Okul, gençlerin hayatında tamamen bir istisna, zamanın dışında bir ölü nokta haline geldi. Okul, bugün gençlerin internete bağlı olmadıkları (on-line olmadıkları); cep telefonlarının, müziğin sustuğu; ekranı bırakıp babalarının defterine kalemine döndükleri; aynı anda (müzik dinlemek, DVD seyretmek, çetleşmek ve ödev yapmak gibi mesela) bir çok şeyi bir arada yapmaları yasak olan tek ortam. Gençleri, kendi gerçeklerinden ve alışkanlıklarından zorla koparıp onlara tamamen aykırı bir ortam yaratan klasik okul-eğitim sisteminde ısrar edecek miyiz, yoksa ‘bugünün gençleri bizden farklı’ diyerek eğitimi yeniden düşünecek ve gençlere uygun hale getirecek miyiz?
Tag Archives: Aklıma Takılanlar
Her şey o kadar da kolay değil aslında
Her şeye daha kolay ulaştıkça her şeyi de daha kolay yapacağımız yanılgısına düşüyoruz.
Kafaların içindeki duvarlar
İnsanlar en çok, kafalarının içine ördükleri duvarların bir gün kendi üzerlerine yıkılacaklarından korkarlar.
20’li yaşlarda hissettiklerinizi anca 40’lı yaşlarda anlıyorsunuz
7 Kasım 2010 Tarihli Günlüğümden
İnşaat Mühendisi olup, dünyayı değiştirebilecegime inandığım o naif öğrencilik günlerimdeki en sevdiğim parçalardan biriydi Supertramp’ten Logical Song. Az önce dinlediğimde o günlere gittim yeniden.
20’li yaşlarda hissettiklerinizi anca 40’lı yaşlarda anlıyorsunuz. Onlar çok güzel hislerdi, benim internette ve meslekte yaptığım farklı projelerin de tetikçisi oldu bu duygularım. Bunlar insanı iyi besleyen çok güzel duygular sadece. Dünya tek bir insanın değiştiremeyecegi kadar kadar karışık bir yer. 🙂 Insan bırakın dünyayı kendini bile kolay kolay değiştiremiyor. :))
Ancak şunu iyi biliyorum ki, dünyayı değiştirmek isteyen rejim, düşünce ve tüm sosyolojik olguların yaptıkları buyuk bir hata var o da insanın ideal iyi bir tür olarak kabul etmeleri ancak maalesef insan kötü bir tür. Kapitalizm de bunu görüp, baştan insanın zayıflıklarını baz alarak bir sistem kurdugu icin bu kadar güçlü. Çok büyük afet, savaş vb gibi bir şey olmadan da insanlığın aklını başına toplayıp, iyi yönlerini öne çıkarıp yeni bir sistem kurabilecegine hiç inancım yok açıkçası. Tek iyimserliğim teknolojinin hizla gelişiyor olması, kurtarırsa teknoloji kurtaracak insanlığı bu çıkmazdan…
Bir yönetici ile spermin ortak noktası nedir?
Bilindik bir Amerikan Esprisi vardır. Bir politikacı ile spermin ortak noktası nedir? İkisinin de insan olma ihtimali milyonda birdir 🙂 Firmalardaki çapsız, sığ yöneticileri gördüğümde bu söz politikacıların yerine yöneticiler için de geçerli olabilir mi diye düşünürüm. Bence hem yönetici, hem de insan olunabilir. Yeter ki yönetici olduğunda şöyle şöyle olacaksın, seninle çalışanları çok fazla dinlemeyeceksin, enerjini onların açıklarını yakalamak için kullanacaksın, yönetici koltuğunda yalan söylemenin hiç bir sakıncası yoktur, onlar beyaz yalanlardır gerektiğinde söyleyeceksin, üstlerin sadece yalakalık yaptığında seni anlar ve seni bir yerlere getirir, yalan söylemek gibi yalakakalık da bir yöneticiye ters gelmemelidir diye bize belletilen klişe düşüncelerden kendimizi kurtaralım.
Atıksız bir endüstriyel sisteme ihtiyacımız var
Doğaya bakarsak hiçbir artık olmadığını görürüz. Dünya üzerinde türümüzün devam etmesini istiyorsak atıksız bir endüstriyel sistemi kurgulamalıyız.
İnsanoğlunun en büyük trajedisi
İnsan beyniyle gezegene ele geçirdi, şimdi yine beyniyle gezegeni yok ediyor. İnsanoğlunun en büyük trajedisi bu sanırım.
Beyin de küçülür mü demeyin
Bakıyorum da bazı insanlara beyinleri yıkana yıkana küçücük kalmış 🙂 Ama umurlarında değil onların. hala yıkatmaya devam ediyorlar 😊 “Orjinal doğdunuz, kopya olarak ölmeyin” diyen Jason Mason’a bir kez daha hak veriyorum. İnanıyorum ki, bir gün bitecek bu “kopyala yapıştır” çağı…
Çağımızın en büyük sorunu
Çağımızın en büyük sorunu; kendi hayatımızı degil, baskalarının bizden istediği hayatı yasıyor olmamız ve bunun farkına varamadan hayatımızı sonlandirmamiz…
Düşüncelerini söylemeye korkanlar soyleyemeyecekleri seyleri de düşünmemeye başlar
“Düşüncelerini söylemeye korkanlar sonunda soyleyemeyecekleri seyleri de düşünmemeye baslar” demiş Giovanni Sartori, bizim ülkenin en büyük sorunu da bu değil mi, etiketleme korkusundan hiçkimse rahatlıkla düşüncelerini ifade edemiyor, boyle olunca da sağlıklı bir kamuoyu olusamiyor. Sonucta da kamuoyunu biz oluşturmadığımız icin birileri bizim adımıza sahte gundemlerle kamuoyumuzu oluşturuyorlar, maalesef bizler de bu yapay gündemlerin pesine takılıp gidiyoruz…