Çevik Yaklaşımların İnşaat Projelerinde Uygulanması

Hızla değişen dünyada teknolojinin getirdiği fırsatlarla belki biraz hantallaşıyoruz ama farkında olalım veya olmayalım bir şekilde çevikleşiyor, hızlanıyoruz. Daha fazlasını, daha kısa zamanda istiyoruz. Sektörler de yeni beklentilerimiz doğrultusunda eski çalışma modellerini yeniliyor; iletişimi, hızı, esnekliği, işbirliğini, müşteri taleplerini önceliğine alacak metodojiler üretiyor. Çeviklik bugünün dünyasının karşı koyamayacağımız, kaçınılmaz bir gerçeği. Yaşamımızın her alanında eski bildiklerinize fazla takılmayın, hatta unutabiliyorsanız, unutun, ancak bu şekilde dönüşümü gerçekleştirebilirsiniz diyen bir bakış açısıyla karşı karşıyız. Peki nispeten daha gelenekselci bir yapıya sahip olan, iç dinamikleri farklı çalışan, hız için her riski göze almaktan çekinmeyen inşaat sektörü çeviklik konusuna nasıl yaklaşıyor? İnşaat projelerinin yönetiminde çevik bakış açısını ne şekilde kullanabilir, neleri önceliklendirebilir? Bu yazıyı okurken şöyle düşünüyor olabilirsiniz, ben yazarken düşündüm: 😊 “Ortada çeviklik söyleminin olmadığı günlerde biz sektör olarak kuralları pek sevmeyen yapımızla zaten fazlasıyla çeviktik.” Bu yaklaşım biçimi çevik anlayışa verilebilecek en büyük zarar.  Çünkü çeviklik, hadi hemen, planımız olmasa da işe başlayalım, tıkanırsak nasıl olsa projeyi yaparken çözeriz demek değil.

Okumaya devam et

İnşaat sektörünün neden radikal bir değişime ihtiyacı var?

Tüm dünya hızla değişirken, inşaat sektörü neden aynı yerde sayıyor? Uygulanan teknolojiler, kullanılan malzemeler ve iş yöntemleri ne yazık ki yıllar, hatta yüzyıllar öncesinin izlerini taşıyor. Ancak, çağımızın gereksinimleri – iklim değişikliği, şehirleşme, enerji krizleri – daha dinamik, esnek ve inovatif çözümler talep ediyor. Eğer sektör, kendisini sürdürülebilirlik, verimlilik ve inovasyon ekseni etrafında dönüştüremezse, inşa ettiği yüksek binalar ve geniş yollar, yarının enkazları olacak. İnşaat endüstrisi sadece yapılarını değil, kendini de inşa etmek zorunda ve bu inşaatın temeli radikal bir değişim olmalı. Eğer bu temel doğru atılmazsa, sadece yapılarımız değil, geleceğimiz de çatırdamaya başlayacaktır. 

İşte bu köklü değişimi hızlandıran ve sektörün eski yöntemlerle oyalanacak zamanı kalmadığını haber veren yirmi neden:

Okumaya devam et

İnşaat Firmasının Takım Çantası: Prosedürler

Prosedürleri bir inşaat firmasının takım çantasına benzetirim. İstediğimiz her aleti bulabileceğimiz kapsamlı bir takım çantası. İçindeki ekipmanların hepsine bir anda ihtiyacımız olmuyor ama bir tornavida eksik olduğunda bütün sistem kilitlenebiliyor.

Sahada bir imalatı kontrol ederken, iş programından bir rapor üretirken, ambarın stok kontrolünü yaparken, iş sağlığı ve güvenliği standartlarını uygularken, tedarik zincirimizi yönetirken, yeni bir takım arkadaşını kadromuza alırken, projemizin risklerini değerlendirirken, kalite kontrolü nasıl yapacağımızı planlarken yanımızda prosedürümüz varsa yanlış yapma olasılığınız çok az. 

