Sözleşme yönetimi ve hak taleplerinde dikkat edilecek hususlar
Sözleşme yönetimine hazırlıklı olma
1. Sözleşme şantiye yönetimi tarafından tüm detaylarıyla öğrenilmeli ve sözleşmenin avantajlı, dezavantajlı, zayıf veya ihtilaf yaratabilecek hususları belirlenmelidir.
2. Sözleşmenin zayıf, dezavantajlı veya ihtilaf yaratabilecek hususları konusunda riskler belirlenmeli, bu hususların gündeme gelmesini engelleyecek veya gelmesi halinde uygulanacak yöntemler tespit edilmelidir.
3. Sözleşme yönetimine yönelik bilgi akış sistematiği oluşturulmalı, sorunların zamanında ilgili bölümlere aktarılması ve talepleri destekleyecek bilgi ve döküman hazırlığı için sorumluluklar tanımlanmalıdır.
4. İş programı sadece işi yapan için değil işveren için de bağlayıcı bir unsur olmalı, işin seyrini etkileyebilecek sözleşmesel hususlar planlamada dikkate alınmalı, iş programları sözleşme yönetiminde bir araç olarak kullanılabilecek nitelikte hazırlanmalıdır.
5. İdarenin, işin sürecini etkileyecek sözleşmesel yükümlülüklerine iş programında yer verilmelidir. Bu yükümlülükler; yer teslimi, proje teslimi, proje onayı, çalışmaya engellerin kaldırılması, malzeme onayı gibi yükümlülükler olabileceği gibi, sözleşmeye göre daha farklı yükümlülükler de olabilir.
6. İdarenin sözleşmesel yükümlülüklerinin de bulunduğu iş programının idareden onayı alınmalıdır.
7. Şantiye ile ilgili tüm yazışma ve dökümanlar düzgün bie şekilde arşivlenmeli ve korunmalı, önceki yazı ve uygulamalara ilişkin belgelere kolayca ulaşılmalıdır.
Yer teslimindeki gecikmeler -Kamulaştırma sorunları
İşin yapılacağı arazi üzerinde kamulaştırmaya ilişkin bir takım sorunlar mevcutsa bu işlerin sözleşmenin imzalanmasından sonraya kalması durumunda, imalatın tamamen veya kısmen gecikmesi söz konusu olur.
8. Kamulaştırma işleminin sözleşme imzasından sonra yapılacağı biliniyorsa, kamulaştırma işlemi için idare sorumlulukları bir iş programı çerçevesinde sözleşme aşaması veya hemen sonrasında terminlere bağlanmalıdır.
9. Bu terminlerin imalat programını bağlayıcılığı iş programı ile belgelenmeli, kamulaştırmaya ilişkin gecikmelerin iş programına etkisi ispat edilebilmelidir.
10. Kamulaştırma gecikmelerinin işte oluşturduğu süresel kayıpların maliyeti de hesaplanabilmeli, bu maliyetler için idareye hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
11. Kamulaştırmadan kaynaklanan süresel kayıplara rağmen işin zamanında bitirilmesi isteniyorsa, işi hızlandırmanın maliyeti de hesaplanabilmeli ve idareye hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
Yer teslimindeki gecikmeler – Altyapı deplasmanları
12. İmalat sahasında çeşitli altyapı tesisleri olabilir. Sözleşmede bu tesislerin varlığı ve deplasmanı için sorumluluklar belirtilmiş ise, sorumluluğun idareye ait olması halinde yukarıda yer tesliminde izah edildiği şekilde hareket edilmelidir.
13. Sözleşmede altyapı tesislerinin varlığından söz edilmemişse, bunların deplasmanı yapılmadan, işe en azından kısmen başlanamayacaktır. Bu altyapı deplasmanlarının nasıl ve kim tarafından yapılacağı belirlenmeli, bu çalışmaların işe olan gerek süresel gerekse maddi etkileri belirlenmeli ve idareye hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
Avans ödemelerindeki gecikmeler
14. Sözleşmelerde avans ödemesine ilişkin şartlar yazılı olup genelde bu şartlar, avans ve kesin teminat mektubunun verilmesi ve sözleşme imzasıdır.
