Gözleriniz ile sözleriniz örtüşüyor mu?

İş hayatında samimiyetin göstergesinin gözler, dürüstlüğün göstergesinin de tutulan ve tutulmayan sözler olduğunu düşünmüşümdür hep. Gözler ile sözler örtüştü mü mesele yok 😀 İnsanı insan yapan en önemli olgulardan biridir samimiyet. Küçücük bir çoçuk da, okuma yazması olmayan bir insan da sizin gözlerinizden ve söylediklerinizi anlamasa bile vucut dilinizden samimi olup olmadığınızı rahatlıkla anlayabilir. Tabii ki duymak istediği o yalana inanmaya kendisini baştan hazırlamadı ise 😀

“Hoca öğretir, öğrenci ezberler” kalıbını yıkmanın zamanı gelmedi mi?

Hocalık, öğretmenlik, bu böyle olacaktır diye bir fikri öğretmekten çok öğrenciye kendi gerçeğini keşfedebilme fırsatı sağlamak olmalıdır bence. “Hoca öğretir, öğrenci ezberler” kalıbını hocalar da, öğrenciler de unutmalı. Anlatılanlar kafamızda canlanıp, sorgulanarak irdelendiğinde ancak bir şeyleri öğrenmiş oluyoruz…

Verimsiz iş toplantılarının dinamiği :)

İnsanların iş hayatlarının yaklaşık %25’i o zırva, gündemsiz, başı sonu belli olmayan, adına toplantı denen ego çatışmaları ile geçiyor. En komiği de sonrasında herkesin çok iyi bir toplantı olmuş gibi bir tavır takınmaları 🙂

İleride tarih bugün Istanbul’da yaşayanları nasıl yazacak?

İleride tarih bizi soyle yazacak: 21.yüzyılın başlarında Istanbul ve civarında yaşayan topluluklar o kadar geri kalmışlardı ki günün belli saatlerinde hepsi birden trafige cikip saatlerce yollarda perisan olurlardi. Ne ilginçtir ki o günlerde o insanlar sahip oldukları teknoloji ile en üst gelişmişlik seviyesinde olduklarına inanırlardı…

Hepimiz birer girişimciyiz

Bir kurumda da çalışsak, kendi işimizi de yapsak sürekli kendimize yatırım yapan bir girişimciyiz. Sadece aldığımız eğitimler değil, geliştirdiğimiz her ilişki, iş networkümüz de farkında olmadan kendimiz için yaptığımız yatırımlar. Bu açıdan baktığımda her çalışanın bir girişimci olduğunu düşünüyorum.

Mutluluk dilekleri ne kadar gerçekçi olabilir ki?

Mutluluk temennilerini hep tuhaf bulmuşumdur, bence mutluluk bir seçim meselesidir, bir yerlerden bir şekilde gelmesini beklediğimiz bir olgu değil. Mutluluğu da, mutsuzluğu da insan kendi iradesi ile seçer. Buradaki çelişki mutsuzluğu seçen insanların mutlu olmak için gösterdikleri sonuçsuz çabadır.

Ne olacak bu ülkenin halinden, ne olacak bu dünyanın haline geldiğimiz günler

Sert olaylar yaşadığımız zamanlarda, bu olaylara karikatüristlerin nasıl yaklaştıklarını her zaman merak etmişimdir. Ne yazık ki son yıllarda siyasi karikatürlerin sayısı azaldıkça internetten yabancı sanatçıların çalışmalarını araştırıyorum. Aşağıdaki karikatür Aleksey Merinov’un bir çalışması, kapının üzerinde Rusça yazan iki kelimenin anlamı; “Çıkış Yok”. Ne olacak bu ülkenin halinden, ne olacak bu dünyanın haline geldiğimiz bu günlerde, bu karikatür iyi geldi bana…