Sıradanlaşanların oluşturduğu sürünün peşinden gitmemeyi başarmak çağın en önemli meydan okuması bence.
Category Archives: Felsefe
Hayatın içirdiği acı ilaçlara karşı ne yapabiliriz?
Hayat, insana her gün bir sürü acı hap içiriyor. Bunların bir panzehiri varsa o da neşeli olmaktır. Yaşam ve insanlar içlerinde o kadar farklı çelişkiler barındırıyorlar ki o karşıtlıkları ne kadar sık yakalayabiliyorsanız neşeli olmanız için de o kadar çok malzemeniz var demektir. Dünya her gün baktığınız bir ayna değil mi?
Hayatımızdaki kavramları bir de bu nefis hikaye üzerinden değerlendirin – Deneyim kağıt diplomadan çok daha önemlidir
Kimin ne zaman, nerede yazdığını bilmiyorum ama iş dünyasında kullandığımız kavramları farklı bir bakış açısıyla değerlendiren bu banka soygunu hikayesini sizlerle paylaşmak istedim. 🙂
Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu. Soygunculardan biri bankadakilere bağırır: “Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.”
Herkes sessizce yatar… Bunun adı “Zihin Değiştirme Kavramı”dır. Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek…
Bu arada müşterilerden bir kadın bir masanın üzerine yatmıştır. Ama bacaklar ortada…Soyguncu bağırır: “Edebini takın.Bu bir soygun, ırza geçme değil!” Bunun adı “Profesyonellik”tir. İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş!
Soyguncular paraları yüklenip eve kapağı atmışlar. Genç olanı diğerine: “Abi, hadi şu paraları sayalım,” der. Daha yaşlı olanı der ki: “Çok aptalsın be. Bu kadar para oturup sayılır mı? Bu akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.” Buna “Deneyim” derler!
Günümüzde deneyim kağıt diplomalardan çok daha önemlidir. Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra Şube Müdürü, Şube Şefine hemen polisi aramasını söylemiş. Şef demiş ki: “Durun hele Müdürüm. Alacaklarını aldılar. Biz de bir 10 milyon daha alıp daha önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim, ne dersiniz?”
Buna “Dalgayı yakalamak” derler. Berbat bir durumu kendi lehine çevirmektir bu! Müdür der ki: “Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik!”
Buna “Sıkıntılardan kurtulmak” derler. Kişisel mutluluk işinden çok daha önemlidir.
Akşam TV haberleri bankadan 100 milyon dolar çalındığını açıklamış! Çaldıkları paranın çok daha az olduğu bilen soyguncular oturup saymışlar parayı…Tekrar tekrar saymışlar. Bakmışlar hepsi topu 20 milyon! Çok kızmışlar bu işe:
“Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon çalabildik. Banka Müdürü bir el harketiyle 80 milyon götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek daha iyiymiş!”
Bu “Bilgi altından daha değerlidir” demektir…
Banka Müdürü çok mutludur. Özellikle bir süre önce borsada kaybettiklerini geri alabildiği için. Buna “Fırsatları kullanmak” derler. Kazanmak için risk almak gerekir.
Mutluluğumuz ya da mutsuzluğumuz hakkında
Evrendeki yerimizi sorgulama biçimimiz ve bu sorgulamanın sonrasında ulaştığımız yanıtlar hayata karşı duruşumuzu ortaya çıkarıyor. Bu duruş da mutluluğumuzu ya da mutsuzluğumuzu belirliyor.
Planlarınız mı, niyetleriniz mi daha etkili?
Kendi kendime çok düşünmüşümdür, planlarım mı, niyetlerim mi üzerimde daha etkili oluyor diye. Daha teknik ve somut olan planlarım çoğu zaman beni yarı yolda bıraktırırken, iç sesimin yönlendirdiği niyetlerim ise beni hep yolda tutmuşlardır. En güzeli ne derseniz, bu ikiliyi birlikte doğru kullanarak yola devam etmek derim. 🙂
Hayatta tek bir başarı vardır o da…
Tek bir başarı vardır, o da yazgınızı kabullenmektir diyor Leonard Cohen. Bana göre ise tek bir başarı var, o da insanın istediği hayatı yaşaması ve bütün mücadelesini de bu doğrultuda yapmasıdır.