Çocukluğumda Yugoslavya denince aklıma hemen basketbol ve neşeli insanları gelirdi. Bir de 70’li yılların başında futbol takımlarımız sürekli Yugoslav oyuncuları transfer ederler, gelen Yugoslav futbolcular maç sonlarında bildikleri bir kaç Türkçe sözcük ile yaptıkları şiveli konuşmalar o zamanlar bize hem tuhaf, hem de komik gelirdi. Bugün ise Balkanlar denince aklıma ilk hüzün geliyor, senelerce birarada yaşayan insanların birden birbirleri ile bu denli düşman olmalarını insanın aklı kolay kolay almıyor. Benzer senaryoların senelerdir benim güzel ülkem için de kurgulandığını düşündükçe hüznüme öfke karışıyor. İşte bu duygularla başladım Balkan Yolculuğuna.
Yola çıkmadan yaptığım internet araştırmalarımın özetle söylediği şu: Denizi, limanları, sahili, doğası, tarihi, korunmuş ortaçağ mimarisi yapıları, daracık eski sokakları, şarapları ile görülesi topraklar Balkanlar. Hüzün ve neşenin birbirine bu kadar yakınlaştığı çok az yer olduğunu düşünüyorum yeryüzünde. Yıkılan yapılar onarılıyor ama ruhların onarılması o kadar kolay değil, bir çok noktada savaşın izlerini görüyorsunuz.



Tag Archives: gezi
Balkan Seyahatimizin ilk durağı Balkanlar’ın en eski şehri Budva
Balkan Seyahatimizin ilk durağı Balkanlar’ın en eski şehri Budva. Şehri, Venedikliler kurmuş, dar sokakları ile bir İtalyan Kasabasını, dağınık yerleşimi ile de bir Türk Kasabasını andırıyor. Buraya son yıllarda Rusya’dan ciddi bir göç olmuş, nüfus kısa sürede 17.000’den 26.000’e çıkmış, çevrede çok otel inşaatı var. Fiyatlar onlar için ucuz, bizim için pahalı 😔

Köşeleri Olmayan Köşk: Trabzon Atatürk Köşkü
Sadece Akçabat’ta bulabileceğiniz mükemmel bir lezzet: Akçabat Köftesi

Karadenizli arkadaşımlarımın yıllardır anlata anlata bitiremediği bu köfteyi yemeden internette bu tadın nasıl böyle olabildiğine ilişkin şöyle bir araştırma yapınca aşağıdaki bilgilere ulaştım, Bu tadın neden bu kadar güzel olduğunu basitçe anlatan hoş bir yazı, sizlerle paylaşıyorum.
Akçaabat ilçesinde 1 ve 2 yaşından büyük olmayan dana ve öküzler her sabah yetiştirici tarafından yöre otları ve yemlerine katılan tuz ile beslenir. Bu çeşit bir beslenme dana ve öküzün etine ayrı bir lezzet katar. Bu lezzetin farklı bir ilçe hayvanından elde edilmesi olanaksızdır.
Akçaabat Köftesinde hayvanın ön kol eti, kaburga eti, işkembe yağı ve böbrek yağı kullanılmaz.
Akçaabat Köftesi`nin en önemli özelliklerinden biri Odun kömürüyle çalışan ocaklarda pişirilmesidir. Ocak belirli sıcaklığa ulaştıktan sonra ızgarası tel fırça ile silinir. Ardından böbrek yağı ile temizlenir. Ve sıra halinde köfteler ızgaraya dizilir.
Akçaabat Köftesi, piyaz, kızarmış biber, kızarmış domates, yöresel ekmek ile yenilir. İçecek olarak ayran tercih edilir.
2 rahibin birbirinden habersiz Hz. İsa’yı rüyalarında gördükleri yamaçta yaptırdıkları Sümela Manastırı
Bir rivayete göre 2 rahibin birbirinden habersiz Hz. İsa’yı rüyalarında gördükleri yamaçta yaptırdıkları Sümela Manastırı. MS 395 yılında nasıl inşa edildiğini insan aklının almadığı bu manastırın tadilatını 3 yıldır bitirememişiz, bitiş tarihi olarak da 2020 gibi öngörülüyor. Biz mi daha ilerideyiz, Milattan Sonra 300 yıllarında yaşayan insanlar mı daha ilerideydi diye düşünmeden edemiyor insan 😊


























