Yeni bir takım arkadaşını işe alırken dikkat edilmesi gereken 3 özellik

Olumlu + Sorumlu + Yapabilir olması

Olumluluk: Bir soruna ilk andan itibaren negatif yaklaşan birinin o sorunu çözebilme imkanı var mıdır? Kesinlikle olmadığına hatta bu negatif yaklaşımıyla mevcut problemi daha da büyüteceğine ve beraberinde yeni küçük problemler de doğuracağını düşünüyorum. Kimin söylediğini bilmiyorum ama çok sevdiğim bir sözdür; bir sorun getirdiğinde ona ilişkin bir çözüm önerisini beraberinde getirmiyorsan sen de sorunun parçasısındır.

Sorumluluk Sahibi Olmak: Yapılan işin sorumluluğunu taşımalı, kalpte ve beyinde o işi yaşamalı.

Yapabilirlik: Verilen işe çekinmeden, planını yapıp hemen girişebilmeli. Nasıl yapabilirim, nereden başlasam, hata yapar mıyım gibi kaygıları fazla yaşamadan çalışmaya başlayabilmeli

Dünyanın en yalan planı: Kariyer Planı

5 yıl sonra kendini nerede görmek istiyorsun?
Bize kariyer planlarını anlat. vb.
Aman bu saçmalıklara kulak vermeyin.
 
Kariyer Planı diye bir şeye inanmıyorum. Bir plan yapmak için öncelikle eldeki verilerin belli olması olması gerekir. Bu kadar belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda sağlıklı bir plan yapamazsınız. Ayrıca işin öznesi olan siz de zaman içinde değişiklikler göstereceksiniz. Tek bir plan vardır o da insanın kendine yatırım yaparak sürekli kendini geliştirmesi.
Plan diye yaptığınız şeyin yeni keşifler yapmanızda sizi engelleme ve hareketsiz bırakma olasılığı çok fazladır. Kendinizi hep o planınıza bağlı tutmak istersiniz, oysa yaptığınız her işte yaşadığınız her olayda bir şekilde değişim gösterirsiniz. Bir zaman sonra o planı yaptığınız zaman ki siz de değilsinizdir artık ayrıca içinde bulunduğunuz toplum da o toplum, dünya da o dünya değildir. Her şeyin değiştiği bir ortamda siz 5 yıl önceki planlarınızı gerçekleştirmeye çalışıyorsunuzdur. 
 
Planlarınızın yerine prensiplerinizin olmasını tavsiye ederim, planlar geçici, prensipler kalıcıdır.

Performans = Potansiyel – Engeller

Formül basit aslında, engelleri sıfırlamayı başardığımızda tüm potansiyelimizi kullanmaya başlayabiliyoruz. Engelleri anlamanın yolu da kendimizi ve değerlerimizi tanımaktan, beraberinde de kendimiz ile korkmadan yüzleşmekten geçiyor. Kendimizden kaçtıkça bariyerlerin sayısı da, büyüklükleri artıyor. Egolarımızdan kurtulduğumuz ölçüde yüzleşmemiz kolaylaşacak, yüzleşmemiz kolaylaştıkça engellerimiz azalacak ve bizi ideallerimizle buluşturacak tüm potansiyelimizi gerçekleştirme fırsatını bulacağız.

Bertrand Russell’ın bundan 1000 yıl sonra yaşayan insanlara mesajı

20.yüzyılın en değer verdiğim filozoflarından Bernard Russell’ın 1000 yıl sonra yaşayacak insanlara mesajı çok etkileyici…

“Biri entelektüel ve biri de ahlaki olmak üzere iki şey söylemek isterim:

Onlara söylemek istediğim entelektüel şey şu: Herhangi bir konu üzerinde çalıştığınızda ya da herhangi bir felsefeyi ele aldığınızda, kendinize yalnızca gerçeklerin/olguların (fact) ne olduğunu ve bu gerçeklerin doğrulandığı hakikatin ne olduğunu sorun. İnanmayı dilediğiniz şeyler tarafından ya da ona inanılmış olursa hayırlı toplumsal etkileri olacağını düşündüğünüz şeyler tarafından yönlendirilmiş olmaya asla izin vermeyin, yalnızca ve sadece gerçeklerin/olguların ne olduğuna bakın. Söylemeyi istediğim entelektüel şey budur.

