Sizi borçlandırarak bir kere ele geçirdiler mi artık onlardan kurtulmanız öyle kolay değildir

Sizi borçlandırarak bir kere ele geçirdiler mi artık onlardan kurtulmanız öyle kolay değildir. Sistem kementini atmıştır boğazınıza bir kere, özgürlüğünüzü teslim almıştır sizden. “Bugün borç alan yarın emir alır” diye boşuna dememiş atalarımız, bir kere emir almaya başlayınca sistem her istediğini yaptırmaya başlar size. Borcunuz vardır, sevmediğiniz işi bırakamazsınız, borcunuz vardır istediğiniz hayatı yaşayamazsınız, borcunuz vardır hayal ettiklerinizi gerçekleştiremezsiniz, kısır bir döngünün içinde dönmeye başlamışsınızdır. Boğazınızdaki kement sizi sıkıyordur ama çıkartamazsınız onu oradan. Sonra düşünürsünüz, ben bu borcu niye almıştım, neden nakit akışı mı bozmuştum diye, bakarsınız ki hiç de gereği yokmuş aslında bu sıkıntıya. Faizi ile ödediğiniz borç sadece para değil bu paraya sahip olmak için harcadığınız zamandır yani hayatınızdır aynı zamanda. 😊

Reklamlar

Soruna hastalıklı sistemin içinden baktığınız sürece bulacağınız çözümler de doğal olarak sağlıksız olacaktır

IK seminerlerine takip etmeye çalışırım, IK yazılarını da okurum ama pek haz etmem bu seminerlerden, yazılardan, açıkcası çok fazla bir şey de alamam bu çalışmalardan. Neden derseniz, genellikle sistemin içinde kalan çözümler ve öneriler getirirler. Oysa sıkıntının aslı sistemin kendisindedir. Soruna hastalıklı sistemin içinden baktığınız sürece bulacağınız çözümler de doğal olarak sağlıksız olacaktır. Bu konuşmalara, yayınlara dikkat edin, hep sorunun insanda, iş arayanda olduğunu vurgularlar, firmaların arayışlarında yaptıkları yanlışları hiç dile getirmezler, şirketlerin hatalı tutumlarından dolayı insanların oralarda yaşadıkları sıkıntıları anlatmazlar. Yani insanı firmaların aradığı formata dönüştürmeye çalışırlar. Fakat unuttukları bir nokta vardır; Firmaların sadece kârlılık üzerine kurdukları yanlış politikaları insanların performansını düşürüp, potansiyellerinin ortaya çıkmamasına neden olmaktadır ve asıl sorun da buradadır.

Yapay gündemlerin peşine takılan toplum

“Düşüncelerini söylemeye korkanlar sonunda soyleyemeyecekleri seyleri de düşünmemeye baslar” demiş Giovanni Sartori, bizim ülkenin en büyük sorunu da bu değil mi, etiketleme korkusundan hiçkimse rahatlıkla düşüncelerini ifade edemiyor, boyle olunca da sağlıklı bir kamuoyu olusamiyor. Sonucta da kamuoyunu biz oluşturmadığımız icin birileri bizim adımıza sahte gundemlerle kamuoyumuzu oluşturuyorlar, maalesef bizler de bu yapay gündemlerin pesine takılıp gidiyoruz…

Bir gün yapay zeka yazılımları insanların bu gezegende faydasız olduklarını düşünüp onları yok etmeye kalkarlar mı?

Video

Noah Harari, son kitabı “Homo Deus – Yarının Kısa Tarihi”nin yayınlanmasının ardından Serdar Kuzuloğlu ile yaptığı röportajda yapay zeka insan ilişkisinin geleceğine ilişkin ufuk açıcı değerlendirmeler yapıyor.