İş hayatını anlamanızı sağlayacak kitaplar

İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar “İş Yönetim” ya da “Kişisel Gelişim” kitapları değil, felsefe kitaplarıdır. Basitleştirilmiş bilgiler içeren “İş Yönetim Kitapları” sistemin içine sizi daha iyi entegre etmek için düzenlenmiş, olayların özünü anlamanıza izin vermeyecek tuzaklarla dolu kitaplardır. Onları okuduğunuzda iş hayatı ile ilgili birçok şey öğrendiğinizi düşünüp kendinizi bir anlığına rahatlatırsınız ancak öğrendikleriniz genelde fazla düşünme, sana söyleneni yap, herkes böyle yaparak bir yerlere geliyor tarzında bilgilerdir. İş hayatını ve insanları daha iyi anlamak istiyorsanız size yardımcı olacak olan edebiyat ve felsefe kitaplarıdır.

Asıl fakirler, hayatta elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır

Bugün, Uruguay’ın eski başkanı Mujica’ya kafayı biraz fazla taktım galiba 😀, geçen yıllarda söylediklerini şöyle bir karıştırdım, aşağıdaki sözlerini buldum:“İnsanların gece uyuyacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, birilerinin devasa malikanelerde yaşamasını anlamıyorum. Evsiz ve susuz insanlar varken sen özel uçağım olsun, oraya buraya gideyim diyorsun. Asıl fakirler, hayatta elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır”
Mujica, Türkiye’de dünyaya gelse başına neler gelirdi acaba diye düşünüyorum. 😔

Harcadığınız para değil hayatınız

Bugün Türkiye’ye gelen Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica, yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Bildiğim kadarıyla para ve zenginlik diğer dünyaya götürülemiyor. Yaşama bayılıyorum, onu satın alamazsınız ve elinizden gidiyor. Ülkemi ve halkımı çok seviyorum. Ben gidince geriye onlar kalacak ve mücadeleye devam edecekler. Parayı çok sevenlerin sanayi ve ticaretle ilgilenmesini ve bunun vergisini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır. Halkın büyük çoğunluğu gibi yaşamaya çalışıyorum çünkü karar veren halktır. Çoğunluğun daha iyi yaşadığı gün belki biz de daha iyi yaşarız ve daha fazla harcarız. Hayatta en güzel şey özgürlüktür. Sevdiğimiz şeyleri yapabilmek için, özgür olmak daha fazla vakte sahip olmak demektir. Yoğun bir hayatım büyük bir evim ve hizmetçilerim olursa bunlara dikkat etmek için çok çalışırım. Bu nedenle de daha az özgür olurum. Benim işlerime dikkat etmesi için başkasını görevlendirirsem bu kez de onun vaktini çalmış olurum. Bu nedenle hayatta hafif olmak, bagajsız olmak daha fakir olmak değildir, özgür olmaktır. Bu çok mazisi olan şehri tanıdığım için, İstanbul ve Türkiye’yi tanıdığım için size çok teşekkür ederim. Dünya siyasetinden pek anlamıyorum zaten Güney Amerika siyaseti beni delirtiyor.”
Kapitalizm zehirinden kurtulabilmemizin tek çaresi her noktada böyle düşünen insanların çoğalması diye düşünüyorum.

Acıyı anlatamamak, en kötüsü bu sanırım

Yazılan tüm yorumlar, sözler, sözcükler, gözyaşları, feryatlar, ağıtlar, hiçbiri, hiçbiri bu acıyı anlatmak için yeterli olmayacak. O eski, bildik, çok da sevmediğim söz aklıma geliyor hep; “Her toplum, hakettiği gibi yönetilir”, hayır diyorum, bin kere hayır, yeryüzündeki hiçbir insan topluluğu böylesini hak edemez, biz de hak etmedik bu kadarını. Dostoyevski, herkes, her şeyden sorumludur der. Umarım, tüm bu yaşadıklarımız, herkese sorumluluklarını hatırlatarak yeni bir aydınlanmanın kapılarını aralar. Belki de doğrudur, gecenin en karanlık saatlerinin, gün doğumuna en yakın zamanlar olduğu…

İyi Bayramlar demek gelmiyor insanın içinden

Yaşadığımız bunca derin acının ardından değil iyi bayramlar demek, bayram kelimesini bile söylemek insanın içinden gelmiyor bir türlü, tek dileğim bu bayramın bu duygularla yaşadığımız son bayram olması. Bu topraklar üzerinde barışın ve kardeşliğin hakim olduğu bayramdan güzel günleri yaşamamız umudumla…

11.Ulaştırma Kongresinde Aldığım Kısa Notlar

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin düzenlediği 27-29 Mayıs tarihleri arasındaki Ulaştırma Kongresinin maalesef ilk oturumuna katılma imkanım oldu. Oturumda aldığım kısa notları aşağıda bulabilirsiniz.

Trafikte bir aracın bir yılda kaybettiği saat 219, yani bir kişinin kullandığı arac ile kaybolan süre bir yıl içinde 10 günü buluyor. Cemal Gökçe

Bugün Istanbul, 1999’dan daha hazırlıksızdır depreme. Cemal Gökçe
3.köprü ve kanal projesi İstanbulu yeni bir göç baskısı altına alacak. Cemal Gökçe
Büyük proje olarak adlandırılan projelerin çoğu rant projeleridir, insana yönelik projeler değildir. Cemal Gökçe
Yollar insanları değil, otomobilleri taşımaktadır Cemal Gökçe
Kentleri otomobillere uydurmak yerine, kentleri insanlara uydurmalıyız. Cemal Gökçe
Ulaştırma yaşamın her alanında olan bir eylemdir. Güngör Evren
Beni dinlemeden bana inanmayın derim her zaman. Doğan Kuban
Ben 70’de kent planını yaparken Istanbul 22.000 hektardı bugün 550.000 hektar Doğan Kuban
Yaşamın kente yüklenmiş halidir medeniyet Doğan Kuban
Biz tarihimiz boyunca kent kurmadık İstanbul uygarlık merkezi de, kent de olmadı hiç bir zaman, bir yerleşim yeri sadece. Doğan Kuban
İstanbul’un Osmanlı zamanında da, cumhuriyetin ilk yıllarında da tüm şehir planlarını Fransızlar, Almanlar yaptı. Bizim yaptığımız bir plan yok ne yazıkki. Doğan Kuban
Gökdelen yapmak uygarlık değildir. Doğan Kuban
Biz kent yapmadan bugüne geldik. Bir bina yapıyoruz çevresine 2 km. yol yapıyorlar, biz Istanbul’un nufusunu bile sayamıyoruz. Doğan Kuban
İstanbul’un Osmanlı zamanında da, cumhuriyetin ilk yıllarında da tüm şehir planlarını Fransızlar, Almanlar yaptı. Bizim yaptığımız bir plan yok ne yazıkki. Doğan Kuban
Mercedes ne kadar Türk ise biz de o kadar uygarız Doğan Kuban

Okumaya devam et