İnşaat sektöründeki oyuncuların ezber bozan 2025 dilekleri

Gezegende en çok kararların alındığı, dileklerin havada uçuştuğu günlerdir yılbaşları. Ocak’ın üçüncü haftasına gelmeden de bu başlangıçların çoğunu unutur ve yine önceki yılın aralık ayındaki normalimize geri döneriz. 2024 kararlarım, daha çok spor, daha çok müze gezisi ve sohbet robotlarıyla daha fazla zaman geçirmekti. Maalesef müze gezisinde bu yıl da sınıfta kaldım, sporda da kanaat notuyla geçebildim diyebilirim. Ama sohbet robotları, yıl boyunca düşünce ortağım oldular. Yeni bir projeye başlarken mutlaka onlara danıştım. Bu seneki hedeflerim de üç aşağı beş yukarı geçen yılki gibi. İş yoğunluğum izin verirse, üç yıldır üzerinde çalıştığım hikâye dosyamı 2025’te sonlandırmak istiyorum. Biraz daha asılmak için buraya da not düşüyorum. Bakalım bu yılki performansım nasıl olacak?

Kararlar ve hedefler çöplüğüne dönen yılbaşlarında bir de biraz daha irrasyonel olan dileklerimiz var. Zaman içinde çoğu klişeleşse de her zaman bana daha içten görünürler. En azından ezbere söylenmeyenler. “Tüm hayallerinizin gerçekleştiği bir yıl olsun” gibi olmayanlar. Ne tuhaf bir dilek? Hepsi bu yıl gerçekleşirse gelecek yıllara ne kalacak? 

İnşaat sektörünün daha çok iş yapmak, daha büyük karlılıklara ulaşmak beklentisini bir kenara koyduğumuzda, yeni yıl hedefi ne olabilir? İlk aklıma gelen cevap: “Her şeyin dönüştüğü yeni dönemde taşları yerine oturtmak.” Peki, bu dev sektörü oluşturan insanlar ve organizasyonlar, bunun için ne yapmalı? Hedefleri ve dilekleri ne olmalı? 2025 ajandalarının ilk sayfalarına yıl içinde dönüp dönüp bakabilecekleri hangi notları almalı?

Okumaya devam et

Neden çok sayıda yüksek öğrenim diplomalı mesleksiz işsizle karşı karşıyayız?

İş hayatımdaki kırk yıl içinde gördüğüm en büyük sıkıntı, bunu belki ikiz sıkıntılar diye de tanımlamak daha doğru olacak. İlki, firmaların istenen özellikte çalışanlara ulaşmakta yaşadığı zorluk. İş dünyasının en değerli kaynağı olan nitelikli insana erişim güçleştikçe buna paralel olarak gelişmenin de, başarılı girişimlerin de, ilerlemenin de hızı düşüyor. Diğeri ise bunun bir ölçüde ters simetrisi gibi düşünebileceğimiz, insanların hayalleri ve kariyer hedefleriyle örtüşen firmalarda iş bulamaması. Aldıkları eğitimin, sahip oldukları donanımın boşa gittiği duygusunu yaşayan genç insanlar, topluma, kendilerine, geleceklerine küsüyorlar. Çözümü ya yurtdışında ya da kapasitelerinin daha altında bir işte çalışmakta arıyorlar. Peki suçlu kim? Sistem. Sistem kim? Biz. 1980’lerde de mekanizmanın iyi işlemeyen noktaları vardı. Bugün de var. Yarın da olacak. Değişen, sadece dertlerimiz. Buna belki de fazla şaşırmamak gerekiyor. Çünkü bir modelin doğru işlememesi, hatalar vermesi onun doğasında olan bir özelliği. Bütün modeller, biz insanlar gibi sürekli iyileştirmeye ihtiyaç duyuyor. O zaman ne yapmalıyız? Sorunumuzun kök nedenlerini bulmalıyız. Biraz herkesin kapısının önünü temizlemesi gerektiği yaklaşımıyla bakmalıyız. Bana bu yazıyı yazdıran da kafamın içinde dolaşan bu düşünceler. Belki bunları bir yerlere dökersem, birileri bir kenarından yakalayıp konuyu bir adım ileriye taşır umuduyla fikirlerimi kaleme aldım. Buradaki nedenlerin her biri detaylı bir makale, hatta kitap olabilecek potansiyeller barındırıyor. İnanıyorum ki, konunun üzerinde ne kadar çok tartışırsak, o kadar farklı yol keşfedeceğiz.

Okumaya devam et

Proje Teslim Tarihlerini Korumanın Yolları:

Proje Teslim Tarihlerini Korumanın Yolları: Zaman Yönetimi ve Etkili Planlama

İnşaat projeleri, karmaşık yapısı ve çok sayıda paydaşı içermesi nedeniyle zaman yönetiminin kritik olduğu sektörlerden biridir. Proje teslim tarihlerini korumak, projelerin maliyet etkinliğini sağlamak ve müşteri memnuniyetini artırmak için büyük önem taşır. Ancak, gecikmeler, yanlış planlama ve beklenmedik sorunlar, projelerin zamanında tamamlanmasını engelleyebilir. Bu noktada, etkili zaman yönetimi ve planlama süreçleri, başarılı bir proje yürütmenin anahtarıdır.

Bu yazıda, inşaat projelerinde teslim tarihlerini korumanın yollarını, zaman yönetiminin ve planlamanın önemini ve bu alanda uygulayabileceğiniz stratejik adımları inceleyeceğiz.

