Türkiye Girişimi – Bilgi Pazarı kapsamında yaptığım “Hepimiz Birer Girişimciyiz” Sunumu

Bilgi Pazarı Türkiye Girişimi

Sizleri tanımak, sinerji yaratan enerjinizi birlikte yaşamak benim için çok keyifliydi. Türkiye Girişimi’nin böylesine güzel çalışmalarına tanık olmak, içinden geçtiğimiz bu sisli, puslu günlerde ülkemin geleceğine yönelik umutlarımı tazeledi. Ve çok iyi biliyorum ki güzel gelecek günlerin geceleri hep sisli oluyor…

“Hepimiz Birer Girişimciyiz! Bugünün ve Geleceğin İş Dünyası Bizlerden Neler Bekliyor?” Sunumum

Bu Pazar “Bilgi Pazarı” grubunun davetlisi olarak BUMED’de “Hepimiz Birer Girişimciyiz! Bugünün ve Geleceğin İş Dünyası Bizlerden Neler Bekliyor?” Konulu bir sunum yapacağım. Hayatlarımıza mutluluğu ve başarıyı getiren etmenleri ve bu etmenlerin felsefeyle ilişkilerini, başarının farklı boyutlarını, para konusunda yanılgılarımızı, paranın neden bizi sürekli mutsuz ettiğini, başarının geçmişten bugüne değişmeyen kriterlerini, kişisel markamıza nasıl yatırım yapabileceğimizi, sosyal medyayı doğru kullanmanın bize kazandıracaklarını, geleceğin iş yaşamına yönelik öngörülerimi ve kendime iş hayatında nasıl bir yol çizeyim diye düşünenler için küçük yol haritalarını anlatacağım. Kısacası yaşam, iş dünyası ve gelecek üzerine keyifli bir sohbet olacak. Programı uygun olan tüm dostlarımı bu Pazar BUMED’de saat 15.30’da “Bilgi Pazarı”na bekliyorum.

Etkinlik Linki

https://www.facebook.com/events/360434914155192/

Hepimiz Birer Girişimciyiz – Bugünün ve Geleceğin İş Dünyası Bizlerden Neler Bekliyor?

24 Mart’taki “Hepimiz Birer Girişimciyiz – Bugünün ve Geleceğin İş Dünyası Bizlerden Neler Bekliyor” konulu seminerimde 2 saat boyunca; mutluluk ve başarıyı getiren faktörleri, bu faktörlerin felsefe ile ilişkilerini, başarının farklı boyutlarını, para konusunda yanılgılarımızı, paranın neden bizi sürekli mutsuz ettiğini, başarının geçmişten bugüne değişmeyen kriterlerini, kişisel markamıza nasıl yatırım yapabileceğimizi, sosyal medyayı doğru kullanmanın bize kazandıracaklarını, geleceğin iş yaşamına yönelik öngörüleri, kendime nasıl bir yol çizeyim diyenler için küçük yol haritalarını konuşacağız. Kısaca özetlersem, iş dünyası, yaşam ve gelecek üzerine keyifli bir sohbet olacak. Programı uygun olan dostlarımı beklerim.
 
Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi 505 Nolu Sınıf – Saat 19.00 (Katılım herkese açık ve ücretsiz)
Beykent Seminerleri 2.donem

Genç İnşaat Mühendisleri Çalıştayı 22.03.2015

İMO İstanbul Şubesi’nin düzenlediği “Genç İnşaat Mühendisleri Çalıştayı” kapsamında 22 Mart Pazar günü saat 13.15’de “Mesleğimizde İş Arama Sorunları ve Geleceğin Planlanması” konulu bir sunum yapacağım. Programı uygun olan tüm dostlarımı beklerim.

Detaylı Bilgi

https://www.facebook.com/events/398746326954126/

IMO Gençlik Çalıştayı

Orhan Pamuk Söyleşinde Aldığım Kısa Notlar

2015-02-28 13.46.58

Orhan Pamuk’un 28 Şubat Günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde yaptığı söyleşinin formatı dinleyicilerin soru sormasına izin verseydi aklımda aşağıdaki sorular vardı. Ancak çok büyük katılımla yaklaşık 2 saate yakın süren söyleşide  doğal olarak bir soru cevap bölümü olmadı.

