Babamın Ardından

Cenazeye katılarak, telefonla arayarak, mesaj göndererek bu zor günümde yanımda olan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Desteğinizle bu sıkıntılı süreçte kendimi tahmin ettiğimden daha iyi hissettim.Yaramın kabuğunun beklediğimden çabuk iyileşeceğini düşünüyorum. Yaranın altında kalan sızı ise sanırım ömür boyu sürecek, belki de böyle olması daha güzel, o sızı bizleri onlarla bir arada tutan görünmez bir bağ olacak bundan sonra.

Geriye dönüp baktığımda annemin ve babamın hastalığı ile geçirdiğim 2 yılın bana 2 üniversite diploması ile öğrenemeyeceğim kadar çok şey öğrettiğini düşünüyorum. Ne ilginçtir, doğduğumuz andan itibaren bizi büyüttükleri gibi, ölüm süreçlerinde de bizi büyütmeye devam ediyorlar. Hem de çok daha büyük hızla…

Babamın Kaybı Hakkında

Bu akşam üzeri doğrularımla, yanlışlarımla beni ben yapan babamı kaybettim. Bir İnşaat Mühendisi benzetmesi yaparsam, babam temelimi ve altyapımı, annem üstyapımı inşa etmiştir. Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacak” annem ile babamın şarkısıydı. Evlendiklerinin ertesi günü (25 Haziran 1963) Radyoevindeki arkadaşları onlara armağan olarak bu parçayı çaldırmış radyoda. Birlikte oldukları son zamana kadar bu anılarını anlattılar birbirlerine. Cenazesi 14 Ağustos Cuma Günü öğle namazını takiben Ataköy 5.Kısım Cami’nden kaldırılıp, Çobançeşme Mezarlığına defnedilecek.

30’lu, 40’lı, 50’li yaşlar üzerine kısa düşünceler…

30’lu yaşlarda hayatın akışına kapılıp gidiyorsun, her şeyin daha iyisi, her şeyin daha çoğu peşinde koşarken zamanın nasıl geçtiğini de pek fazla anlamıyorsun. 40’lı yaşlarında hızını yavaşlatıp çevrendeki fazlalıklardan, senin enerjini, zamanını çalan insanlardan arındırıyorsun kendini, 50’li yaşlarda ise çevren biraz temizlenince kendi içine dönebiliyorsun artık, kafanın içini sterilize edip, daha yalınlaşıyorsun ve tekrar 20’lerinde olduğu gibi, aynı enerji ile olmasa da daha sakin bir şekilde sen yönetmeye başlıyorsun hayatını.
30’lu yaşlardaki enerji fazlalığının seni düşürdüğü tuzakların daha bir farkındasın artık. Yalınlık ve sakinlik oluyor pusulan. Hayatın fırtınalarının seni bilmediğin bir limana yanaşmak durumunda bıraktığı bir teknenin değil, rotasını belirlediğin bir geminin kaptan köşkündesin bundan sonra ama yine de denize ve havaya güvenilmeyeceğini biliyorsun. Seni bekleyen en büyük tehlike, bu 50’li yaş sakinliğinin, hırsını ve öfkeni kaybetmeni kolaylaştırıp seni konformizmin tuzağına düşürmesi ve bunun sonucunda da eskisi kadar kendini yenileyemeyecek olman.

Dünyayı daha iyi anlayabilmek için nelere ihtiyaç duyarız?