Bu şartlar yerine getirildikten sonra avans ödemesinde gecikme olması halinde, işe başlanması için avans alınması şartı olsa ve gerekli süre verilse bile, işte mali kayıplar olması kaçınılmazdır. Bu kayıplar belirlenmeli, idareye kayıp hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
Proje teslimindeki gecikmeler
15. Proje teslimindeki gecikmelerde işin kısmen veya tamamen gecikmesine sebep olabilir. Teslimdeki gecikmeler işin başında olabileceği gibi, işin ilerleyen safhalarında da yaşanabilir. Bu nedenle, idarenin proje teslimlerine ilişkin yükümlülükleri imalat programı vasıtası ile terminlere bağlanmalı, olası gecikmelerin süresel ve maddi etkisi belirlenerek idareye hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
16. Bazı sözleşmelerde işverenden kaynaklanabilecek gecikmeler için süre uzatımı verilebileceği ifade edilir. Ancak aynı ifade çoğu kez, yüklenicinin süre uzatımı dışında bir talebi olamıyacağı şeklinde devam eder. Sözleşmede böyle bir ifade olsa bile, işverenin her türlü tazminat ödemelerinden kurtulamayabileceği unutulmamalı ve gerekli hak tespit ve bildirim çalışmaları yapılmalıdır.
İdari sorunlar – Onaylardaki gecikmeler
17. Hakedişlerin onay ve ödeme süresine uyulmuyorsa sözleşme çerçevesinde gerekli uyarılar yapılmalı, bu konudaki gecikmelerin mali kaybı takip edilerek gerektiğinde hak bildirimi / talebinde bulunulmaldır.
18. Malzeme numune onaylarında gecikmeler oluyorsa bu konuda gerekli uyarılar yapılmalı, gecikmelerin süresel ve mali kayıpları takip edilerek gerektiğinde hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
19. İdarenin imalat onay ve kabullerinde gecikmeler oluyorsa bu konuda gerekli uyarılar yapılmalı, gecikmelerin süresel ve mali kayıpları takip edilerek gerektiğinde hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
20. İş programının idarece onay süresi belli ve bu süre içinde iş programı onaylanmıyorsa, gecikmelerin süresel ve mali kayıpları takip edilerek gerektiğinde hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
21. Proje onay ve / veya görüş bildirilmesine ilişkin gecikmeler mevcut ise gecikmelerin imalat programı vasıtası ile işe süresel ve mali etkisi değerlendirilmeli, gerektiğinde hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
Teknik sorunlar
22. İşverenin işin kalitesini garanti altına almak amacı ile Taşaron ve imalatçıları da onaylama yetkisi mevcut ise, geniş bir imalatçı ve Taşaron listesi onaylatılarak rekabet imkanlarının getireceği avantaj konusunda bir kısıtlama ile karşılaşılmamalıdır.
23. Sözleşme kapsamında olmayan yeni bir imalat talebinde, talepler sözlü olsa bile yazılı olarak teyidi istenmeli, fiyat tespiti konusunda sözleşme hükümleri doğrultusunda hareket edilmeli, ancak mümkün ise fiyat onayı alınmadan imalata başlanmamalıdır.
24. İlave maliyet gerektiren veya süre kaybı doğuran malzeme değişiklik talepleri var ise, idare talebinin yazılı olarak resmiyet kazanması sağlanmalı, değişiklik isteğinin süresel ve mali boyutu değerlendirilerek hak bildirimi / talebinde bulunulmalıdır.
25. İş miktarında artma veya azalma var ise sözleşmenin bu husustaki hükümlerine göre gerekirse hak bildirim / talebinde bulunulmalıdır.
26. İşin idare tarafından kontrol ve denetimini yapması konusunda konmuş kurallara uyulmalı, (örneğin bir imalatın idare onayı olmadan kapatılmaması gibi) idarenin bu kuralları yerine getirmemesi halinde sözleşme çerçevesinde gerekli hak bildirimleri yapılmalıdır.
27. Götürü bedelli işlerde, işverenin proje revizyonları ile sözleşmenin dışına çıkma ve götürü bedel dışında işin kalitesini artırma çabalarına karşı dikkatli ve sözleşme çerçevesinde yaklaşılmalıdır.
