Hayatımın hiçbir döneminde ben ne oldum demedim. Kimlerin hayatına nasıl dokundum, yenilikçi olarak neler yapabildim, neleri yapamadım, sertleşmiş paradigmaları değiştirebildim mi diye düşünürüm hep. Kendi cevaplarımdan da hiçbir zaman tam anlamıyla tatmin olamam.
Micheal Jordan’ın başarısının sırrı
Micheal Jordan, tüm başarıların ardındaki o sırrı ne kadar güzel açıklamış; Vazgeçmemek.
“Kariyerimde 9000 nin üstünde şut kaçırdım, hemen hemen 300 maçta yenildim, 26 defa maç kazanma sayısı için bana güvenildi, kaçırdım. Çabaladıkça başarısız oldum, başarısız oldukça çabaladım işte başarımın sırrı “
Tolstoy’un 11 Aralık 1881 günkü günlüğünden
“Asıl arzum her şeyi başkalarına dağıtmak ve kendi kendime yetmek. Yani ihtiyaçlarımı mümkün olduğu kadar sınırlamak ve aldığımdan çok vermek… Bütün gücümü bu amaca yönlendirmek ve bunu yaşamımın maksadı ve neşesi olarak görme (…) Yaşama, yeme içme ve giyinme gayet sade. Yapay olan her şeyi – piyano, mobilya, arabalar, arabalar – sat ya da birilerine ver. Yalnızca herkesle paylaşılabilecek bilim ve sanat üzerinde çalış. Validen sokaktaki dilenciye kadar herkese aynı şekilde davran. Tek amaç mutluluk – kendinin ve ailenin mutluluğu… Bu mutluluğun çok az şeyle yetinmek ve başkalarına iyilik etmekten oluştuğunu bil.”
Küçük bir mutluluk öngörüsü
“Sahip ol, mutlu ol” değil, sahip olduklarınla mutlu ol. Sahip olduklarınla mutlu değilsen, sahip olacaklarınla da mutlu olamıyorsun zaten
Aklı ihtiyaçlarının kölesi olmaktan ibaret insanları Schopenhauer ne güzel tanımlamış
[Aklı ihtiyaçlarının kölesi olmaktan ibaret insanlar] hayatlarında bir kez olsun bir latife veya nükteli herhangi bir şey onları canlandırıp neşelendirmemiştir; tam tersine herhangi bir şey, en alt düzeyde bile düşünceyi gerekli kılsa, bu onların nefretini çekmesi için yeterlidir. Olsa olsa en kaba, en bayağı şakalar gülmelerini sağlar onların; diğer zamanlarda her biri ciddi görünüşlü birer hayvandır, bunun tek sebebi ancak öznel bir ilgiye güçlerinin yetebilmesidir. Tam da bu yüzden kağıt oyunları, elbette para karşılığında, onlar için en uygun eğlencedir, çünkü bu tıpkı müzik, dram, sohbet vb. gibi iradeyi sadece bilgi alanı içinde tutmaz, harekete geçirir ve devinden halde tutar, ki asıl olan ve ister istemez her yerde karşılaşılan da budur. Kalan zamanlarda onlar iş adamıdır, beşikten mezara alım satımla uğraşanlar, hayatın getir götür işlerini yapanlardır. Zevkleri bütünüyle bedenidir, çünkü başkaları için duyarlıkları yoktur.
Schopenhauer
Yapay zeka artık işe alım mülakatlarında da kullanılıyor
Gün geçmiyor ki yapay zekanın kullanıldığı yeni bir alan ile karşılaşmayalım. Unilever Temmuz 2016’dan bu yana işe alımlarda yapay zekadan yararlandığını ve sonuçlarından da son derece memnun olduğunu açıkladı.
Unilever’ın yapay zekalı işe alım süreci şöyle işliyor: Adaylar, Facebook ve LinkedIn gibi platformlar aracılığıyla iş hakkında bilgi edindikten sonra LinkedIn profillerini Unilever’a gönderiyorlar. Daha sonra Pymetrics platformunda, yaklaşık 20 dakika boyunca 12 adet nöro bilim temelli oyun oynuyorlar.
