Cesaret ama nasıl bir cesaret, cahil cesareti mi, bilge cesareti mi?

Cahil cesareti ile bilge cesareti arasında büyük farklılıklar var. Ancak biz cahil cesaretini öne çıkarmayı seven bir toplum olduğumuz için tüm girişimcilik hikayelerimizin ardında o işi pek bilmeyen ama gözünü karartıp işe soyunmuş kahramanları arıyoruz, o kahramanları bulamasak da hayalimizde bir şekilde canlandırabiliyoruz onları.

Cahil cesaretine sahip olan kişi sağdan soldan duyduğu dış sesleri, iç sesi gibi kabul ederek işin ortasını, sonunu pek fazla düşünmeden girişir işe. Bilge ise sadece içinden gelen sesi dinlemez, verileri, bilgileri analiz edip öyle başlar çalışmaya. Ancak bilge cesaretine sahip olan kişi için de en büyük risk gereğinden fazla detaylar içinde kaybolup işe hemen başlama cesaretini kaybetmesidir. İşin sırrı cahil cesaretini bilge cesaretine dönüştürüp, gerekli detaylara gerektiği kadar yoğunlaşıp işe başlamakta. Bunu nasıl mı yapacağız, işte onun için sahip olmamız gereken beceriyi de tecrübe olarak adlandırıyoruz.

Başarılı insanlar neden her zaman iyi yönetici olamazlar?

Başarı motivasyonu ile güç motivasyonu farklı şeylerdir. İyi bir yönetici olmak için güç motivasyonunun yüksek olması gerekiyor. Biz ise yönetici seçimlerimizde başarılı olduklarını göz önünde tutarak başarı motivasyonu, güç motivasyonuna göre daha yüksek olanları yönetici olarak seçiyoruz. Bu kişiler gücü elde etmek ve tutmaktan çok, başarı odaklı oldukları için yöneticilik pozisyonlarında çok fazla heyecan yaşamıyorlar. Durum böyle olunca hem takım içindeki başarıyı getiren, işin yükünü taşıyan arkadaşları yönetici koltuğuna oturttuğumuz için kaybediyoruz, hem de güç motivasyonları daha düşük olan kişilere yöneticilik verdiğimiz için firma içinde yönetim zaafları yaşıyoruz.

Dünyanın en yalan planı: Kariyer Planı

5 yıl sonra kendini nerede görmek istiyorsun?
Bize kariyer planlarını anlat. vb.
Aman bu saçmalıklara kulak vermeyin.
 
Kariyer Planı diye bir şeye inanmıyorum. Bir plan yapmak için öncelikle eldeki verilerin belli olması olması gerekir. Bu kadar belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda sağlıklı bir plan yapamazsınız. Ayrıca işin öznesi olan siz de zaman içinde değişiklikler göstereceksiniz. Tek bir plan vardır o da insanın kendine yatırım yaparak sürekli kendini geliştirmesi.
Plan diye yaptığınız şeyin yeni keşifler yapmanızda sizi engelleme ve hareketsiz bırakma olasılığı çok fazladır. Kendinizi hep o planınıza bağlı tutmak istersiniz, oysa yaptığınız her işte yaşadığınız her olayda bir şekilde değişim gösterirsiniz. Bir zaman sonra o planı yaptığınız zaman ki siz de değilsinizdir artık ayrıca içinde bulunduğunuz toplum da o toplum, dünya da o dünya değildir. Her şeyin değiştiği bir ortamda siz 5 yıl önceki planlarınızı gerçekleştirmeye çalışıyorsunuzdur. 
 
Planlarınızın yerine prensiplerinizin olmasını tavsiye ederim, planlar geçici, prensipler kalıcıdır.

Türkiye Girişimi – Bilgi Pazarı kapsamında yaptığım “Hepimiz Birer Girişimciyiz” Sunumu

Bilgi Pazarı Türkiye Girişimi

Sizleri tanımak, sinerji yaratan enerjinizi birlikte yaşamak benim için çok keyifliydi. Türkiye Girişimi’nin böylesine güzel çalışmalarına tanık olmak, içinden geçtiğimiz bu sisli, puslu günlerde ülkemin geleceğine yönelik umutlarımı tazeledi. Ve çok iyi biliyorum ki güzel gelecek günlerin geceleri hep sisli oluyor…

Performans = Potansiyel – Engeller

Formül basit aslında, engelleri sıfırlamayı başardığımızda tüm potansiyelimizi kullanmaya başlayabiliyoruz. Engelleri anlamanın yolu da kendimizi ve değerlerimizi tanımaktan, beraberinde de kendimiz ile korkmadan yüzleşmekten geçiyor. Kendimizden kaçtıkça bariyerlerin sayısı da, büyüklükleri artıyor. Egolarımızdan kurtulduğumuz ölçüde yüzleşmemiz kolaylaşacak, yüzleşmemiz kolaylaştıkça engellerimiz azalacak ve bizi ideallerimizle buluşturacak tüm potansiyelimizi gerçekleştirme fırsatını bulacağız.

