Planlarınız mı, niyetleriniz mi daha etkili?

Kendi kendime çok düşünmüşümdür, planlarım mı, niyetlerim mi üzerimde daha etkili oluyor diye. Daha teknik ve somut olan planlarım çoğu zaman beni yarı yolda bıraktırırken, iç sesimin yönlendirdiği niyetlerim ise beni hep yolda tutmuşlardır. En güzeli ne derseniz, bu ikiliyi birlikte doğru kullanarak yola devam etmek derim. 🙂

Neden Müzik?

Oğlumun müzik üzerine yazılarını blogu alternatifritimler.com dan takip edebilirsiniz.

ukafadar adlı kullanıcının avatarıAlternatif Ritimler

Küçüklüğüme dair hatırladığım ilk karede bilgisayar vardır. O zamanlar günümüzdeki gibi pek de yaygın bir şey değildi evde bilgisayar bulunması ve ben iki yaşımda bilgisayarın önüne oturtulmuştum. -Hatta bunun haberini yapmış o zamanın teknoloji dergilerinden biri.- Oturma o oturma, yıllar sonra kendimi bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olurken buldum. Anlayacağınız, bu zamana kadar geçen süreçte önemli bir alanı kapsadı bilgisayar.

Bilgisayar gibi çok küçüklüğe götüren diğer bir şey ise müzik. Bizim evde hiç eksik olmazdı müzik. Pek televizyon izleyen insanlar değillerdi bizimkiler, onun yerine çocukluğumun tek yabancı müzik kanalı olan MTV açık olurdu salonda -Daha sonraları VH1 ve MCM eklendi bunlara-. Her çarşamba akşamı MTVde Top 20 listesinin yayınlandığı programı vardı, o zamanlar büyük bir merakla beklerdim. Bir de pazar sabahları BBC 2’de Top of The Pops açılırdı. Kahvaltı ederken arkada onu izlerdim. Böyle böyle daha küçük yaşta o zamanın popüler müzik listelerini ezbere bilirdim. Kimin çıkışta veya düşüşte olduğunu, kimin…

View original post 473 kelime daha

Evrenin de, insan kapasitesinin de sınırları yok, sınırlar beynimizin içinde

Goethe’nin çok sevdiğim bir sözü vardır; “İnsanlara oldukları gibi davranırsanız, aynen öyle kalırlar. Fakat onlara olmaları gerektiği gibi davranırsanız, daha büyük ve daha iyi insan oluverirler”.
Bir yöneticinin en önemli görevinin takım arkadaşlarına potansiyellerinin ne denli geniş olduğunu hissettirmesidir diye düşünürüm. Biz çalışanlara, çalışmayı sevmedikleri, sürekli işten kaytarmayı planladıkları, verdiğimiz görevin altından kalkamayacakları düşüncesi ile baktıkça doğal olarak onlar da bizim kabulümüze uygun davranacaklardır. Hiç bir zaman neleri başarabilecek güce sahip olduklarını düşünmeyeceklerdir. Oysa sonuçta hepimizin istediği kendimizi gerçekleştirebilmek ve potansiyelimizi maksimum seviyede kullanabilmek değil midir? Evrenin sınırları olmadığı gibi insan kapasitesinin de sınırlarının olmadığını düşünüyorum. Eğer bir sınır varsa o da beynimizin içinde önyargılarımızla kendi kendimize çizdiğimiz sınırlardır ki, bu da ne yazık ki aşılması en güç olanlardır.