Eğer işe başvuran adayların sonuçları, belirli bir pozisyonun gereken profiliyle eşleşirse aday, HireVue’nin yapay zekası aracılığıyla önceden hazırlanmış sorulara yanıt verdikleri bir mülakata alınıyorlar. Yapay zeka; anahtar kelimeler, tonlama ve vücut dili gibi şeyleri analiz ediyor ve işe alım müdürü için notlar alıyor. Bütün bu işlemler bir akıllı telefon ya da tablet üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Eğer adaylar, bu ilk iki adımı geçebilirlerse “hayatta bir gün” senaryosunu yaşamak için Unilever ofisine davet ediliyorlar. Günün sonunda müdür, adayların iş için gerçekten uygun olup olmadığına karar veriyor.
Unilever’daki bu yenilikçi işe alım süreci Unilever Kuzey Amerika’da başladı ve toplamda 68 ülkede, 15 farklı dilde yürütüldü. Şirketin bu sıra dışı işe alım sürecine dahil olan adayların toplam sayısı ise 250.000. Unilever, Kuzey Amerika’da Temmuz 2016 ve Haziran 2017 tarihleri arasında bu işe alım yöntemiyle elde ettiği sonuçları da paylaştı:
* Bu uygulamaya başlanıldıktan sonra, ilk 90 gün içinde iş başvuruları bir önceki yılın aynı dönemine göre iki katına çıktı.
* Herhangi bir adayın işe alınma süresi dört aydan dört haftaya düştü. Bu durum adayların zamanından toplamda 50.000 saatin boşa gitmesini önledi ve işe alımdan sorumlu personelin başvuruları incelemek için harcadığı zaman %75 azaldı.
* Son tura çıkan adaylara verilen teklif oranı %63’den %80’e yükseldi ve bu tekliflerin kabul edilme oranı %64’ten %82’ye yükseldi.
* 12 Pymetrics oyununun tamamlanma oranı %98’di. Bu sürece dahil olan 25.000 aday baz alındığında, bütün sürecin ortalama skoru, 5 üzerinden 4,1’di.
Kaynak: pazarlamasyon.com
Mülakatta adaylara doğru soruları nasıl sorabilirsiniz?
Bir insan kaynakları uzmanının mülakat yaptığı adaya doğru sorular sorabilmesi için işi, süreci, sektörü ve firmayı çok iyi biliyor olması gerekiyor. Danışmanlık firmalarının en zayıf tarafı insan kaynakları danışmanlarının adayın yetkinliğini ortaya çıkaracak doğru soruları soramamaları.
Klişe soruların cevapları da klişe olduğu için çoğu mülakatlar al gülüm ver gülüm şeklinde geçiyor. Biraz konuşkan, sempatik, güven yaratabilen bir aday doğru sorularla karşılaşmadığı için yeteri kadar yetkinliği olmasa da işi alabiliyor.
İnsanın erdemleri neler olabilir?
Socrates, erdem bilgidir derken, Platon, erdem iyiyi elde etme gücüdür der. Seneca ise daha farklı bir açıdan yaklaşır; Büyük adamsın ama nereden bileyim, yazgın sana erdemini hiç sergileme fırsatı tanımamışsa.
“İnsanın erdemleri neler olabilir”den yola çıkarak bir kitap yayınlanmış: Erdemler Sözlüğü. Bildiğim, kitap şu anda piyasada satılmıyor ancak nadirkitap.com sipariş verebiliyorsunuz.
Ara ara Erdemler Sözlüğü’ndeki erdemlere şöyle bir göz atmak kısa süreliğine de olsa içsel bir değerlendirme fırsatı veriyor bana.
