Yeni YouTube kanalımızda inşaata dair her şeyi konuşuyoruz…

Sevgili dostum Mert Sezer ile harika bir Youtube projesi başlattık. İnşaat Mühendisliğini, inşaat sektörünü, şantiyeciliği, iş hayatının o kimsenin söylemeye kolay kolay cesaret edemediği sevimsiz gerçeklerini konuşuyoruz #youtube kanalımızda. Sizleri, dostlarınızı, inşaata gönül vermiş herkesi bekliyoruz buraya. 🙂
Sözü de YouTube jargonu ile bitirelim o zaman; kanalımıza abone olmayı, videolarımızı bol bol beğenmeyi unutmayın 😊😊😊

Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki seminerim 14 Aralık 2018

 

Atatürk Üniversitesi öğrencileri ile iş dünyasına yönelik okullarda öğretilmeyenleri, muhtemelen bundan sonra da öğretilmeyecekleri;

Bugünden iş dünyasına nasıl hazırlanabileceklerini,

Doğru bir kariyer yönetimi için neler yapabileceklerini,

İnsanın ne için çalışması gerektiğini,

Başarı, mutluluk ve para üçgeninin iç ve dış açılarını 😊,

Networklerini nasıl genişletebileceklerini,

Dünyanın hayal edebildiğimizden ne kadar da büyük olduğunu,

Nitelikli bir iş bulmak için neler yapmaları, neler yapmamaları gerektiğini

İşe alımlarda firmaların öncelikle dikkat ettiği noktaları,

İşe girdikten sonra onları bekleyen bilinmezlikleri,

Proje yönetiminin püf noktalarını,

Şantiye yönetimini,

Belki de en önemlisi, geleceğin nasıl geleceğini konuşacağız… 😊

Hayat nedir?

“Hayat nedir?” sorusuna yazar ve düşünürlerin cevapları:

Dostoyevski “Cehennem”

Sokrates “Izdırap”

Platon “Bilgi”

Aristoteles “Mücadele”

Nietzsche “Güç”

Picasso “Sanat”

Gandhi “Savaş”

Schopenhauer “Boş bir şey”

Bana göre ise “Vazgeçmemek”

Mızmızları çıkarın hayatınızdan, neden mi?

Sürekli memnuniyetsizler, şikayet edenler sadece kendi enerjilerini sömürmezler, sizin enerjinizi de hissettirmeden tüketirler. O insanlarla bir süre birlikte kaldıktan sonra üzerinizde tuhaf bir yorgunluk, birşey yapmama isteği ortaya çıkmaya başlar. Bir departmanı kendi içinden parçalamak istiyorsanız mızmız, dırdırcı birini o bölüme bir virüs gibi sokun kısa sürede orayı içerden çürütecektir. Bir süre sonra herkes yaptığı işten mutsuz, söylenmeye başlayacaktır. Artık onlardan başarı bekleyemediğiniz gibi başarılı olduklarında mutlu olacak enerjileri de kalmamıştır.

İnsanları uyandırmak için ne yapmamız gerekiyor?

Pablo Picasso, bu sorunun cevabını ne kadar güzel vermiş…

“İnsanları uyandırmak gerek. Şeyleri algılama biçimlerini altüst etmek. İnsanları kızdıracak, kabul edilmez imgeler yaratmak lazım. Pek güvenilir olmayan, tuhaf bir dünyada yaşadıklarını, sandıkları gibi bir dünyada bulunmadıklarını anlamalarını sağlamak.”

“Hoca öğretir, öğrenci ezberler” kalıbını yıkma zamanı gelmedi mi?

Hocalık, öğretmenlik, bu böyle olacaktır diye bir fikri öğretmekten çok öğrenciye kendi gerçeğini keşfedebilme fırsatı sağlamak olmalıdır bence. “Hoca öğretir, öğrenci ezberler” kalıbını hocalar da, öğrenciler de unutmalı. Anlatılanlar kafamızda canlanıp, sorgulanarak irdelendiğinde ancak bir şeyleri öğrenmiş oluyoruz…