Mutluluk temennilerini hep tuhaf bulmuşumdur, bence mutluluk bir seçim meselesidir, bir yerlerden bir şekilde gelmesini beklediğimiz bir olgu değil. Mutluluğu da, mutsuzluğu da insan kendi iradesi ile seçer. Buradaki çelişki mutsuzluğu seçen insanların mutlu olmak için gösterdikleri sonuçsuz çabadır.
Tag Archives: Kısa Düşünceler
Ne olacak bu ülkenin halinden, ne olacak bu dünyanın haline geldiğimiz günler
Sert olaylar yaşadığımız zamanlarda, bu olaylara karikatüristlerin nasıl yaklaştıklarını her zaman merak etmişimdir. Ne yazık ki son yıllarda siyasi karikatürlerin sayısı azaldıkça internetten yabancı sanatçıların çalışmalarını araştırıyorum. Aşağıdaki karikatür Aleksey Merinov’un bir çalışması, kapının üzerinde Rusça yazan iki kelimenin anlamı; “Çıkış Yok”. Ne olacak bu ülkenin halinden, ne olacak bu dünyanın haline geldiğimiz bu günlerde, bu karikatür iyi geldi bana…
Önceliklerimizi doğru belirleyemezsek, yaşayacaklarımız
Önceliklerimizi doğru belirleyemezsek, yaşayacaklarımız:
1) Stres
2) Yorgunluk
3) Mutsuzluk
4) Huzursuzluk
5) Başarısızlık.
Sonucta hayattan bezme hali…
Bir şirkette güven ortamı oluşturmanın 4 yolu
Bir şirkette güven ortamı oluşturmanın 4 yolu
1) Şeffaflık
2) Çalışanların risk almasına izin vermek
3) Açık iletişim
4) Tutarlı olmak
İş hayatında “Hayır” diyememenin iki onemli sonucu:
İş hayatında “Hayır” diyememenin iki onemli sonucu:
1) Kişisel sınırlarınız ihlal edilir
2) Stres ve iş yükünüz artar
Risk almaktan korkanların aldığı risk :)
Risk almaktan korktukları için, sevmedikleri işleri yapanlar istedikleri hayatı yaşamayarak en büyük riski almiyorlar mı?
Yönetici olmak için ilk ne gerekiyor?
Yönetici olmak icin önce iyi insan olmak gerekiyor. Bilgi, tecrübe, yetenek, caliskanlik, iletişim daha sonra geliyor.
Her şeyi bildiğini düşünen insanların üç özelliği
Her şeyi bildiğini düşünen insanların üç özelliği:
1) Egoları yüksektir
2) Gelişime kapalı olurlar
3) Yalnızdırlar. Ve hep yalnız kalırlar…
Dış sesler iç dünyamızı ele geçiriyor
16.yyda yaşayan basit yaşayan kızılderililerin bugünkü bolluk içinde yaşayan Amerikalı’lardan çok daha tatminkar bir yaşamları vardı. Avrupa endüstrisinin yol açtığı lükse tanık olmak onların yaşamlarını değiştirdi. Bilgelik ve basit bir yaşamın yerine silah, mücevher, alkol geçmişti. Avrupalılar kızılderilerilerin hayatına lüks tüketimi soktular, artık tutkuları, beklentileri daha çok artmıştı yaşamdan. Ancak bu istediklerine sahip olmak için de daha fazla çalışmaları gerekiyordu. Daha çok avlandılar, daha çok hayvan derisi sattılar, ticaret gelişti, peki daha mutlu oldular mı? Hayır, alkol tüketim oranları ve intiharlar arttı yerliler arasında. Bölünmeler başladı, kendi içlerinde savaşa tutuştular. Lüks tüketimi bırakmalarını söyleyen yaşlı kabile şefleri olsa da artık olan olmuştu, onlar da insandı, psikolojik olarak lüksün büyüsüne kapıldılar ve iç seslerine kulaklarını tıkadılar. Sonrası mı, sonrası bugün işte… Daha fazla şeye sahip olup, daha fazla tüketerek mutlu olacağımız yanılgısı bizi kendimizden uzaklaştırdıkça dış sesler iç dünyamızı ele geçiriyor. Güçlü dış sesin peşinden giden birbirine benzeyen bir sürü insanın bulunduğu bir yer oluyor dünya…
Mutsuz muhalifler
Mutsuz muhalifler yeni bir yapıyı kuramazlar ancak mevcut sistemin yıkılmasına yardımcı olabilirler.