İşte sözlükte yer alan erdemler;
Adalet, affetmek, alçakgönüllülük, anlayış, araştırma, asalet, aşk, azim
Bağlılık, bilgelik, bilinçlilik, birlik, boş şeyleri umursamamak,
Cesaret, cömertlik, çaba, çalışkanlık,
Değerini yüceltmek, değişim-gelişim-yenilenme, dengeli olmak, devamlılık, dikkat, dinamizm, dinlemek, direnç, doğaya uygun yaşamak, doğruluk, dostluk, duyarlılık, dürüstlük, düzen,
Eminlik, erdem,
Fedakarlık,
Gerçeği aramak, gözlemlemek, güçlü olmak, güler yüzlü olmak, güvenmek, güzel konuşmak,
Hayal kurmak, heyecanların kontrolü
İç güven, ihtiyat, ileriye bakmak ve ayrıntıları düzenleyebilmek, irade, istikrar, iyilik, iyi niyetlilik, iyimserlik
Kahramanlık, kararlılık, kendi işini kendi görmek, kendine egemen olabilmek, kendini bilmek, kırılganlığı yenmek,
Kin gütmemek, korkularla mücadele etmek, kusur aramamak
Merhamet, mertlik, mutluluk, mücadeleci olmak
Neşeli olmak, nezaket
Olgunluk, onur, ortak yararlar için çalışmak, ödev bilinciyle hareket etmek, örnek olmak
Öfkenin kontrolü, ölçülülük
Paylaşmak, pratiğe geçirmek
Sabır, sadakat, saflık, sadelik, sağduyu, sağlık, samimiyet, saygı, sebat, sessizlik, sevgi, sınırlarını tanımak ve aşmak, sır tutmak, sorumluluk,
Şeref
Tahammül, tatlı dilli olmak, tecrübelerden yararlanmak, telafi etmek, tutkulara ve alışkanlıklara hakim olmak,
Umut, uyanıklık, uyumluluk
Vicdan, vefa
Yakınmamak, yanılsamalara kapılmamak, yalnızlık, yapıcılık, yardımseverlik, yiğitlik, yorulmazlık, yüce gönüllülük
Zafer ruhuna sahip olmak, zahmete katlanmak, zaman ve mekan hakimiyeti, zeka, zihin kontrolü,
Kaynak: http://www.erdemlersozlugu.org
Mutluluğu yakalamak mümkün mü? Tabi ki hayır :))
Mutluluğu yakalamak diye anlamakta zorlandığım tuhaf bir söylem var. Oysa ki mutluluk dış etkenlerden çok insanın içinde sahip olduğu değerler ile ilgilidir. Mutluluğumuz, dışımızdaki faktörlere bağlı ise bunlar değiştikçe ki, sürekli değişirler, biz de inişli çıkışlı bir duygu halinde, hep bir mutluluğu yakalama çabasında oluruz. İç değerlerimiz, olaylara yaklaşım şeklimiz, dışarıda olan bitenden çok daha stabildir. İç değerlerimizi doğru oturtup, hayatı bu doğrultuda çözebilmeyi başarabildiysek mutluluğu yakalamak ya da kaçırmak gibi bir derdimiz de olmayacaktır.
Platon’dan Altını Çizdiklerim
1. Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.
2. Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.
3. Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.
4. Merak, bir filozofun en düşkün olduğu şeydir. Çünkü felsefenin bundan başka bir başlangıcı yoktur.
5. Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.
Oğullarım büyüdüğünde, dostlarım onları cezalandırmanızı istiyorum sizden; eğer servetini veya herhangi bir şeyi erdemden daha çok önemserlerse veya aslında hiçbir şey değilken bir şeymiş gibi davranırlarsa, hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.
6. Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür.
7. Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.
8. Felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır.
9. Bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez.
Ruh, bilgisizliği çürütmeye alışıncaya kadar, bu çürütme ile kendinden utanarak, öğretime yolları kapayan kanaatlerden sıyrılıp tertemiz bir hale gelinceye kadar, ancak bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez.
10. Bir insan tanrıların varlığına hiç inanmasa da, eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa, böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder.
11. Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.
12. Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.
13. Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.
14. Kendini bilmek ruhunu bilmektir.
15. İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür.
16. Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor!
17. Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.
18. Dost, hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.
19. Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.
Çekip giderken kendi kendime şunu söylüyordum: Ben bu adamdan daha bilgeyim. İkimiz de güzel ya da iyi bir şey bilmiyor olabiliriz; ama o bir şeyler bildiğini sanıyor, oysa hiçbir şey bilmiyor, bense, biliyorsam, bildiğimi de sanmıyorum. Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.
20. Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.
21. Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar.
22. Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.
23. Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.
24. Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alınteri ve vicdanı koymuştur Tanrı.
25. Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır.
26. Beden, ruhun mezarıdır.
27. Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır.
28. Şair, hafif kanatlı kutsal bir şeydir; ilham duymadan, kendinden geçmeden, aklı başında iken bir şey yaratamaz.
29. Kanun sahibinin en önemli vazifesi; gayret gösterip edebi gerçekleştirmek ve yerleştirmektir.
30. Bilginin elde edilmesi, bizi iyiye ulaştıracaktır.