Dunyanin gunesin etrafinda yeni turuna basladigini kabul ettigimiz bir “1 OCAK” daha geldi. Dunya milyonlarca yildir gunesi turlayip duruyor, uzerinde yasayan tum canlilara verdigi mesaj cok acik; var oldugunuz surece durmanizi istemiyorum. Ben de, sizler de surekli hareket halinde olmaliyiz, bir bisikletli gibi dusunun kendinizi, dusmek istemiyorsaniz hizli ya da yavas pedallari cevirmeye devam etmelisiniz.
Bu mesaji dogru alanlar basari olarak adlandirilan bir ic huzuru ile odullendiriliyorlar, anlamayanlar da hayatin sirrini cozmeye calisarak tuketiyorlar hayatlarini…
Icinde bircok güzel an barindiran bir yil olsun 2012, cunku zaman gectiginde hatirlanan yillar degil sadece o kucuk anlar oluyor…
Çalışanların yaratıcılığını öldürmek için neler yapılmalı?
Çalışanların yaratıcılığını öldürmek isterseniz
1)Hep kontrol edin
2)Standart işler verin
3)Farklılığa tahammülsüz olun
4)İnsiyatif vermeyin
Yeni yılda iş yerinizde kimin değişmesini istersiniz?
Yenibiriş’in geçtiğimiz yıllarda yapılan bir araştırmasında çalışanlara yeni yılda iş yerinde kimin değişmesini istedikleri sorulmuş, %40’ı “yöneticim değişsin” demiş. Ne acı ki, yöneticilerimiz, yöneticiliği öğrenmemek konusunda direnişlerini sürdürüyorlar. Patronlar da bu çapsız yöneticilerine yüksek ücretler ödemeye devam ediyor. İşlerin nasıl gittiğine dair bilgileri sadece yöneticilerinden değil, yöneticilere bağlı çalışanlardan da alsalar daha sağlıklı sentezler yapabilecekler.
Neden Yöneticinizin Değişmesini İstersiniz?
Ankette yöneticinizin neden değişmesini istiyorsunuz sorusuna çalışanlar ilk neden olarak; ekibine karşı objektif ve eşit mesafede değil yanıtını vermişler. Daha sonraki nedenler ise sırasıyla;
Gelişmemi ve yükselmemi teşvik etmiyor,
Düzgün iletişim kuramıyor,
Yaptığım işi takdir etmiyor,
İşinde başarılı olduğunu düşünmüyorum,
Etik ve ahlak kurallarına uygun davranmıyor.
Ortak paydaya bakınca cok açık görünüyor ki yöneticilerimizin en büyük eksikliği: Empati
Proje Yönetimine Yönelik Okullarda Öğretilmeyen 45 Ders
İnşaat sektörünün yapısal sorunları
İnşaat sektörü, klişeleşmiş deyimle ekonominin lokomotif sektörü. Gerek yurtiçi, gerekse yurtdışında istihdam sağlaması, çok sayıda alt sanayiyi canlı tutması, yurt dışında milyarlarca dolarlık işler yapan firmalarımız, tüm bunlar kulağa çok hoş geliyor. Ancak sektörün çalışan kalitesine baktığınızda üst düzeyinden yeni mezununa durum çok iç açıcı değil. Firmaların kendilerini yenileme ve inovasyon çalışmaları derseniz ortaya çıkan tablo daha da iç karartıcı. Tüm eğitimlere ve yeniliklere aşırı direnç, “icat çıkarma, eski köye yeni adet getirme” anlayışı tüm sektöre sinmiş durumda ve kimsenin de bu anlayıştan kurtulmaya yönelik bir çabası ya da rahatsızlığı yok. Muhtemelen Z Kuşağı doğumlular yönetici pozisyonlarına geldiklerinde aldıkları bu kötü mirası rehabilite etmeye başlayacaklar.
