Mutluluk dilekleri ne kadar gerçekçi olabilir ki?

Mutluluk temennilerini hep tuhaf bulmuşumdur, bence mutluluk bir seçim meselesidir, bir yerlerden bir şekilde gelmesini beklediğimiz bir olgu değil. Mutluluğu da, mutsuzluğu da insan kendi iradesi ile seçer. Buradaki çelişki mutsuzluğu seçen insanların mutlu olmak için gösterdikleri sonuçsuz çabadır.

Ne olacak bu ülkenin halinden, ne olacak bu dünyanın haline geldiğimiz günler

Sert olaylar yaşadığımız zamanlarda, bu olaylara karikatüristlerin nasıl yaklaştıklarını her zaman merak etmişimdir. Ne yazık ki son yıllarda siyasi karikatürlerin sayısı azaldıkça internetten yabancı sanatçıların çalışmalarını araştırıyorum. Aşağıdaki karikatür Aleksey Merinov’un bir çalışması, kapının üzerinde Rusça yazan iki kelimenin anlamı; “Çıkış Yok”. Ne olacak bu ülkenin halinden, ne olacak bu dünyanın haline geldiğimiz bu günlerde, bu karikatür iyi geldi bana…

Dış sesler iç dünyamızı ele geçiriyor

16.yyda yaşayan basit yaşayan kızılderililerin bugünkü bolluk içinde yaşayan Amerikalı’lardan çok daha tatminkar bir yaşamları vardı. Avrupa endüstrisinin yol açtığı lükse tanık olmak onların yaşamlarını değiştirdi. Bilgelik ve basit bir yaşamın yerine silah, mücevher, alkol geçmişti. Avrupalılar kızılderilerilerin hayatına lüks tüketimi soktular, artık tutkuları, beklentileri daha çok artmıştı yaşamdan. Ancak bu istediklerine sahip olmak için de daha fazla çalışmaları gerekiyordu. Daha çok avlandılar, daha çok hayvan derisi sattılar, ticaret gelişti, peki daha mutlu oldular mı? Hayır, alkol tüketim oranları ve intiharlar arttı yerliler arasında. Bölünmeler başladı, kendi içlerinde savaşa tutuştular. Lüks tüketimi bırakmalarını söyleyen yaşlı kabile şefleri olsa da artık olan olmuştu, onlar da insandı, psikolojik olarak lüksün büyüsüne kapıldılar ve iç seslerine kulaklarını tıkadılar. Sonrası mı, sonrası bugün işte… Daha fazla şeye sahip olup, daha fazla tüketerek mutlu olacağımız yanılgısı bizi kendimizden uzaklaştırdıkça dış sesler iç dünyamızı ele geçiriyor. Güçlü dış sesin peşinden giden birbirine benzeyen bir sürü insanın bulunduğu bir yer oluyor dünya…