Bertrand Russell’ın bundan 1000 yıl sonra yaşayan insanlara mesajı

20.yüzyılın en değer verdiğim filozoflarından Bernard Russell’ın 1000 yıl sonra yaşayacak insanlara mesajı çok etkileyici…

“Biri entelektüel ve biri de ahlaki olmak üzere iki şey söylemek isterim:

Onlara söylemek istediğim entelektüel şey şu: Herhangi bir konu üzerinde çalıştığınızda ya da herhangi bir felsefeyi ele aldığınızda, kendinize yalnızca gerçeklerin/olguların (fact) ne olduğunu ve bu gerçeklerin doğrulandığı hakikatin ne olduğunu sorun. İnanmayı dilediğiniz şeyler tarafından ya da ona inanılmış olursa hayırlı toplumsal etkileri olacağını düşündüğünüz şeyler tarafından yönlendirilmiş olmaya asla izin vermeyin, yalnızca ve sadece gerçeklerin/olguların ne olduğuna bakın. Söylemeyi istediğim entelektüel şey budur.

Onlara söylemek istediğim ahlaki şey ise çok basit. Şunu söylemeliyim: Sevgi akıllıcadır/bilgeliktir, nefret aptalcadır. Giderek birbiriyle daha yakından bağlantılanan bu dünyada, birbirimizi hoşgörmeyi öğrenmek zorundayız. Bazı insanların bizim hoşumuza gitmeyen şeyler söylediği gerçeğine tahammül etmeyi öğrenmek zorundayız. Yalnızca bu şekilde birlikte yaşayabiliriz, ve birlikte ölmek yerine birlikte yaşayacaksak bir tür yardımlaşma ve bir tür hoşgörüyü öğrenmeliyiz, ki bu yardımlaşma ve hoşgörü bu gezegen üzerindeki insan yaşamının devamı için kesinlikle hayati bir önem taşıyor.”

“Hepimiz Birer Girişimciyiz! Bugünün ve Geleceğin İş Dünyası Bizlerden Neler Bekliyor?” Sunumum

Bu Pazar “Bilgi Pazarı” grubunun davetlisi olarak BUMED’de “Hepimiz Birer Girişimciyiz! Bugünün ve Geleceğin İş Dünyası Bizlerden Neler Bekliyor?” Konulu bir sunum yapacağım. Hayatlarımıza mutluluğu ve başarıyı getiren etmenleri ve bu etmenlerin felsefeyle ilişkilerini, başarının farklı boyutlarını, para konusunda yanılgılarımızı, paranın neden bizi sürekli mutsuz ettiğini, başarının geçmişten bugüne değişmeyen kriterlerini, kişisel markamıza nasıl yatırım yapabileceğimizi, sosyal medyayı doğru kullanmanın bize kazandıracaklarını, geleceğin iş yaşamına yönelik öngörülerimi ve kendime iş hayatında nasıl bir yol çizeyim diye düşünenler için küçük yol haritalarını anlatacağım. Kısacası yaşam, iş dünyası ve gelecek üzerine keyifli bir sohbet olacak. Programı uygun olan tüm dostlarımı bu Pazar BUMED’de saat 15.30’da “Bilgi Pazarı”na bekliyorum.

Etkinlik Linki

https://www.facebook.com/events/360434914155192/

Dünyanın en uzun süre faaliyet gösteren firması bir inşaat firması (1428 yıl)

Bugün öğrendim; dünya’da en uzun süre faaliyet gösteren şirket 578 – 2006 arası (1428 yıl) faaliyet göstermiş Kongō Gumi isimli bir Japon inşaat firmasıymış. Kore’den Japonya’ya bir budist tapınağı inşaatı için göç eden aile 40 kuşak boyunca firmayı yönetmiş. Şirket 2006’da Asya krizinde iflas etmiş, daha sonra firmayı Takamatsu firması satın almış.