Hak bildirim ve taleplerinin yapılması
28. Hak talebini gerektirecek nedenin ortaya çıkması neticesinde zaman kaybetmeden idareye uyarı yazısı yazılmalıdır.
29. Talep yazılarının başlangıcında olgu ve doğan hak bildirimi ifade edilmeli, yazı sonunda hak talebi, hakların saklı tutulduğu vurgulanarak yapılmalıdır.
30. Gerektiğinde konu ile ilgili daha sonra yazılan açıklamalı yazılarda, sözleşme maddeleri ile talep arasındaki bağ işverene aktarılmalıdır.
31. Hak bildirim ve talep yazılarında iki önemli hususa kesinlikle dikkat edilmelidir. Bunlardan birincisi yazının zamanında yazılması (sözleşmelerde belirtilen terminler dahilinde), ikincisi ise talebe konu olan sorunların yazılarla takviye edilmesidir. Bu nedenle sonuç alınması için bütün sorunlarda bu iki hususa kesinlikle uyulmalıdır.
32. Talep yazılarının sözleşme ve yürürlükteki yasalara aykırı olmamasına dikkat edilmelidir.
33. Talep yazıları yazılması konusunda deneyimli kişiler şantiyelerde bulunmalı veya bu hususta danışmanlık hizmeti alınmalıdır.
34. Sözlü talebin işin yapılması için geçerli olduğu sözleşmelerde, sözlü taleplerin sözleşmede belirlenen sürelerde yazılı halde alınması takip edilmelidir.
35. İşverenden gelen her türlü yazılı talebin mümkünse parasal ve gerekirse süresel karşılığı için işverenin onayı alınmadan işe başlanmamalı, işe başlanması halinde, sözleşmede belirtilen terminler çerçevesinde gerekli hak tespit ve talebi girişimleri yapılmalıdır.
36. Sözleşmesel konularda sözleşmenin belirttiği terminlerde hareket edilmelidir.
37. Hak taleplerine baz çalışmalar düzenli olarak yapılmalı ve saklanmalıdır.
38. Hak talepleri bu konudaki standartlara uygun olarak yapılmalıdır.
Diğer sözleşme yönetimi hususları
39. İhzarat programı isteniyorsa bu program belirlenen süre içinde verilmelidir.
40. İhzarat alma imkanları varsa değerlendirilmelidir.
41. İş programı ile birlikte hakediş programı isteniyor ise, bu program hazırlanıp verilmelidir.
42. Personelin sözleşmede belirtilen bildirim süresi içinde idareye bildirim yapılmalıdır.
43. Vergi ve resimlerin ödenmesi konusunda sözleşmesel yükümlülükler yerine getirilmelidir.
44. Katılım payları, teknik altyapı teminat bedelleri ödemeleri tanımlanmış ise sözleşme çerçevesinde üzerimize düşen yükümlülükler yerine getirilmelidir.
45. Yapım ve oturma ruhsatları alınması tanımlanmış ise sözleşme çerçevesinde üzerimize düşen yükümlülükler yerine getirilmelidir.
46. Fiyat farkı alınabilecek malzemeler var ise sözleşme çerçevesinde bu haktan yararlanılmalıdır.
47. Altyapı bağlantılarının yapılmasında sorumluluklar tanımlanmış ise sözleşme çerçevesinde üzerimize düşen yükümlülükler yerine getirilmelidir.
48. Kesilen teminat ve diğer paraların iadesi takip edilmelidir.
49. Günlük faaliyet raporları işveren veya temsilcisi le birlikte imzalanmalı çalışılamayan gün, vb. gibi tespitler kayda geçmelidir.
50. İdarenin yer teslimi yaptığı inşaat sahasında değişiklik yapması durumunda oluşabilecek zararların telafisi için gerekli hak bildirim / talepleri yapılmalıdır.
51. İşin geçici kabulünün yapılmasına yönelik yükümlülükler çerçevesinde gerekli sorumluluklar yerine getirilmelidir.
52. İşin geçici kabulü yapıldıktan sonra, kesin hakediş raporunun hazırlanmasına yönelik gerekli sorumluluklar yerine getirilmelidir.
