İnsanları anlamak neden bu kadar zor?

İnsanları anlamak için bu kadar çok çaba sarf etmesek belki daha kolay anlayabileceğiz onları. Kendimizi zorladıkça kafamızda farklı yargılar oluşturuyoruz ve o yargılarımızı doğrulayacak izleri takip etmeye çalışıyoruz. Sonuçta doğrular, yanlışlar hepsi kafamızda yarattığımız yanılsamalar değil mi?

Başarılı mı olmak istiyorsunuz; kendi egonuzu ve başkalarının egosunu yönetebilmeyi öğrenin

Başarılı mı olmak istiyorsunuz, işte size basit bir formül: Erken yaşlarda kendi egonuzu ve başkalarının egosunu yönetebilmeyi öğrenin.

Bütün iş hayatınız, bu egoları yönetebilme mücadelesi ile geçecek. O ilanlarda aranan tecrübe aslında sizin kazandığınız egoları yönetebilme beceriniz. İsterseniz 10 yıllık tecrübeniz olsun, egoları yönetmeyi öğrenemedi iseniz çok da işinize yaramaz o 10 yıllık birikim.

Gençlik yıllarınız çevrenizdeki insanların egolarını yönetmekle geçiyor, zaman ilerledikçe siz de bir yerlere geliyorsunuz, bu sefer kendi egonuzla baş etmeye çalışıyorsunuz. Bu iki azılı mücadeleden galip gelenler istedikleri noktalara gelip, istedikleri yaşamı yaşayabiliyorlar, geri kalanlar mı onlar hep söylenerek tüketiyorlar yaşamlarını.

Güneş tutulması ve akıl tutulması

21 Ağustos günü ABD’den izlenen tam güneş tutulması için 87 milyon çalışanın işlerini 20 dakika bırakıp bu tutulmayı izlemesinin ülke ekonomisine maliyetinin yaklaşık 694 milyon dolar olduğu hesap edilmiş. 100 yılda bir yaşanan bu olayın turizm getirisinin ise 70 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Sadece 20 dakikalık bu ara işverenlere ve kamuya kişi başına 7.95 dolara mal olmuş. Bu haberi okuduktan sonra son yıllarda bizim bayram tatillerimizin 10 güne uzamasının ekonomiye getirdiği zarar hesap edilse toplamda karşımıza nasıl bir değerin çıkacağını düşündüm. Tahmin ediyorum, bizde böyle bir analiz çalışması yapılmamıştır, yakın gelecekte de yapılacağını pek zannetmiyorum. Ne diyelim, onlarda güneş tutulması, bizde de akıl tutulması 😔

5 Temel Salaklık Yasası

Serdar Devrim’in Hürriyet IK’da yayınlanan bir makalesinden alıntıdır.
İtalyan ekonomi tarihçisi ve araştırmacı Carlo Maria Cipolla’nın (1922-2000) muhteşem, gerçekten muhteşem deneme kitabı The Basic Laws of Human Stupidity (Bildiğim kadarıyla Türkçe yayımlanmadı ama ‘Salaklığın Temel Kanunları’ diye çevrilebilirdi.) İngiltere’de yeniden basılmış ve kısa sürede 350.000 satmış da, bu sayede yeniden gündeme geldi, yoksa, 1976’dan beri unutulup gitmişti.Cipolla, salakları ‘yazılı kuralları, liderleri veya manifestoları olmaksızın inanılmaz bir koordinasyon içinde son derece etkili bir grup’ olarak tanımlar ve ‘sanayi tröstlerinden ve mafyadan daha güçlü’ olduklarını ileri sürer.

Cipolla’nın 5 Temel Salaklık Yasası vardır:

1- Ortalıkta gezen salak sayısı, herkesçe, daima ve kaçınılmaz şekilde gerçek rakamın çok altında zannedilir.

2- Bir insanın salak olması (salakça hareket etmesi) olasılığı, o insanın diğer bütün özelliklerinden bağımsızdır.

3- Salak insan, kendisi bir çıkar elde etmeksizin, hatta kendisi de zarar görecek şekilde, başka bir insana veya bir grup insana zarar veren insandır.

4- Salak olmayan insanlar, salakların zarar verme gücünü daima küçümserler. Özellikle de, salak olmayan insanlar bir veya birçok salakla çalışmanın ve/veya ortak iş yapmanın, her yerde, her zaman ve her şartta sonuçları çok ağır bir hata olduğunu unuturlar.

5- Dünyadaki en tehlikeli insan, salak insandır.