımız En Büyük Zaaflarımızdır (Aforizmalar) – Darwin

Hayat Mutsuz Olmak İçin Çok Kısa (Aforizmalar) – Konfüçyüs

Hayat Kısa (Aforizmalar) – Marcus Aurelus

Benim Sözlerimle Dünya – Albert Einstein

Felsefe Kitabı – Alfa Yayınları

Edebiyat Kitabı – Alfa Yayınları

Yurtdışı Türk Müteahhitliği 

Beykent Üniversitesi’nde bu haftaki Yapım Yönetim dersimizde Yurtdışı Türk Müteahhitliği, Sözleşme Yönetiminden Kaynaklanan Sorunlar, Finansman Kaynakları ve Temin Şekilleri gibi okullarda fazla konuşulmayan bir çok farklı konu üzerinde keyifli bir beyin fırtınası yaptık. Konuk konuşmacılarımız Emrah Mazıcı, Başar Şahin’e ve değerli katkıları için hocam Murat Kuruoğlu’na teşekkür ederim. 4 Ocak’taki 2017’nin ilk dersinde “Maliyet Kontrolü Kontroldan Çıkmadan Neler Yapılmalı”yı anlatacağım. Şimdiden ajandanıza not edin derim 😊

Doğru, tek bir yolu takip etmez

Doğru, gerçek ve tek yol hangisi mi, bu yol hiç var olmadı der Nietszche Yaşanmışlıklardan çıkardığımız dersleri, gözlemlerimizi, aldığımız eğitime bağlı tespitlerimizi bir sentez yaparak oluştururuz yol haritamızı. Çoğumuzun yaptığı hata da bu yolun tek bir yol olduğu ve değişmeyeceği yanılgısıdır. Oysa yaşadığımız her olay ve gözlemlerimiz ile yolumuza ufak rötüşler yapabilir, beraberinde yan yollar da açabiliriz. Tek yol diye inat ettikçe ya yolda kalırız, ya da yol kazalarına neden oluruz çoğunlukla…

Gösteriş için çalışanların getirdiği tehlike

Gösteriş için çalışanlar, iyi yaptı desinler diye çalışanlar derinliklerinde hissettikleri acıları, eksiklikleri alacakları övgülerle yatıştırmaya çalışırlar. Montaigne, başkaları yaptıklarını beğensin diye iş yapan birinden fayda gelmez der. Çünkü iş için değil, başkalarının onun üzerindeki beklentileri için çalışıyordur, onların deger yargılarına göre hareket ediyordur. Fazla ilkeli olmadığı için ne zaman ne yapacagını bilemezsiniz. Her an kendi itibarını düşünüp işi tehlikeye düşürecek birşeyler de yapabilir.

Kapitalizmin bu kadar sertleşmediği günlerde olacakları görmüş Dostoyevski

Kapitalizmin henüz bu kadar sertleşmediği günlerde olacakları görmüş Dostoyevski ve eserlerinin birinde kahramanına şu sözleri söyletmiş:

İnsanlar “ihtiyaçlarını tatmin etmeye bak, sen de en yüksek en zengin kişilerle aynı haklara sahipsin” inancına saplandılar. “İhtiyaçların giderilmesi konusunda hiç çekinme, hatta isteklerini alabildiğine arttır!” Bugün herkesin dilinde bu var, özgürlük böyle anlaşılıyor. İhtiyaçları alabildiğine genişletmek hakkı neler doğurur? Zenginleri yalnızlığa ve manevi çöküntüye, yoksulları kıskançlığa, suç işlemeye götürür.