Peki o zaman inşaat projelerinde olmazsa olmaz prosedürler hangileridir? Ben öncelikli olarak düşündüğüm kırk tanesini yazdım. Bu sayıyı işin yapısına ve gereksinimlerine göre çoğaltmak veya azaltmak mümkün. Bakalım takım çantamızda neler var?

Okumaya devam et

İşe alım mülakatlarında bir adayın kişiliğini nasıl çözümleyebilirsiniz?

Bana çok sorulan sorudur; “Siz tek bir mülakat ile bir adayı nasıl bu kadar derinliğine analiz edip, raporlayabiliyorsunuz? Yeri geliyor, biz beş yıl beraber çalıştığımız arkadaşı bu kadar iyi tanımıyoruz.” Bu analizi yaparken o adayın iş verimliliğine etki edecek on kilit noktanın üzerine yoğunlaşıyoruz. 15 yıl içinde 500’ün üzerinde arkadaşı işe yerleştirdiğimizi düşünürsek bu kilit noktaların büyük ölçüde çalıştığını söyleyebilirim.

İşte o on kilit nokta…

Okumaya devam et

Yeni nesil lider adayına mektup

Yeni nesil lider adayına mektup

Hızla değişen, üç sene sonrasını dahi öngöremediğimiz bir dünyada gelecek algımız da değişti, gelecek aslında bugün yaklaşımı öne çıktı. Bugünü ve yarını şekillendirecek iki büyük eğilim, dijitalleşme ve sürdürebilirlik hızla iş dünyasının, hatta yaşamın devamlılığının merkezine oturan iki güçlü kavram oldu. Sadece iş dünyasında değil, hayatın her alanında içinde bulunduğumuz dönüşüm sürecine önderlik edecek liderlere ihtiyacımız var. Bilgi ve iletişim teknolojisi mevcut ezberlerimizi bozarken kurumlardaki hiyerarşiden bağımsız değişime yön verebilen liderlere gereksinimimiz arttı. Peki bu liderleri nasıl, nereden bulacağız, daha da önemlisi yeni dünyanın kaotik düzeninde onlardan ne şekilde hareket etmelerini beklemeliyiz? Gelin yeni nesil lider adayına uzun zamandır unuttuğumuz, en eski iletişim araçlarından biriyle seslenelim. Mektupla. Ama bu mektubu sadece liderimiz okumayacağı, dergimizin okurları da okuyacağı için çok fazla detaylara girmeden post-it notları tadında, kısa konu başlıkları üzerinden bir kontrol listesi gibi yazalım. Lider dostumuz dilediği zaman tekrar okusun, yaptığını düşündüklerinin yanına kırmızı kalemle tik atsın, kafasının takıldıklarının köşesine küçük bir soru işareti koysun, inanmadıklarının üzerini çizsin. Ama üstünü çizdiklerini altta yine okuyabilsin.

Okumaya devam et

İş görüşmelerinde hangi doğru sorular sizi bir adım öne çıkarır?

İş görüşmelerinde hangi doğru sorular sizi bir adım öne çıkarır?

Yanıtları aramadan önce ilk görüşmede sorulmaması gereken zehirli sorulara bakmakta fayda var.

  • Araç veriyor musunuz?
  • İlk yılım tamamlanmadan yıllık izin kullanabilir miyim?
  • Ücret dışı sosyal haklarım neler?
  • Sağlık sigortası yapıyor musunuz?
  • Servis güzergahınız nasıl?

Soruların ortak paydasını fark ettiniz mi? Hiçbiri yapacağınız işe yönelik, firmaya sağlayacağınız katkıya dair bir şey içermiyor. Hepsi sizin kişisel kazanımlarınızla ilgili. Oysa mülakat yapan kişinin öğrenmek istediği değerlerinizle, firmanın değerlerinin ne kadar buluştuğu? Doğru insan siz misiniz, yoksa kapının dışındaki öteki adaylar mı? İlk görüşmelerin amacı bu iş için uygun olup olmadığınızın anlaşılması, yaratacağınız katma değerlerin keşfedilmesidir. Yani biraz klişeleşmiş bir söylemle, “neden sizi işe alalım?” sorusunun tatmin edici yanıtlarını öğrenmektir. Yukarıdaki soruların mülakat yapan kişide önceliklerinize dair yaratacağı ilk algı, size sunulan pozisyonda hangi farklılıkları hayata geçirebileceğinizden çok kişisel kaygılarınızın her şeyin önüne geçtiği.

