İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar “İş Yönetim” ya da “Kişisel Gelişim” kitapları değil, felsefe kitaplarıdır. Basitleştirilmiş bilgiler içeren “İş Yönetim Kitapları” sistemin içine sizi daha iyi entegre etmek için düzenlenmiş, olayların özünü anlamanıza izin vermeyecek tuzaklarla dolu kitaplardır. Onları okuduğunuzda iş hayatı ile ilgili birçok şey öğrendiğinizi düşünüp kendinizi bir anlığına rahatlatırsınız ancak öğrendikleriniz genelde fazla düşünme, sana söyleneni yap, herkes böyle yaparak bir yerlere geliyor tarzında bilgilerdir. İş hayatını ve insanları daha iyi anlamak istiyorsanız size yardımcı olacak olan edebiyat ve felsefe kitaplarıdır.
Tag Archives: kitap
İş dünyası kitaplarının en büyük yanılgısı
İş dünyası kitaplarının en büyük yanılgısı insanları biribirine benzer hatta aynı kabul edip kalıp nasihatler vermesi. Her işyeri, her çalışan farklı organizmalardır. Her çalışan farklı işyerlerinde farklı şekilde davranacaktır…
Zihinsel kirlilik kaynaklarının kurutulmasına yönelik bir öneri
En güzel seyahat
En güzel seyahat, insanın içine yaptığı seyahattir, onun için de kitaplar yeterlidir.
Hangi kitap iyidir, hangi film seyredilmelidir diye düşünenler için kısa bir not
Okuduğunuz kitap, seyrettiğiniz film sizin dünyayı daha iyi anlamanıza ve beraberinde dünyayı daha güzel bir yer yapmanıza imkan veriyor mu? Bu soruya evet diyebiliyorsam, o kitap, o film iyidir benim için. Yoksa eleştiri yazarlarının öyle uzun uzun yazdıkları fazla da etkilemez beni.
2015’de çok severek okuduğum ve tavsiye edebileceğim 45 kitap
İlahi Komedya – Dante
Suç ve Ceza – Dostoyevski (2.kez)
Dünyayı Güzellik Kurtaracak Aforizmalar – Dostoyevski
Palto – Gogol (Dostoyevski, hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık derken ne kadar doğru söylemiş)
Denemeler – Montaigne (Başucu Kitabım)
Not Defteri – Anton Çehov (2.kez)
Yeni Bulunmuş Hikayeler – Anton Çehov
Milena’ya Mektuplar – Kafka (Kimbilir kaçıncı kez) 😀
Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu Aforizmalar – Fernando Pessoa
Deneyimlerim – Üzeyir Garih (2.kez)
Nietzche’den Hayat Dersleri – John Armstrong
Freud’dan Hayat Dersleri – Brett Kahr
Haberler – Alain De Botton
Statü Endişesi – Alain De Botton (2.kez)
Felsefenin Tesellisi – Alain De Botton (2.kez)
Sofie’nin Dünyası – Jostein Gaarder (2.kez) (Felsefe Tarihi üzerine yazılmış en keyifli kitap)
Buda ile Kahve – Joan Duncan Oliver
Saraysız Başkan – Jose Mujica (Her politikacının en az 3 kere okuması gereken bir kitap) 😀
Psikolog ve Filozof – Julian Baggini Antonia Macaro
Van Gogh Yüz Yıl Sonra – Ferit Edgü
Yazmak Üzerine – Ernest Hemingway
İyi Yazmak Üzerine – William Zinsser
Yaratıcı Yazmanın Hazzı – Gülayşe Koçak
Yaratıcı Yazının Sırları – Roland Fishman
İnsanları Okumak – Jo Ellan Dimitrius
Sen Bana Bakma Ben Senin Baktığın Yönde Olurum – Özdemir Asaf
Kaybolma Klavuzu – Rebecca Solnit
Türk Evi – Cengiz Bektaş
Mutluluğun Sakıncaları -E.Farrely
İyi Fotograflar Çekmek İçin Bu Kitabı Okuyun – Henry Caroll (Okuduğum fotografçılık kitapları arasında en fazla faydalandığım kitap, tüm konuları örnekleri ile basit bir şekilde anlatmış)
Dünyanın Bütün Sabahları – Pascal Quicknard
Hayat – Engin Geçtan (2.kez) (Engin Geçtan’ın tüm kitaplarını tavsiye ederim)
Günübirlik Hayatlar – Irvin Yalom
Aşkın Ömrü Evde Uzar – Frederic Beigbeder
Çağdaş Diyalektiğin Kaynağı Hegel – Atilla Tokatlı
Duvar Yazısı – Paul Auster (Auster’ın gençlik yıllarında yazdığı şiirleri, yeni baskısı yok, sahaf fuarında bulmuştum)
Taşlar Yerinden Oynarken – Dijital Pazarlamanın Kuralları – Fatoş Karahasan
Şahsi Bir Newyork Biyografisi – Serdar Turgut
Kendimize Uygun İşi Nasıl Buluruz – Roman Krznaric
Kariyer ve Varoluş – Daniş Navaro
Dikkat Vucudunuz Konuşuyor – Ahmet Şerif İzgören
TED Gibi Konuş – Carmine Gallo
Masal Terapi – Judith Malika Liberman
Sinema Bir Şenliktir – Onat Kutlar
Büyülü Fener – Ingmar Bergman
Yılın ilk günü kitap okumak için ne güzel bir gündür
2015’de okuduğum ve beni etkileyen kitapları, altını çizdiklerimi, tekrar bir gözden geçireceğim.