Geçtiğimiz günlerde dostum Emrah Mazıcı ile inşaat sektörünün neden dünya ölçeğinde istenen düzeyde gelişme sağlamadığı üzerine sohbet ederken sektörün yapısal sorunlarını bir çırpıda çok güzel özetledi. Benim de önemsediğim bu 8 sorunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sermaye kaynağının çeşitlenmemesi. Arabesk bir özelliğe sahip olması
Kurallı / regülatif bir yapımızın olmayışı
Emek yoğun olmasına rağmen, insana değer verilmemesi
Şantiyelerin yarı askerlik kültürü nedeniyle feodal bir düzende yürümesi
İnşaatı sektörünün büyümenin lokomotifi olmasına ragmen sadece rant bazlı kalması
Akademi, sivil toplum, sermaye grupları ve kamunun bu konuya ortak el atmayışı,
Türk insanının hızlı ve girişimci genlerinin inşaat sektöründe vur-kaç mantığına dönüşüp sektörün olması gerektiği kadar kurumsallaşamaması
Yenilikçi Geleneksellik yerine Akılsız Muhafazakarlık’ın hakim oluşu
2016’da beğenerek seyrettiğim, fırsat bulursanız mutlaka seyredin diyebileceğim 32 Film
Toni Erdmann – Yön: Maren Ade
Julietta – Yön: Pedro Almodovar
Paterson – Yön: Jim Jarmusch
Oli Maki’nin En Mutlu Günü – Yön: Juho Kuosmanen
Çakı Gibi – Swiss Army Man – Yön: Dan Kwan & Daniel Scheinert
Ben Daniel Blake – Yön: Ken Loach
İki Eli Kanda – Hell or High Water – Yön: David Mackenzie
Zamanın Yolculuğu – Voyage Of Time Life’s Journey – Yön: Terrence Malick
Mezuniyet – Graduation – Yön: Christian Mungiu
Frantz – Yön: Francois Ozon
Captain Fantastic – Yön: Matt Ross
3000 Nights – Mai Masri
I am Belfast – Mark Cousins
Ansızın – Aslı Özge
Ingrid Bergman – In Her Own Words Yön: Stig Bjorkman
Arabian Nights 1-2 Yön: Miguel Gomes
Güneşin Altında – Under The Sun – Yön: Vitaly Manski
Şimdi Nereyi İşgal Edelim Yön: Michael Moore
Remember – Yön: Atom Egoyan
Hithcock / Truffaut – Yön: Kent Jones
Sütak – Heavenly Nomadic Yön: Mirlan Abdykalykov
Toprağın Gölgesinde – Land and Shade Yön: Cesar Augusto Acevedo
Vicdanın Sesi – Chaharshhanbeh, 19 Ordibehesht Yön: Vahid Jalilvand
Ekşi Elmalar – Yön: Yılmaz Erdoğan
The Beatles Eight Days A Week – Yön: Ron Howard
Sully – Yön: Clint Eastwood
Toprağın Tuzu – Yön: Wim Wenders
Cafe Society – Yön: Woody Allen
Hitler’e Suikast – Elser – Yön: Oliver Hirschbiegel
Innocent of Memories – Masumiyet Müzesi – Yön: Grant Gee
Cobain: Montage Of Heck – Brett Morgen
Körlük Üzerine Notlar – Notes On Blindness- Yön: Pete Middleton
İstediğim kadar okuyamadığım 2016’da keyifle okuyup, tavsiye edebileceğim 40 kitap
Maalesef hayatın yoğunluğu istediğim kadar kitap okumama izin vermedi bu yıl. Ben de kısa zaman aralıklarına aforizma kitaplarını sıkıştırmaya çalıştım. İnce Aforizma kitaplarına rağmen 2016 başında okumayı hedeflediğim 50 kitaba ulaşamadım ne yazık ki, 40’da kaldım. 😦
2016’da farklı şehirlerde 10 farklı konuda verdiğim, 30’un üzerinde seminer, bu seminerlerin hazırlık süreçleri okuma hızımı biraz düşürdü gibi görünüyor. Her ne kadar yolculuklarımda sürekli bir şeyler okuyor olsam da toplamda yıl bazında yeterince okuyamamışım demek ki. 😦 Bu arada yılbaşında hedeflediğim 250 blog yazısı yazma hedefimi 300’e yaklaşarak aşmış olduğuma seviniyorum. Anlaşılan 2016 okumaktan çok yazıp anlatmakla geçmiş benim için. 🙂 Ama ne olursa olsun, benim tercihim her zaman okumaktan yana, okumanın verdiği tadı hiç bir şey vermiyor.