Dünyayı daha iyi anlayabilmek için nelere ihtiyaç duyarız diye bir beyin fırtınası yaptım bugün, işte aklıma gelenler:

Daha çok bilgi

Bu bilgileri doğru ilişkilendirecek bir düşünce sistematiği

Yeni insanlar, yeni fikirler

Merak, tutku, heyecan

Sanat, sanat, sanat

Yaşadıklarımızdan doğru dersleri çıkarabilecek kendimiz ile yüzleşmekten korkmayacağımız bir bakış açısı

Geçmiş ile bugün arasındaki bağlantıyı doğru kurabilmek

Olaylara, nesnelere farklı açılardan, farklı mesafelerden bakabilme yeteneği

Yeni perspektifler keşfedilme becerisi

Türkiye Girişimi – Bilgi Pazarı kapsamında yaptığım “Hepimiz Birer Girişimciyiz” Sunumu

Bilgi Pazarı Türkiye Girişimi

Sizleri tanımak, sinerji yaratan enerjinizi birlikte yaşamak benim için çok keyifliydi. Türkiye Girişimi’nin böylesine güzel çalışmalarına tanık olmak, içinden geçtiğimiz bu sisli, puslu günlerde ülkemin geleceğine yönelik umutlarımı tazeledi. Ve çok iyi biliyorum ki güzel gelecek günlerin geceleri hep sisli oluyor…

İnsan Ne Zaman Büyür?

Çocukken geceleri hep ben büyümeden annem babam ölmesin diye dua ederdim, bugün anladım ki zaten insan annesini kaybetmeden büyümüyormuş. Bu öğlen annemi kaybettik, cenazesi yarın (26.01.2015) öğlen namazını takiben Ataköy 5.kısım Cami’nden kaldırılacak. Çataldağ mezarlığına defnedilecek.

2014’de keyifle dinlediğim parçalar ve sanatçılar

2014’de keyifle dinlediğim parçalar ve sanatçılar
(Önceki yıllarda yayınlanan parçarı da içerir)
Overkill – Colin Hay (Men At Work’un solisti)

2014’de çok severek okuduğum ve tavsiye edebileceğim 33 kitap

2014 yılında okuduğum 150’nin üzerinde kitap arasında büyük keyif aldığım ve herkese tavsiye edebileceğim 33 kitap
Gelecek – Al Gore
Kafamda Bir Tuhaflık – Orhan Pamuk
Denemeler – Montaigne (Her yıl bir kez gözden geçirilmesi gereken bir kitap)
İncelenen Hayatlar – Stephen Grozs
İç Dünyamdan Notlar – Paul Auster
Şimdi ve Burada – Paul Auster ve J.M. Coetzee’nin Mektuplaşmaları
Not Defteri – Anton Çehov (Çehov’un not defterlerinden derlenmiş)
Terapi Olarak Sanat – Alain De Botton
Ateistler İçin Din – Alain De Botton
Düşüncenin Çağrısı – Kant – Schopenhauer – Heideger
Sartre Sartre’ı Anlatıyor (Maalesef yeni basımı yok, bir sahafta bulmuştum)
Rastgele Ben – Engin Geçtan
İstanbul Kırmızısı – Ferzan Özpetek
Söyleşiler – Nuri Bilge Ceylan
Yakın Plan Haneke – Thomas Assheuer
Theo’ya Mektuplar – Vincent Van Gogh
Yengeç Adımlarıyla – Umberto Eco
Günlük Yaşamdan Sanata – Umberto Eco
Milena’ya Mektuplar – Kafka (Kimbilir kaçıncı kez) 🙂
Dönüşüm – Kafka (Kimbilir kaçıncı kez) 🙂
Aşkın Celladı – Irvin D. Yallom (Psikoterapi Öyküleri)
Fotograf Üzerine – Susan Sontag
Fotocep – Ara Güler
Yaşamın Ucuna Yolculuk – Tezer Özlü
Yeryüzüne Dayanabilmek İçin – Tezer Özlü
İskambil Destesi – Murathan Mungan
Yalnız Seni Arıyorum – Orhan Veli
Günlük Ritüeller – Büyük Eserlerin Yaratıcıları Nasıl Çalışır – Mason Currey
Dünyadaki İsyanların Anlamları – Slavoj Zizek
İş Hayatı Futboldan Ne Öğrenir – Ahmet Şerif İzgören
Yeni Dijital Çağ – Eric Schmidt
Yeni Medya – Serdar Turgut
Aile Çay Bahçesi – Yekta Kopan