Yeni yılda iş yerinizde kimin değişmesini istersiniz?

Yenibiriş’in geçtiğimiz yıllarda yapılan bir araştırmasında çalışanlara yeni yılda iş yerinde kimin değişmesini istedikleri sorulmuş, %40’ı “yöneticim değişsin” demiş. Ne acı ki, yöneticilerimiz, yöneticiliği öğrenmemek konusunda direnişlerini sürdürüyorlar. Patronlar da bu çapsız yöneticilerine yüksek ücretler ödemeye devam ediyor. İşlerin nasıl gittiğine dair bilgileri sadece yöneticilerinden değil, yöneticilere bağlı çalışanlardan da alsalar daha sağlıklı sentezler yapabilecekler.

Neden Yöneticinizin Değişmesini İstersiniz?

Ankette yöneticinizin neden değişmesini istiyorsunuz sorusuna çalışanlar ilk neden olarak; ekibine karşı objektif ve eşit mesafede değil yanıtını vermişler. Daha sonraki nedenler ise sırasıyla;

Gelişmemi ve yükselmemi teşvik etmiyor,

Düzgün iletişim kuramıyor,

Yaptığım işi takdir etmiyor,

İşinde başarılı olduğunu düşünmüyorum,

Etik ve ahlak kurallarına uygun davranmıyor.

Ortak paydaya bakınca cok açık görünüyor ki yöneticilerimizin en büyük eksikliği: Empati

İnşaat sektörünün yapısal sorunları

İnşaat sektörü, klişeleşmiş deyimle ekonominin lokomotif sektörü. Gerek yurtiçi, gerekse yurtdışında istihdam sağlaması, çok sayıda alt sanayiyi canlı tutması, yurt dışında milyarlarca dolarlık işler yapan firmalarımız, tüm bunlar kulağa çok hoş geliyor. Ancak sektörün çalışan kalitesine baktığınızda üst düzeyinden yeni mezununa durum çok iç açıcı değil. Firmaların kendilerini yenileme ve inovasyon çalışmaları derseniz ortaya çıkan tablo daha da iç karartıcı. Tüm eğitimlere ve yeniliklere aşırı direnç, “icat çıkarma, eski köye yeni adet getirme” anlayışı tüm sektöre sinmiş durumda ve kimsenin de bu anlayıştan kurtulmaya yönelik bir çabası ya da rahatsızlığı yok. Muhtemelen Z Kuşağı doğumlular yönetici pozisyonlarına geldiklerinde aldıkları bu kötü mirası rehabilite etmeye başlayacaklar.

Geçtiğimiz günlerde dostum Emrah Mazıcı ile inşaat sektörünün neden dünya ölçeğinde istenen düzeyde gelişme sağlamadığı üzerine sohbet ederken sektörün yapısal sorunlarını bir çırpıda çok güzel özetledi. Benim de önemsediğim bu 8 sorunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sermaye kaynağının çeşitlenmemesi. Arabesk bir özelliğe sahip olması

Kurallı / regülatif bir yapımızın olmayışı

Emek yoğun olmasına rağmen, insana değer verilmemesi

Şantiyelerin yarı askerlik kültürü nedeniyle feodal bir düzende yürümesi

İnşaatı sektörünün büyümenin lokomotifi olmasına ragmen sadece rant bazlı kalması

Akademi, sivil toplum, sermaye grupları ve kamunun bu konuya ortak el atmayışı,

Türk insanının hızlı ve girişimci genlerinin inşaat sektöründe vur-kaç mantığına dönüşüp sektörün olması gerektiği kadar kurumsallaşamaması

Yenilikçi Geleneksellik yerine Akılsız Muhafazakarlık’ın hakim oluşu

Başarının bir sırrı var mıdır?

Başarının bir sırrı varsa, bunun birbirini takip eden üç adımdan geçtiğini düşünürüm.
İlk adım; “Kim olduğunu keşfetmektir”. En önemli adımdır, bu adımı doğru atamazsanız sonraki adımlar da sizi yanlış noktalara götürecektir.
İkinci adım; “Kendini kabul etmektir” ki bu en zor ve en sancılı olan adımdır.
Üçüncü adım “Kendini geliştirmek” ise en keyifli olan adımdır.

Yaşamak için çalışın, çalışmak için yaşamayın

Çalışmak en etkili varoluş biçimidir. kendinizi gerçekleşrmek, potansiyelinizi ortaya çıkarmak için çalışın.
Başarı, itibar, para güzeldir ama oyunun asıl amacı anlamdır. Hayatta kalmaktan daha önemli değil midir, hayatın sizde kalması?

Doğru bir kariyer yönetimi için ne yapmalısınız?

Güçlü Yönlerinizi (Yeteneklerinizi)
Tutkularınızı
Değerlerinizi bilin.
Sözün özü kendinizi doğru keşfedin.
Sadece güçlü yönlerinizin (yeteneklerinizin) peşinden giderseniz mekanikleşebilir, duygusuz bir makine olabilirsiniz.
Sadece tutkularınızın peşinden giderseniz etik dışı yollara sapabilirsiniz.
Sadece değerleriniz peşinden giderseniz acımasız iş dünyasında fazla masum kalabilirsiniz.
Doğru bir kariyer için güçlü yönlerinizi ve tutkularınızı keşfedip onlara değerlerinizle onay verin ya da vermeyin. Değerlerinizle çelişen yeteneklerinizin ve tutkularınızın peşine takılmayın.

Vizyon sahibi çalışanlarınızın olmasını istiyorsanız

İK Yönecisi dostlarıma hep şunu söylerim; “Dünya ne yöne gidiyor, ben bu değişimin neresindeyim ve gelecekte de neresinde olacağım?” Bu soruyu soramayan ve kendine göre bir yanıtı olmayan hiçbir kimseyi işe almayın.