Saraybosna Başçarşı’daki çeşmeden su içenleri neler bekliyor, ilginç ve eğlenceli bir bilgi :)
Saraybosna’da, şehir merkezinde Başçarşı’da bir çeşme var. İki musluklu çeşme’nin ilginç özelliği ise şu; bir musluğundan içerseniz bir Boşnak ile evleniyormuşsunuz, diğerinden içince ise Bosna’ya tekrar geliyormuşsunuz. Açıkçası ben böyle bir riski göze alamadım 😊, ikisinden de içmedim ama geleceklere cevabını söyleyeyim, çünkü bu bilgiyi vermeden su içmenizi istiyorlar.Soldan içenler bir daha gelecekler, sağdan içenler ise bir Boşnak ile evlenecekler 😊
Hakemin gözünden bir maç nasıl görülür? – Hakem kamerasından bir maç
Biz farklı kameralardan pozisyonu defalarca değerlendirirken o maçı sadece bu bakış açısı ile görüyor. Teniste olduğu gibi futbolda da takımların maç içinde karara itiraz edip, kameradan pozisyonun izlenmesini isteme hakkı olmalı. Bu ve benzeri teknolojik imkanları kullanarak futbolun içindeki adaletsizliği bir ölçüde azaltabiliriz. Ama futbolun bu kadar sevilmesinin arkasında galiba biraz da içinde böyle tuhaf bir adaletsizliği barındırması, maç sonrası bu kararların uzun süre konuşulması var. Biz futbol kadar o hakem kararı öyle olmasaydı maç nasıl olurduyu hayalimizde yaşatmayı, maçın bu şekilde farklı alternatiflerini kafamızın içinde oynatmayı da seviyoruz 😊
BBC, hakem kamerasından maçın belli bölümlerini kısa bir video olarak yayınlamış.
https://twitter.com/bbcturkce/status/901191215734861824
Bu Sabah Suadiye
Neden mutlu olamıyoruz? Yanlış kurulan denklemler neden doğru sonuç vermiyor?
Bu sorunun yanıtını insanoğlu asırlardır arıyor ama hiçbir dönem, savaş dönemleri de dahil yanıttan bu kadar uzak kalmış olabileceğini düşünmüyorum. Yanlış kurduğumuz denklemler üzerinden doğru sonuçları aradığımız bir çağdayız. Sadece mutluluk için değil aradığımız birçok şeyi yanlış kurguladığımız denklemlerle bulmaya çalışıyoruz ve tabi bulamıyoruz.
Epikuros’un savında olduğu gibi dostlarımız ve özgürlüğümüz yoksa yaşadığımız hayat üzerine kafa yoracak kadar vakit ayıramıyorsak paramız olsa da mutlu olamayız. Bunlara sahip olduktan sonra paramız olmasa da mutlu olabiliriz.
Sistem bize küçük yaşlardan itibaren sürekli olarak az bir gelirle mutlu olamayacağımız düşüncesini empoze ediyor. Mutluluk için geliri öne çıkarıp asıl olması gereken maddi olmayan dostlar ve özgürlük gibi psikolojik ögeleri geriye atıyoruz, böyle olunca da mutluluk için uğraşırken sürekli olarak mutsuzluğumuzu katlayıp büyütüyoruz.
Eğer hiç dostumuz yoksa lüks bir yaşam, çok kazanç bizi mutlu etmeyecektir. Öncelikle dostlar, özgürlük, yatağa yattığındaki düşünce rahatlığı gibi maddi olmayan psikolojik ögelere sahip olmadıkça gerçek anlamda bir mutluluğu yaşayabilmemiz mümkün değil.
Pahalı, lüks şeyler alıp onları tüketerek kaynağını çözemediğimiz, çözmek için üzerinde kafa dahi yoramadığımız sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışıyoruz. Psikolojik gereksinimlerimizi doğru çözümleyemediğimiz için sürekli olarak maddi şeylere yöneliyoruz. Yöneldiğimiz bu maddi nesneler psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılayamadıkları gibi bizim gerçek ihtiyaçlarımızı bulmamıza da yardımcı olmuyorlar. Sonuçta kurtulamadığımız bir kısır döngü içinde kendimizi de hayatımızı da tüketiyoruz.
