Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nde vereceğim seminer

Az önce sezonun son seminerini İMO Bakırkoy Temsilciliğinde verdim derken, bir an yarın Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ndeki seminerimi atlamışım. Bu sezonun kapanışını Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki öğrenci arkadaşlarımla yapıyorum. Programı müsait tüm öğrenci arkadaşlarımı beklerim. 😊

İMO Bakırkoy Temsilciliği’ndeki Seminerimin Ardından

Sezonun son seminerini memleketim Bakırköy’de verdim. 😊 İMO Bakırkoy Temsilciliği’nde katılımcı dostlarımın yoğun ilgisi çok keyifli bir seminer oldu. Eylül’e kadar seminerim olmayacak, Beykent Üniversitesi’ndeki bu dönemin son 2 dersinde 2 değerli konuğumu ağırlayacağım.

3’lü İMO Seminerimden ilki Kadıköy’de gerçekleşti

3’lü İMO Seminerimden ilki Kadıköy Belediyesi’nde çok küçük bir katılım ile aile içi tatlı bir sohbet tadında gerçekleşti. Sanırım, seminerin duyurusunda bir sıkıntı yaşanmış. Bana ve çevremdeki hiç kimseye etkinlik ile ilgili bir SMS duyurusu gelmemişti. Umarım önümüzdeki hafta Karaköy ve Bakırkoy’deki seminerlerin bilgilendirmesi daha iyi yapılır. Aksi takdirde bu seminerlerden istenen verimliliğin sağlanması mümkün olmayacaktır.

Proje Yönetimine Yönelik Okullarda Öğretilmeyen 40 Ders – İMO İstanbul Şube ve Temsilciliklerde Vereceğim Seminerler


Proje Yönetimi eğitimlerimden altını çizdiğim önemli noktaları derleyerek oluşturduğum “Proje Yönetimine Yönelik Okullarda Öğretilmeyen 40 Ders” konulu seminerlerim 10 Mayıs Çarşamba saat 17:00’de İMO Kadıköy Temsilciliği’nde, 15 Mayıs Pazartesi saat 19:00’da İMO İstanbul Şubesi Karaköy Binası’nda, 16 Mayıs Salı saat 18:00’de İMO Bakırköy Temsilciliği’nde yapılacaktır. Programı uygun olan dostlarımı beklerim.

Bu kadar işinin içinde neden üniversitede ders veriyorsun diye soran dostuma verdiğim cevap

İş hayatının dışında bir dünyanın olduğunu gördüğüm için üniversiteyi seviyorum, üniversitede de üniversitenin dışında bir dünya olduğunu anlatmaya çalışıyorum öğrencilerime. Biz hep küçük dünyalarımızın içine kapadık kendimizi, dışımızda nasıl bir hayatın olduğunu çok fazla bilmiyoruz daha da acısı merak etmiyoruz. Oysa ki, hayatı da, dünyayı da daha iyi anlamak için sahip olduğumuz tek dürtü, merak.