 

Sonu gelecekte biten bir kurgu düşünüyor mu, gelecekteki insan ilişkilerini ve kent yaşamını nasıl hayal ediyor? Geleceğe yönelik öngörüleri neler?

Kent dokusunda bozulma duracak mı, yavaşlayacak mı, tersine bir ivme alacak mı?

Teknolojinin, dijitaleşmenin insan ilişkilerine etkisinin önümüzdeki yıllarda nasıl olacağını bekliyorsunuz, bunun edebiyata etkisi nasıl olacak?

Kapitalizm sonrası toplumu nasıl hayal ediyorsunuz?

Soramadığım ama cevabını çok merak ettiğim sorular bunlar. Söyleşi sırasında Orhan Pamuk’un aktardıklarından almaya çalıştığım kısa notları aşağıda bulabilirsiniz.

 

Romanın ilk cümlesi çok önemlidir. İlk cümle bütün kitabın dokusunu hissettirmelidir.
Masumiyet Müzesinin ilk ve son cümlesi birbiri ile bağlantılıdır.
Mutluluk şartların bilincidir. Hegel
Doğru söylemek ile samimi olmak farklıdır. Bazen doğruyu söyler samimi değilizdir. Bazen de doğruyu söylemeyiz ama samimiyizdir.
Şahsi görüş ile resmi görüş arasındaki farkın derinliği devletimizin gücünün kanıtıdır.
Kahramanın mutlu olmak için kendini kandırması gerekiyor.
Zihne gerçekliğin gölgesi düşer mi, her zaman düşmez, belki zihin mutlu olmamız için gerçek veya değil bir hikaye salgılar beyne
Romanlarımı yazarken ön araştırma yapıyorum. İstanbul ile ilgili monogramları okudum. Yazdığım romanın dünyadaki başka bölgelerindeki karşılıklarını ararım.
Bir şehir büyürken bazı yerleri çürür, Tarlabaşı gibi. Bütün şehirlerde bir şekilde olan bir durum bu.  Yoksullar merkezde kalıp, zenginler dışarı gidiyor, daha sonra zenginler merkeze gitmeyi istiyor, bu değişim kent dokusunda bir bozulmaya yol açıyor.
Şehrin eski sahipleri yeni sahiplerini sevmez, misafirin misafiri sevmediği gibi.
Cevdet ve Bey ve Oğullarını yazarken 70’li yıllarda 70’in üzerindeki yaşta insanlarla konuştum. Seslerini kaydettim.
Başkalarının kimsenin bilmediği hikayelerini elde ettiğiniz zaman, bu hikayeleri çarpıtırlar. Kafamda Bir Tuhaflık romanımda fakirlerden bahsetmenin melodramik yapısına kapılmak istemedim. Romanda gecekondu varoş kelimelerini hiç kullanmadım.
Schillerin Goethe hakkındaki düşüncesi: Goethe yazdı mı sanki Allah konuşuyor, yazdığının anlattığına değeceğine dair hiç bir endişesi yok, çok rahat yazıyor diyor.
Dünya edebiyatı özelliği kazanan kitaplar çeviride yeni anlamlar içeren kitaplardır.
Romancılık kendimizin dışına çıkıp başkalarını yazabilmektir.
Bazen öğrenmek için kitap yazarım, o kitabı yazmak için o konu ile ilgili çok kitap okurum ve roman yazarken o konuyu öğrenirim. Benim Adım Kırmızı öncesinde 1 yıl okudum, sonra yazmaya başladım, yazarken de hep okudum.

Kafamda bir tuhaflığı yazarken şehri daha iyi öğrendim.

