Bana kendimi iyi hissettiren 52 şey – 52.yaş sonu notları

Bana kendimi iyi hissettiren 52 şey – 52.yaş sonu notları 🙂

1) Edebiyat

2) Tiyatro

3) Sinama

4) Felsefe

5) Zeki insanlar

6) Bulutların gökyüzünde çizdiği resimler

7) Gökkuşağı

8)Ruhunu korumuş eski sokaklar

9) Tren seyatleri

10) Eski, yeni tüm dostlar

11) Süprizler

12) Zekice yapılmış şakalar

13) Eski fotoğraflar, fotoğraf albümleri

14) Çocukluğumun geçtiği mahalle

15) Yalansız, palavrasız sohbetler

16) Yazmak

17) Kibirsiz insanlar

18) Güne sevdiğim bir dostumun telefonu ile başlamak

19) Sürpriz hediyeler

20) Keşfedilen yeni yerler

21) Günbatımları

22) Sosyal medyada karşıma çıkan izini kaybettiğin bir eski arkadaş

23) Dünyayı daha iyi anlamama yardımcı olan her şey

24) Uzun süren bir hastalıktan sonra iyileşmeye başlamak

25) Yeni bir yazarı keşfetmek

26) Boğazı vapurla geçmek

27) Kahve

28) Eski, yeni tüm kitapların kokusu

29) Zor bir çalışmayı sonuçlandırmak

30) Anlaşılmak

31) Yalnız olmadığımı hissetmek

32) Bilge bir insanın anlattıklarını dinlemek

33) Bir şeyleri değiştirebildiğimi görmek

34) Unutulmamak

35) Planladıklarımı gerçekleştirebilmek

36) Yeni projelere başlamak

37) Beklenmedik bir anda aklıma düşen güzel bir düşünce

38) Eski bir kokuyu yeniden duymak, o kokuyla birlikte geçmişreki anılara gitmek

39) Eski bir dostun unuttuğumu zannettiğim bir anıyı hatırlatması

40) Yağmur sonrası yaprakların çimenlerin kokusu

41) Birden bire güzel bir fotoğraf karesi yakalamak

42) Bilinen verilerden bilinmeyen yeni sentezler üretmek

43) Gülümseyen insanlar

44) Kahkahalar

45) Yorgun bir günün gecesinde hemen uykuya dalabilmek

46) Bitmesini istemediğim rüyalar

47) Tekrar okuduğum kitaptan ya da tekrar seyrettiğim filmden farklı tatlar almak

48) Kar altında yürümek

49) Bulutların birdenbire dağılması

50) Yağmur sonrası havadaki berraklık

51) Bir imgeden geçmişe gidebilmek

52) Yazmak

Bir yöneticinin en önemli görevi

Goethe’nin çok sevdiğim bir sözü vardır; “İnsanlara oldukları gibi davranırsanız, aynen öyle kalırlar. Fakat onlara olmaları gerektiği gibi davranırsanız, daha büyük ve daha iyi insan oluverirler”.

Bir yöneticinin en önemli görevinin takım arkadaşlarına potansiyellerinin ne denli geniş olduğunu hissettirmesidir diye düşünürüm. Biz çalışanlara, çalışmayı sevmedikleri, sürekli işten kaytarmayı planladıkları, verdiğimiz görevin altından kalkamayacakları düşüncesi ile baktıkça doğal olarak onlar da bizim kabulümüze uygun davranacaklardır. Hiç bir zaman neleri başarabilecek güce sahip olduklarını düşünmeyeceklerdir. Oysa sonuçta hepimizin istediği kendimizi gerçekleştirebilmek ve potansiyelimizi maksimum seviyede kullanabilmek değil midir? Evrenin sınırları olmadığı gibi insan kapasitesinin de sınırlarının olmadığını düşünüyorum. Eğer bir sınır varsa o da beynimizin içinde önyargılarımızla kendi kendimize çizdiğimiz sınırlardır ki, bu da ne yazık ki aşılması en güç olanlardır.

Nedir bu kapitalizm?

Nedir bu kapitalizm?

İnsanı geleceğine borçlu, geçmişine düşman eden, yaşadığı anı hissetmesine izin vermeyen, onu oradan kovalayan bir sistem. Keşkeler içinde geçmişine küsmüş, sürekli geleceği satın almaya uğraşan mutsuz insanları yaratan bir ideoloji kapitalizm.

Türkiye’nin ilk inşaat zirvesini gerçekleştirdiğimiz günden bugüne tam iki yıl geçmiş…

Harbiye Divan Otelinde, tahmin edilenin çok üzerinde bir katılımla, gözden kaçan bir çok farklı problemin altının çizildiği, keyifli bir zirve olmuştu. O gün bir kez daha görmüştüm ki, özellikle eğitime yönelik doğru bir şeyler yaptığınızda, yaptıklarınız mutlaka bir şekilde karşılığını buluyor. Derinleşmiş sıkıntılar bir anda sıfırlanmıyor belki ama doğru eğitimlerin yarattığı bir bilinçlenme gelecek için hepimizin içindeki umudu tazeliyor. Bu doğrultuda eğitim konusundaki farklı projelerimi önümüzdeki günlerde blogum üzerinden sizlerle paylaşacağım.

Şantiye Yönetimi hakkında merak edilenler (Video)

Video

Bu haftaki videomuzda şantiye yönetimi çatısı altında; maliyet yönetimi, şantiye organizasyonu, alt yüklenici yönetimi, planlama yönetimi, satın alma yönetimi, dizayn yönetimi, hakediş yönetimi, sözleşme yönetimi konularına yönelik küçük püf noktalarını, şantiye yönetimini doğru yapamadığımızda başımıza nasıl da içinden çıkılmaz dertler açacağını, kısacası projelerin neden zarar ettiğini konuşuyoruz. Ayrıca videomuzun sonunda tüm arkadaşlara sürpriz bir hediyemiz de var. 😊

https://www.youtube.com/watch?v=Sz3rKXt-RKc