Yurtdışı Türk Müteahhitliği 

Beykent Üniversitesi’nde bu haftaki Yapım Yönetim dersimizde Yurtdışı Türk Müteahhitliği, Sözleşme Yönetiminden Kaynaklanan Sorunlar, Finansman Kaynakları ve Temin Şekilleri gibi okullarda fazla konuşulmayan bir çok farklı konu üzerinde keyifli bir beyin fırtınası yaptık. Konuk konuşmacılarımız Emrah Mazıcı, Başar Şahin’e ve değerli katkıları için hocam Murat Kuruoğlu’na teşekkür ederim. 4 Ocak’taki 2017’nin ilk dersinde “Maliyet Kontrolü Kontroldan Çıkmadan Neler Yapılmalı”yı anlatacağım. Şimdiden ajandanıza not edin derim 😊

Doğru, tek bir yolu takip etmez

Doğru, gerçek ve tek yol hangisi mi, bu yol hiç var olmadı der Nietszche Yaşanmışlıklardan çıkardığımız dersleri, gözlemlerimizi, aldığımız eğitime bağlı tespitlerimizi bir sentez yaparak oluştururuz yol haritamızı. Çoğumuzun yaptığı hata da bu yolun tek bir yol olduğu ve değişmeyeceği yanılgısıdır. Oysa yaşadığımız her olay ve gözlemlerimiz ile yolumuza ufak rötüşler yapabilir, beraberinde yan yollar da açabiliriz. Tek yol diye inat ettikçe ya yolda kalırız, ya da yol kazalarına neden oluruz çoğunlukla…

Gösteriş için çalışanların getirdiği tehlike

Gösteriş için çalışanlar, iyi yaptı desinler diye çalışanlar derinliklerinde hissettikleri acıları, eksiklikleri alacakları övgülerle yatıştırmaya çalışırlar. Montaigne, başkaları yaptıklarını beğensin diye iş yapan birinden fayda gelmez der. Çünkü iş için değil, başkalarının onun üzerindeki beklentileri için çalışıyordur, onların deger yargılarına göre hareket ediyordur. Fazla ilkeli olmadığı için ne zaman ne yapacagını bilemezsiniz. Her an kendi itibarını düşünüp işi tehlikeye düşürecek birşeyler de yapabilir.

Kapitalizmin bu kadar sertleşmediği günlerde olacakları görmüş Dostoyevski

Kapitalizmin henüz bu kadar sertleşmediği günlerde olacakları görmüş Dostoyevski ve eserlerinin birinde kahramanına şu sözleri söyletmiş:

İnsanlar “ihtiyaçlarını tatmin etmeye bak, sen de en yüksek en zengin kişilerle aynı haklara sahipsin” inancına saplandılar. “İhtiyaçların giderilmesi konusunda hiç çekinme, hatta isteklerini alabildiğine arttır!” Bugün herkesin dilinde bu var, özgürlük böyle anlaşılıyor. İhtiyaçları alabildiğine genişletmek hakkı neler doğurur? Zenginleri yalnızlığa ve manevi çöküntüye, yoksulları kıskançlığa, suç işlemeye götürür.

İnsanoğlunun en büyük buluşlarından biri: Besleyerek Evcilleştirmek

İlk insan vahşi hayvanları evcilleştirerek ayakta kaldı ve sonrasında da dünyaya egemen oldu. Evcilleştirirmenin ilk koşulu beslemek idi, vahşi hayvanları besleyerek istediği forma getirmeyi başardı insanoğlu. Diğer canlıları dize getirmeyi başardıktan sonra gelişmiş olanları gelişmemiş olanları besleyerek evcilleştirmeye devam etti. Artık hayvan türlerini değil toplumları evrimleştirmeye başlamışlardı daha az gelişmiş olanları aç olmasalar da sürekli aç olduklarına inandırıp, besleyerek, borçlandırarak ehlileştirdiler ve insanlık bugünkü noktasına erişti. Şimdi hepimizin merak ettiği insanlığın macerasının nereye doğru evrileceği…