En iyi romanımın Kara Kitap olduğunu düşünürüm, en çok satan kitabım Benim Adım Kırmızı’dır. (Yanlış anlamadıysam 🙂 )
En zor kitabım Yeni Hayat’tır, en az sevdiğimdir, beni okumaya o kitaptan başlamayın.
Susan Sontag, Umberto Eco, Paul Auster ile çok iyi arkadaşlığım oldu.
Tanımak istediğim 2 yazar vardı: Yusuf Atılgan – Oğuz Atay (Her ikisi ile de bir vesile ile tanıştığını anlattı)
Kafamda 10 roman fikrim var. Yeni romana başladım.
Kitapalarımı kolay kolay bitiremem, çok titizim, yayınevi zorlar, bitiririm. Bir yazarın kendi yazdığını temizlemesi çok zordur, editlemek çok güçtür.
Tüm yazdıklarımdan alçakgönüllü olmayı öğrendim ama gösterebiliyormuyum bilmiyorum.

Bülent Cedetaş’ın Ardından

Bir gün Türkiye’deki Mühendislik Tarihi üzerine bir kitap yayınlanırsa eniştem, aile büyüğümüz Bülent Cedetaş için çok kapsamlı bir yer ayrılacağını düşünüyorum. Duayen bir mühendis, örnek bir insandı, mekanı cennet olsun. Tüm sevenlerine sabırlar diliyorum.
Cenazesi 17 Subat Salı günü öğle namazını takiben Şişli Caminden kaldırılacaktır.

İnsan Ne Zaman Büyür?

Çocukken geceleri hep ben büyümeden annem babam ölmesin diye dua ederdim, bugün anladım ki zaten insan annesini kaybetmeden büyümüyormuş. Bu öğlen annemi kaybettik, cenazesi yarın (26.01.2015) öğlen namazını takiben Ataköy 5.kısım Cami’nden kaldırılacak. Çataldağ mezarlığına defnedilecek.

Takım Yönetimi Seminerinde Aldığım Kısa Notlar

2015-01-06 21.43.11

Sevgili Birol KALPAKLI’nın 06 Ocak Akşamı Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesinde verdiği “Takım Yönetimi” Semineri beklenenin üzerinde bir katılımla çok keyifli geçti. Seminer sırasında aldığım kısa notlar;


21.yy’ın ilk 15 yılına damgasını vuracak 5 eğilim
  • Takım çalışması öne çıkacak
  • Her düzeyde Liderlik davranışına ihtiyaç duyulacak
  • Etik önem kazanacak
  • Her iş elektronik ortamla ilişkilendirecek
  • Her etkinlik ölçülür olacak

Takım çalışmasında başarısızlık nedenleri

  • Takım içi uyum ve uzlaşmaya aşırı önem verilmesi
  • Bireyselliğin fazla öne çıkması
  • Özgüven ve sahiplenme eksikliği
  • Aktif ve dengeli katkı ve katılım olmaması
  • Yönetimin destek vermemesi
  • Başarı kriterlerinin olmaması
  • Yetersiz ve uygun olmayan eğitim
  • Takım oluşum aşamalarının tamamlanmamış olması
  • Yanlış liderlik stili
  • İletişimsizlik
  • Takım üyelerinde hızlı ve yüksek değişim
  • Sahte görüş birliği (grup düşüncesi)

Mc Donaldslarda ortalama çalışma süresi 2 ay, bu sürenin bu kadar kısa olmasının en önemli 2 nedeni, aşırı iş yükü ve takım çalışmasının oturmamış olması

Bugün bilgiyi işlemek malzemeyi işlemekten daha önemli oldu.
Biz tarım toplumundan sanayi toplumuna geçerken, batılı ülkeler sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçtiler
En iyi takım oyuncuları açık alanları geniş olanlar
Bir gruba ait olmayan kimseler kendilerini çıplak ve yalnız hissediyor. Bu nedenle bir gruba ait olmak istiyorlar
Yapılan bir araştırmada e-posta kutularında daha cok mail olan kimseler daha başarılı nedeni cevreleri daha geniş ve sürekli bir paylaşım içindeler
İnsan doğduğu anda IQ su belli ama EQ’su zaman içinde yükseliyor. Başarıyı EQ %70 IQ %30 etkiliyor
Öfke ve korku birbirine çok yakın duygular korkularımızı öfke ile dışa vururuz.
Herkes ilerlemek terfi etmek için kendinden daha iyi 2 kişiyi geliştirmek zorunda (Pfizer’ın ilkelerinden biri)
Takım içinde herkes yaptığı işi en önemli iş zanneder, bu takım çalışmasının en büyük düşmanıdır
Burada bu sunumu ben değil bir yabancı anlatsa onun anlattıklarına daha çok inanırız
Türk kültüründe takım çalışmasının bazı özellikleri
  • Bilgiyi saklar ve paylaşmayız
  • Söylemeyiz söyleniriz
  • Kurallara uymayız, kuralları kendimize uydururuz.
  • Profesyonellik zayıftır
  • Türk kültürü amir kim memur kim bilmek ister
  • Eleştiriyi sever, empati yeteneği zayıftır

