Geçenlerde bir dostum; 50 yaşında hayat ile yeni bir sözleşme yaptım, ben ondan çok fazla şey istemeyeceğim, o da beni çok zorlamayacak dedi. Güldüm, bana göre değil dedim dostuma, ben kazansam da, kaybetsem de mücadele etmeyi seviyorum. Bu benim için hep böyleydi, böyle de devam edecek. Belki 70’lerime geldiğimde bu şekilde bir sözleşme yapabilirim hayatla.
Hangi tür sanat eserlerini seviyorum?
İçimizdeki küçük hüzünlü anları tetikleyip bulmak ne keyiflidir. Benim için iyi sanat eserleri o küçük hüzünlü anları bana hatırlatan yapıtlardır.
Hatalar yaparak ilerlemek hep doğru yapıp aynı yerde olmaktan iyidir
Bir yerlere zaman içinde hatalar yaparak gelmenin çok hoş bir tadı var. Yapılan yanlışlar insanı güçlendirdiği gibi bir gözüpeklik de kazandırıyor.
Hayatın içirdiği acı ilaçlara karşı ne yapabiliriz?
Hayat, insana her gün bir sürü acı hap içiriyor. Bunların bir panzehiri varsa o da neşeli olmaktır. Yaşam ve insanlar içlerinde o kadar farklı çelişkiler barındırıyorlar ki o karşıtlıkları ne kadar sık yakalayabiliyorsanız neşeli olmanız için de o kadar çok malzemeniz var demektir. Dünya her gün baktığınız bir ayna değil mi?
İnşaat Mühendisleri Odası Istanbul Şubesi Fotoğraf Sergisinde Sergilenen Fotoğraflarım
Hayatımızdaki kavramları bir de bu nefis hikaye üzerinden değerlendirin – Deneyim kağıt diplomadan çok daha önemlidir
Kimin ne zaman, nerede yazdığını bilmiyorum ama iş dünyasında kullandığımız kavramları farklı bir bakış açısıyla değerlendiren bu banka soygunu hikayesini sizlerle paylaşmak istedim. 🙂
Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu. Soygunculardan biri bankadakilere bağırır: “Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.”
Herkes sessizce yatar… Bunun adı “Zihin Değiştirme Kavramı”dır. Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek…
Bu arada müşterilerden bir kadın bir masanın üzerine yatmıştır. Ama bacaklar ortada…Soyguncu bağırır: “Edebini takın.Bu bir soygun, ırza geçme değil!” Bunun adı “Profesyonellik”tir. İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş!
Soyguncular paraları yüklenip eve kapağı atmışlar. Genç olanı diğerine: “Abi, hadi şu paraları sayalım,” der. Daha yaşlı olanı der ki: “Çok aptalsın be. Bu kadar para oturup sayılır mı? Bu akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.” Buna “Deneyim” derler!
Günümüzde deneyim kağıt diplomalardan çok daha önemlidir. Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra Şube Müdürü, Şube Şefine hemen polisi aramasını söylemiş. Şef demiş ki: “Durun hele Müdürüm. Alacaklarını aldılar. Biz de bir 10 milyon daha alıp daha önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim, ne dersiniz?”
Buna “Dalgayı yakalamak” derler. Berbat bir durumu kendi lehine çevirmektir bu! Müdür der ki: “Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik!”
Buna “Sıkıntılardan kurtulmak” derler. Kişisel mutluluk işinden çok daha önemlidir.
Akşam TV haberleri bankadan 100 milyon dolar çalındığını açıklamış! Çaldıkları paranın çok daha az olduğu bilen soyguncular oturup saymışlar parayı…Tekrar tekrar saymışlar. Bakmışlar hepsi topu 20 milyon! Çok kızmışlar bu işe:
“Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon çalabildik. Banka Müdürü bir el harketiyle 80 milyon götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek daha iyiymiş!”
Bu “Bilgi altından daha değerlidir” demektir…
Banka Müdürü çok mutludur. Özellikle bir süre önce borsada kaybettiklerini geri alabildiği için. Buna “Fırsatları kullanmak” derler. Kazanmak için risk almak gerekir.
IMO Istanbul Genç İnşaat Mühendisleri Çalıştayi-İş Bulmada Yaşanan Zorluklar Seminerim
Mutluluğumuz ya da mutsuzluğumuz hakkında
Evrendeki yerimizi sorgulama biçimimiz ve bu sorgulamanın sonrasında ulaştığımız yanıtlar hayata karşı duruşumuzu ortaya çıkarıyor. Bu duruş da mutluluğumuzu ya da mutsuzluğumuzu belirliyor.
Hangi tür kitapları seviyorum?
Çaresizliklerimi yansıtıp, bir ölçüde de olsa bunlara yanıtlar bulabilmeme yardımcı olabilecek kitapları okumayı seviyorum.
Taşeronu Yönetemezseniz Taşeron Sizi Yönetir :)
İnşaat Mühendisleri Odası Istanbul Şubesindeki “İnşaat Projelerinde Başarılı Bir Taşeron Yönetimi Nasıl Yapılır?” konulu seminerim geniş bir katılımla, keyifli ve interaktif bir ortamda gerçekleşti. Seminer için davet eden İMO İstanbul Şubesi Yönetim Kuruluna ve tüm katılımcılara çok teşekkür ederim
Bir şirkette adil yönetim ve takdir edilme olmamasının etkileri

Bir şirkette adil yönetim ve takdir edilme olmamasının etkileri:
1)Güven ortamı bozulur
2)Çalışan verimliliği azalır
3)İç çekişmeler artar
4)Dedikodu ortamı oluşur
5)Çalışırmış gibi yapan yonetici ve çalışanların sayısı artar