İş hayatını anlamanızı sağlayacak kitaplar
İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar “İş Yönetim” ya da “Kişisel Gelişim” kitapları değil, felsefe kitaplarıdır. Basitleştirilmiş bilgiler içeren “İş Yönetim Kitapları” sistemin içine sizi daha iyi entegre etmek için düzenlenmiş, olayların özünü anlamanıza izin vermeyecek tuzaklarla dolu kitaplardır. Onları okuduğunuzda iş hayatı ile ilgili birçok şey öğrendiğinizi düşünüp kendinizi bir anlığına rahatlatırsınız ancak öğrendikleriniz genelde fazla düşünme, sana söyleneni yap, herkes böyle yaparak bir yerlere geliyor tarzında bilgilerdir. İş hayatını ve insanları daha iyi anlamak istiyorsanız size yardımcı olacak olan edebiyat ve felsefe kitaplarıdır.
Van Gogh Yüz Yıl Sonra
Sanırım yeni baskısı yok, sahaf fuarında buldum, Ferit Edgü’nün Van Gogh ve resimleri üzerine şiirsel tatta 50 kısa denemesi
Bir sahafta, kütüphanede, arkadaşınızın kitaplığında karşınıza çıkarsa mutlaka okuyun derim.
Kitaptan bir bölüm; Çoğu kez krallar kadar zengin olduğuna inanır Van Gogh. “Parasal olarak değil elbet, ama (her gün aynı olmasa da) çalışmalarımda kendimi tüm ruhum ve yüreğimle adayacağım bir şeyler bulduğum için, bu yaşamıma anlam kazandırdığı, esin kaynağı olduğu için zenginim”
Alain De Botton’un Haberler kitabından çıkardığım notlar
Alain De Botton son kitabı Haberler’de, haberi nasıl algılamamız istendiğini, nelere dikkatimizin çekildiğini, neleri farkında olmadan göz ardı ettiğimizi her zamanki uslubu ile çok güzel anlatmış. Kitaptan aldığım kısa notları aşağıda paylaştım.
Haberlerin kafa karıştırıcı kopuklukla, çok ciddi ve halkın anlayamayacağı bir tarzda verilmesi de sansürün farklı bir çeşidi değil midir? Siyaset ve ekonomi haberlerinin bu şekilde verilmesinin bir rastlantı olmadığını düşünüyorum. Dinleyen haberi çok fazla anlayamadığı için yeterli irdelemeyi yapamıyor. Sonuçta haberden bir çıkarsama yapılmıyorsa ya da yanlış sonuçlara varılıyorsa o haber gizli bir sansürün etkisindedir.
Dünyada neler olup bittiği kimsenin pek umrunda değil. İnsanlar dünyada neler olduğundan çok, kendilerini ilgilendiren haberleri merak ediyorlar.
Bir ülkeyi ekonomik verileri ile değerlendirmek, bir insanı kan değerleri ile değerlendirmeye benzer.
İşlenen suçlara düşkünlüğümüz, o suçları asla işlemeyeceğimizden emin olmak için sarf ettiğimiz bilinçdışı bir gayretin parçası olabilir.
Kültür sanat olaylarına ilişkin tiyatro, konser, sinema yazılarında bu sanat olayı kimin içindir, seyredene ne faydası dokunabilir sorusuna yanıt verecek küçük tiyolar bulunmalıdır.
Benim medya ve haberler konusundaki görüşüm çok net. Ben medyanın bana empoze ettiği gündemle kendimi dar bir alana sıkıştırmak ve sıradanlaşmak istemiyorum. Benim dünyadan aldığım, gözlemleyerek keşfettiğim gündem haberlerin verdiğinden çok daha renkli ve heyecanlı.