Türk kültürünün artı özellikleri

  • Karşılıklı bağımlılık vardır ebeveyn çocuk ilişkisi
  • Siz bu toplumda kendinizi tek hissetmezsiniz, arkanızda hep sizi destekleyen bir anne babanız vardır. Bir dönem sonra da bu ilişki tersine döner.
  • Birliktelik duygusu yüksektir
  • Beden dilini kullanır
Planlamaya ait ilk belgeleri 1670’lerde Mimar Sinan’ın çalışmalarında görüyoruz.

Kendini Yöneten Takımların lideri hem yoktur hem çoktur.

Herkes değişik zamanda liderlik yapabilir.

Kendini Yöneten Takımlarda Liderlik davranışı değişken olabilmeli

Otokratik ve demokratik liderlik her ikisini de aşırı boyutta yaparsanız takımınıza zarar verirsiniz.

Endüstriyel Projeler Seminerinde Aldığım Kısa Notlar

İlgiyle takip edilen ve sektörden değerli konuşmacıların katıldığı “Beykent Üniversitesi Proje Yönetim Seminerleri” kapsamındaki son dersimizi 13 Ocak 2015 Salı günü gerçekleştirdik.

Seminerler kapsamındaki son konuşmacımız, Rönesans Endüstri Tesisleri’nden Teknik Ofis Koordinatörü Emrah Mazıcı, tarafından verilen “Endüstriyel Tesis İnşaatlarında Proje Yönetimi Kavramı ve Kazanılmış Değer Analizi” konulu ders ile Endüstriyel Tesisler alanında belki de bir çoğumuz için pek de aşina olmadığımız yeni kavram ve konularla tanışma fırsatını bulduk. Buna paralel olarak, özellikle yurtdışındaki Endüstriyel Tesis Projelerin ilk adımı olan yatırım kararından son adım devreye almaya kadar olan tüm süreçlerini örnek proje ve vakalarla görme fırsatını yakaladık. Ayrıca katılımcılar, sektördeki özellikle uluslararası alandaki son gelişmeler ve trendlerin neler olduğu konusunda bilgilenme fırsatını buldular.

Seminerin ikinci bölümünde, konuşmacımız Emrah Mazıcı, Proje Yönetimi Perspektifinde Kazanılmış Değer Analizi ve Uygulamalarının Endüstriyel Tesis Yapımında nasıl kullanılabileceğini örnekler kullanarak katılımcılarla paylaştı. Aslında dünyadaki uygulamaları pek de eski olmayan ancak Türk firmaları tarafından yakın geçmişte daha yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanan yöntemin performans ölçümü ve ilerleme takibi konusundaki faydalarını görmüş olduk.

Dersin sonunda konuşmacımız Emrah Mazıcı ve katılımcılar, Endüstriyel Tesisler alanında Türk müteahhitlik firmalarının önündeki en önemli eşik olan EPC hizmetler kapsamındaki Mühendislik ve Tedarik / Satınalma hizmetlerindeki gelişim fırsatları konusunda karşılıklı fikir alışverişi yaptılar. Sonuç olarak özellikle Mühendislik hizmetlerinin nasıl yapılabileceği ve bunun için uygun bir eko-sistemin nasıl oluşturabileceği tartışmasıyla seminer tamamlandı.

Bu vesile ile Emrah Mazıcı’ya değerli katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bizleri bu kavramlarla tanıştırarak birçoğumuz için yeni sayılabilecek konularda ufkumuz açtı.

Seminerlerimiz gelecek dönemde yeni konu ve konuşmacılarla devam edecek