Okumaya devam et

Proje finansmanında çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişimin önemi

Bu yazıda ESG (Enviromental, Social, Governance) kriterleri çerçevesinde inşaat projelerinin finansmanını konunun uzmanı, değerli dostum inşaat mühendisi Cihan Değer bizlere anlatacak. 

1) Cem Kafadar: Yurtdışı finansmanlı projelerde ESG ya da Türkçe çevirisiyle ÇSY (Çevre, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerinin rolü nedir?

Okumaya devam et

Mühendis – Mimar işe alım mülakatlarında sorulması gereken sorular

Süremiz sınırlı, yarım saat, en iyimseri 45 dakika. Bir kısmı adayın kendisini anlatmasıyla geçiyor. Bir kısmı adayı ısıtacak ön sohbetle. Arada gelen mesaj ve telefonlar da ayrı. Eski televizyon programlarında sunucuların klişeleştirerek söylediği gibi bizim için ayrılan sürenin sonuna geldiğimizde en doğru soruları sorarak adayı tanımamız gerekiyor. Amacımız kişiliğinin özünü ve teknik becerilerini nokta atışı yaklaşımlarla öğrenebilmek. İnsanlar birbirlerini bir ömür boyu tanıyamıyor ama insan kaynakları çalışanlarının böyle bir lüksü yok. Bu şekilde, görüşülen arkadaşın yetkinliklerini iyi ifade etmesini sağlayabileceğimiz gibi, kendini saklamasının da büyük ölçüde önüne geçebiliriz. O zaman gelsin sorular. Ama küçük bir hatırlatma. Ne sorarsak soralım, klişe soruların, klişe yanıtları getireceğini unutmadan.

Okumaya devam et

Kriz Dönemlerinde İnşaat Firmaları İçin Ayakta Kalma Stratejileri

Kriz dönemleri, hele ki bizim gibi bu süreçleri biraz daha uzun ve daha sancılı yaşayan ülkelerde inşaat firmaları için büyük zorluklar yaratır. Kırk yıla yaklaşan meslek hayatımın büyük bir kısmı ne zaman bitecek diye beklediğim farklı durgunluklarla geçti. Ekonomik belirsizliklerin, doğal afetlerin, tedarik zinciri sorunlarının, pandeminin projelerin duraksamasına, maliyetlerin artmasına ve iş gücünde aksamalara neden olduğuna fazlasıyla tanık oldum. Ancak bu zorlu dönemlerde ayakta kalan, hatta büyüyen, bu süreci fırsata çeviren çok firma da gördüm. Böyle zamanlarda küçük olmak, hareket serbesitesi sağlaması açısından avantaj sağlasa da büyük olup doğru stratejilerle krizleri aşanlar da var. Peki nedir bu doğru stratejiler? 

Okumaya devam et

İnşaat Firmaları İçin Yeteneği Çekmenin ve Elde Tutmanın 12 Yolu

İnşaat projeleri süreli olduğundan proje sonlandığında firmanın elinde çalışan için uygun bir iş yoksa çoğunlukla el sıkışarak yollar ayrılır. Bazen de çalışan firmada istediğini bulamadığı için farklı arayışlara geçebilir. Hele ki kritik bir pozisyonda işi ortada bırakarak gidiyorsa vereceği zararı ölçümlemek mümkün değildir. Doğru kurgulanmış bir insan kaynakları yönetimi yetenekli çalışanları bulup, çektiği gibi ve uzun vadede bağlılıklarını artırma noktasında da önemli bir rol oynar. Peki, inşaat firmaları nitelikli personelini elde tutmak için neler yapmalı? İşte inşaat sektöründe doğru bir yetenek yönetimi konusunda izlenmesi gereken yollar:

Okumaya devam et