About Cem Kafadar

1987 yılında İTÜ’den İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. 1987-2007 yılları arasında Koç Grubu ve Alarko’da orta-üst düzey yönetici olarak görev aldı. 2007’de yapı sektörüne yönelik danışmanlık hizmeti veren 1inşaat Danışmanlık firmasını kurdu. 2004-2012 yılları arası İnşaat Mühendisleri Odası’nda Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. 2014 yılından bu yana Beykent Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencilerine “Yapım Yönetimi” dersleri vermektedir. Ayrıca çok sayıda üniversite, STK ve firmalara “Proje Yönetimi” ve “Kariyer Yönetimi” eğitimleri vermiş ve vermeye devam etmektedir. Hayata Dair Notlarına blogu cemkafadar.net üzerinden ulaşabilirsiniz.

St. Petersburg – Moskova Demiryolu ve ilginç hikayesi

Ucu sonsuzluğa giden demiryollarını severim. İki paralel doğru hiçbir şekide kesişmez tezini çürütür, uzak bir noktada birleşen iki demiryolu. Perspektifin, ışığın matematiğe karşı bir zaferidir sanki paralel rayların bir yerde buluşabileceği algısı. 

St. Petersburg’da otobüsün içinden bir hemzemin geçitte fotoğrafını çektiğim bu demiryolu sonsuzluğa kadar gitmiyor, Moskova’da sona eriyor. Sonsuzluğa gitmese de ilginç bir hikayesi var bu rayların. Büyük Petro 17. yy.da bataklığın üzerine St. Petersburg’u kurduktan sonra emrediyor. “Şu baş parmağımı görüyor musunuz, bu parmağım gibi düz bir yolla birleştireceksiniz Moskova ile St. Petersburg’u.” Petro’nun emrettiği gibi dümdüz bir yol ile birleşiyor Moskova ile St. Petersburg. Tahmin ediyorum, bu demiryolu da o yola paralel olarak, daha önce oluşan rotada inşa ediliyor. Yine muhtemeldir ki, benim gibi birçok insan da uçsuz bucaksız düzlükteki bu sonsuzluğa doğru giden demiryoluna bakıp bir tren yolculuğunun o tatlı, yumuşak hayalini kuruyor…