Sürekli olarak gerçek gereksinimimizle değil, tüketmemiz istenen maddi nesnelerin görüntüleri ile bombardımana tutulan bir dünyadayız. Bir zaman sonra ihtiyaçlarımızın gerçekten son model bir araba, lüks bir villa, yeni çıkan bir cep telefonu olduğu yanılgısına düşmeye başlıyoruz. Bunlar bir rastlantı değil, dünyanın sanayi toplumuna geçişi ile birlikte ticaretin ve ticari çevrelerin güçlenmesinin doğal bir sonucu aslında. İnsanlar kendi içlerine dönüp gerçek ihtiyaçlarının neler olduğunu kavrayıncaya kadar da bu sağlıksız işleyişin böyle gideceği görünüyor. Bize her gün defalarca gösterilen bu yüzeysel maddi nesnelerin iç derinliklerimizdeki gerçek arzularımızın, ihtiyaçlarımızın yerine geçmediğini anlamaya başladığımızda her şeyin yavaş yavaş düzeleceğini düşünüyorum.
İnsanoğlu denklemlerini hatalı kurgulasa da yanlışlarını tükete tükete elbet sonunda doğruya ulaşacaktır.
Sevgili dostum Uykusuz Karikatüristi Cengiz Üstün’ün yeni kitabı “Kaptan Onedin”
Sevgili dostum, komşum Uykusuz Karikatüristi Cengiz Üstün’ün yeni kitabı “Kaptan Onedin” bu ay içinde yayınlandı. Sağolsun, sıcağı sıcağına, kitap kokusunu kaybetmeden bize de bir tane hediye etti. Çizgi Roman seven arkadaşlarıma şiddetle tavsiye ederim. Gündemin bu kadar sıkıcı ve boğucu olduğu günlerde, güzel bir nefes alma fırsatı 😊


Fenerbahçe- Trabzonspor maçının ardından
Fenerbahçe, bu akşam yine çok kötüydü. Hiç bir oyun kurgusu yok, topu oyuna sokmakta zorlanıyoruz, yan pas, yan pas, biraz press olunca kaleciye pas, Volkan konsantrasyonunu tamamen kaybetmiş, sol kanat hiç çalışmıyor, Solgado hazır olmasına rağmen Van Persie ilk 11’de başlıyor, yazmakla bitmeyecek yanlışlar ve eksikler. Alper ve Valbuena’nın kişisel gayretleri olmasa bugün ciddi bir mağlubiyet alabilirdik. Aykut, 8 haftada takım kendini bulur demiş, 2. haftada 4 puan geriye düştük, bu şekilde oynarsak ki, takım hiç bir ışık vermiyor, 8. haftada lige havlu atmış oluruz. Açıkçası bugün oynadığımız oyundan sonra Vardar maçı için hiç bir umudum yok. 😔
Sistem içinde kaybolup gitmek istemiyorsanız küçük bir öneri
Genç arkadaşlara hep işlerin yapılış metodolojilerine yönelik çok soru sormalarını ve aldıkları yanıtlardan antitezler ve sentezler üretmelerini tavsiye ederim. Aksi takdirde yenilikçi olamazlar ve sistem içinde kaybolup giderler.
Mustafa İnan’ın İnşaat Mühendisliği Öğrencilerine Seslenişi
“Bilim uzun ve çetin bir yoldur çocuklar. Bilimi yarı yolda bırakmayın, olur mu çocuklar? Oppenheimer gibi hissediyorsanız, bırakın yüksek binaları başkası yapsın, büyük barajlarda başkası çalışsın. Bazılarına çok uzaklardan bile görünen yüksek yapılar kurmak çekici gelecektir. Bırakınız bu işleri öyleleri yapsın. Bazıları da insanları çalıştırmak, büyük teşebbüsleri idare etmek ihtirası ile yanarak kuvvetli olmak isteyeceklerdir. Bırakınız parayla da onlar uğraşsın. Sizin kuvvetli olmak gibi bir derdiniz yoksa, siz de Leonardo Da Vinci gibi ‘Kuvvet nedir?’ diye merak ediyorsanız buyrun sizleri Mekanik kürsüsüne beklerim. Çünkü bazılarına göre ‘Kuvvet’ para ile organizasyonun çarpımına eşittir; bize göre de kuvvet ivme ve kütleyi ilgilendiren bir büyüklüktür. Bu iki formülü birbiriyle karıştırmayın olur mu çocuklar? Kürsü ile ticarethaneyi birbirine karıştırmayın olur mu çocuklar? “Prof. Dr. MUSTAFA İNAN (1911 – 5 Ağustos 1967)