2017’nin hepimiz için bol okumalı geçmesini diliyorum. Gündemin üzerimizdeki bu ağır yükünden kurtulmak için de ideal bir terapi olduğunu düşünüyorum okumanın.
Önümüzdeki günlerde 2016’da benim için iz bırakan filmleri, etkilendiğim ve tavsiye edeceğim TED Videolarını, kaçırılmaması gerektiğini düşündüğüm Netflix Belgesellerini ve yıl boyunca keyifle tekrar tekrar dinlediğim müzikleri de blogumda paylaşacağım.
Denemeler – Montaigne (Başucu Kitabım)
Saraysız Başkan – Jose Mujica
Akl-ı Kemal Atatürk’ün Akıllı Projeleri – Sinan Meydan
Benim Adım Kırmızı – Orhan Pamuk (2.kez)
Hatıraların Masumiyeti – Orhan Pamuk
Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk
İnşaat Ya Resulullah – Tanıl Bora
The School Of Mandıra Filozofu – Birol Güven
Meditasyon Sanatla Farkındalığa Ulaşmak İçin 25 Ders – Christophe Andre
İşi Ustasından Öğrenin – Frank Arnold
Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri – Rıza Oylum
Felsefe Muhabbetleri – Edmonds & Warburton
Mutluluğun Sakıncaları – E. Farrelly
Aşk Dersleri – Alain De Botton
Rastgele Ben – Engin Geçtan
Sade/ce – Filiz Oktay Demir
100 Yüz – Ara Güler’den Yazar Fotoğrafları
Fotoğrafta Sanatsal Kompozisyon- Çerkes Karadağ
Mühürlenmiş Zaman – Andrey Tarkovski
50 Ünlüyle 50 Rota – Melih Uslu
Ne Yapabilirim Geleceğe Kartpostallar – Gündüz Vasaf
Cin Aynası – Ercan Kesal
İş Dünyasında Yenilik ve Yaratıcılık – Richard Luecke
Anlamaktan Yoruldum (Aforizmalar) – Fernando Pessoa
Her Şey Bitmek İçin Başlar (Aforizmalar) – Cicero
Mutluluk Dediğimiz Şey (Aforizmalar) – Freud
Hiçliğin Mutlu Sessizliği (Aforizmalar) – Schopenhauer
Dünyanın Derdi Bitmez (Aforizmalar) – Goethe
Aşk Karşılıklı Bir İşkencedir (Aforizmalar) – Marcel Proust
Yalnızlık Bir Uçurumdur (Aforizmalar) – Franz Kafka
Çıkılamayan Yolculukların Dönüşü (Aforizmalar) – Halil Cibran
Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı (Aforizmalar) – Nikola Tesla
Bütün Mutluluklar Birbirine Benzer (Aforizmalar) – Tolstoy
Dünyayı Güzellik Kurtaracak (Aforizmalar) – Dostoyevski
Tutkularımız En Büyük Zaaflarımızdır (Aforizmalar) – Darwin
Hayat Mutsuz Olmak İçin Çok Kısa (Aforizmalar) – Konfüçyüs
Hayat Kısa (Aforizmalar) – Marcus Aurelus
Benim Sözlerimle Dünya – Albert Einstein
Felsefe Kitabı – Alfa Yayınları
Edebiyat Kitabı – Alfa Yayınları