Okumaya devam et

Başarılı İnşaat Projelerinin Ardındaki Gizli Faktörler

Başarılı İnşaat Projelerinin Ardındaki Gizli Faktörler: Yönetim ve Strateji Örnekleri

İnşaat projelerinin başarısı, iyi bir planlamadan, güçlü bir vizyondan ve stratejik karar alma sürecinden geçer.

Sektör için başarı, genelde göz kamaştırıcı yapılar ya da zamanında teslimatlardır. Ancak perde arkasında, bu sonuçları mümkün kılan karmaşık yönetim stratejileri ve bilinçli karar süreçleri vardır. Hedefine ulaşmış projeler, sadece iyi mühendislikle değil, aynı zamanda stratejik planlama, finansal denge ve risk yönetimi gibi farklı unsurların ustaca bir araya getirilmesinden doğar. Başarılı bir proje yöneticisine işin sırrını sorduğunuzda muhtemelen şirket özelinde bilgiler içerdiği için sorunuzu yanıtlamayacaktır. Peki nedir bu işin sırrı? İşte bu yazıda, küresel inşaat sektörü için başarıyı getiren gizli faktörleri ve projeleri öne çıkaran stratejik hamleleri inceleyeceğiz.

Okumaya devam et

Neden ruhunu şeytana sattın Lanthimos?

Poor Things’i seyrederken bir kez daha Lanthimos’un hikayeyi görüntülerle anlatma konusunda yaşayan en büyük yönetmenlerden biri olduğunu düşündüm. Ama bir taraftan da filmi ucuz, ticari bir matematik formülle çektiği için öfkelenerek seyrettim. Almodavar da Ozon da benzer tuzaklara düşmüşlerdi ama Lanthimos’tan bugüne kadar yaptığı filmlere baktığımda bunu beklemiyordum. Hocası Angelopulos böyle bir basitliği hiçbir zaman yapmamıştı. Bu anlamda Nuri Bilge Ceylan’ı ve İranlı yönetmenleri bir kez daha takdir ettim.

Okumaya devam et

The Zone of interest – Anlatılacak hikayeler bitmiyor

Konusunu kısaca okuduğumda yine mi 2.Dünya Savaşı yine mi soykırım hikayesi, artık bu konuda söylenmedik bir şey kaldı mı diye düşünerek, ayaklarımın geri geri itmesine rağmen filme gittim. Film yaklaşık iki dakikalık, Jonathan Glazer’in baştan seyirciyle arasına bir mesafe koyduğu, şimdi seyredeceklerini hazmetmen kolay olmayabilir, hazır mısın diye uyardığı karanlık bir sahneyle başladı. Sonrası ise bir cennet atmosferi. Yönetmenin tüm film boyunca seyirciyi uzak tutan soğuk mesafeli temposunu çok sevdim. Sanırım bu hikaye başka türlü anlatılamazdı. Anlatılsa da bu kadar etkili olmazdı.

Filmin sonunda bir kez daha anladım ki, her konuda daha söylenecek, yazılacak çok şey var, önemli olan bunları farklı bir söylemle hikaye edebilme becerisi. Bir Düşüşün Anatomisi’nde baş rolüyle Oscar’a aday Sandra Hüller’in bu filmdeki performansı da mükemmel. Kontrast anlatının etkiyi ne denli yükselttiği konusunda benim için ders niteliğinde bir filmdi. Film, İngiliz edebiyatının kötü çocuğu Martis Amis’in 2014’de yayınladığı aynı adlı romanın üçte biri üzerinden çekilmiş. Kitabı okumadım ama seyrederken o edebi tadı aldım. Martin Amis sigara tiryakiliğiyle de tanınan bir yazar, geçen yıl filmin Cannes’da Juri Büyük Ödülü almasından üç gün önce soluk borusu kanserinden hayatını kaybetmiş. Film kadar, yazarın sonu da çok dokundu bana.

Neden projelerimizi doğru planlayamıyoruz? Sadece soru cümleleriyle yazılmış bir yazı

Neden projelerimizi doğru planlayamıyoruz?

Bugüne kadar sadece sorulardan oluşan bir yazı okudunuz mu?

Bir makaleyi cevaplarınız üzerinden kafanızın içinde yapılandırıp yeniden yazmayı denemek ister misiniz? 

Acaba bu şekilde tek bir metin sonsuz sayıda metne dönüşebilir mi?

Yukarıdaki sorulara yönelik cevaplarınızı verdiyseniz ve farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız, başlayalım mı?

Okumaya devam et

İnşaat şirketlerinin ihtiyaç duyduğu danışmanlık hizmetleri

Bir inşaat şirketi kurup, yönetmek, büyük ve kompleks bir yapı inşa etmeye benzer. Yapının mimarisi, statiği, elektromekaniği, peyzajı nasıl ayrı ayrı projelendiriliyorsa, şirketin her bir bölümü de özenle planlanıp yönetilmelidir. Ancak, çoğu zaman kurucuların ve çalışanların deneyimleri, bilgileri, bütün bu karmaşık yapının gereksinimlerini karşılamaya yetmez. İşte bu noktada, tıpkı inşaatın yapımında farklı uzmanlıklara sahip mimar ve mühendislerin projede yer alması gibi, bir inşaat şirketi de çeşitli alanlarda uzman danışmanların bilgi ve tecrübelerinden faydalanmalıdır. Bu profesyoneller, şirketin güçlü temeller üzerine otutulmasına ve her bir detayının sağlam bir şekilde inşa edilmesine yardımcı olur. Gelin şimdi, bu yapımızı nasıl daha sağlıklı ve işlevsel hale getirebileceğimizi, nedenleri ve sağlayacağı faydalarıyla inceleyelim.

Okumaya devam et