Onlara söylemek istediğim ahlaki şey ise çok basit. Şunu söylemeliyim: Sevgi akıllıcadır/bilgeliktir, nefret aptalcadır. Giderek birbiriyle daha yakından bağlantılanan bu dünyada, birbirimizi hoşgörmeyi öğrenmek zorundayız. Bazı insanların bizim hoşumuza gitmeyen şeyler söylediği gerçeğine tahammül etmeyi öğrenmek zorundayız. Yalnızca bu şekilde birlikte yaşayabiliriz, ve birlikte ölmek yerine birlikte yaşayacaksak bir tür yardımlaşma ve bir tür hoşgörüyü öğrenmeliyiz, ki bu yardımlaşma ve hoşgörü bu gezegen üzerindeki insan yaşamının devamı için kesinlikle hayati bir önem taşıyor.”

Dünyanın en uzun süre faaliyet gösteren firması bir inşaat firması (1428 yıl)

Bugün öğrendim; dünya’da en uzun süre faaliyet gösteren şirket 578 – 2006 arası (1428 yıl) faaliyet göstermiş Kongō Gumi isimli bir Japon inşaat firmasıymış. Kore’den Japonya’ya bir budist tapınağı inşaatı için göç eden aile 40 kuşak boyunca firmayı yönetmiş. Şirket 2006’da Asya krizinde iflas etmiş, daha sonra firmayı Takamatsu firması satın almış.

İnşaat projelerinde iş kazaları neden oluyor ve hangi önlemleri alabiliriz?

İnşaat projelerinde kazalar neden oluyor, hangi önlemler alınabilir, ISG Uzmanlık Sertikası almak için ne gerekiyor, İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili bu ve benzeri birçok sorunun yanıtını öğrenmek istiyorsanız sizi bu haftaki Yapım Yönetim dersime bekliyorum.
Konu: İş Sağlığı ve Güvenliği’nde Yei Yasal Düzenlemeler
Konuşmacı: İnşaat Yüksek Mühendisi Fırat Şükrü Eker – A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı İvme Yönetim Danışmanlık Gn. Md.
Tarih: 23 Aralık Salı Saat: 19.00
Yer: Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi
Her zamanki gibi 407 nolu Sınıf, katılım ücretsiz.

Bizi bekleyen 10 zor yıl

Önümüzdeki on yılda 65 yaş ve üzeri nüfusun, 5 yaş ve altı nüfustan daha fazla olması ve buna paralel dünya ekonomisinin de “vasat” bir büyüme düzeyine sıkışıp kalma riskiyle karşı karşıya kalması öngörülüyor. Bunun Türkiye’ye yansıması ciddi boyutta işsizliğin artışı şeklinde olacaktır. Bir de tüm bu olumsuzlukların üzerine son 10 yılda yapılan rekor seviyedeki dış borç düşünülürse önümüzdeki 10 yılın ekonomik anlamda hiç de kolay geçmeyeceği çok net görülüyor.

Kentsel Dönüşüm üzerine kısa küçük notlar

İstanbul tarihi bir şehir, şehir Cumhuriyet öncesinde de sonrasında da planlanırken bu denli yoğunlaşacağı kabul edilmemiş. Bu nedenle bir kentsel dönüşüme ihtiyacı var ancak şehir bu şekilde büyümeye göre planlanmadığı için bu dönüşüm ne şekilde yapılırsa yapılsın tam istendiği gibi çağdaş bir şehircilik mantığı ile gelişmesi çok zor.
Büyük kentlerdeki kentsel dönüşüm ağırlıkla TOKİ kanalı ile oluyor ve TOKİ’nin tek tip estetikten uzak yapıları kent dokusu ve kimliği ile uyuşmadığı için ortaya çıkan sonuçlar çok iç acıcı olmuyor.
Kendi binalarını kendi imkanları ile yapanlar da cevresel uyumu, mahalle dokusunu dikkate almıyorlar.
Bu arada araya rantsal kaygılar da girince işler daha da zorlaşıyor. Kentin tüm paylaşımcıları kendi ölçeğinde bir rant almaya çalışıyor. Ortaya ya restorasyon şehirleri ya da eskisinden kopuk imar şehirleri çıkıyor.
Gayrimenkul sektörü ekonomiyi yönetiyor oysa ekonominin gayrimenkul sektörünü yönetmesi gerekiyor.