Mutluluğun mimari ile bir ilişkisi olabilir mi?


Kafasını benim gibi hem mutluluğa hem mimariye takanların okumasını tavsiye edeceğim bir kitap Alain De Botton’un “Mutluluğun Mimarisi”

Botton, bir mekana girdiğimde o mekanın tasarımından orada yaşayanların mutlu olup olmadıkları ile ilgili bir fikir sahibi olabilirim der. İstanbul’a dışarıdan gelen bir yabancı, kentin tasarımına, mevcut yapıların çarpıklığına baktığı an anlayacaktır burada yaşayan insanların uzun zamandan beri mutsuz olduğunu, şehrin kendine özgü o hüznünü dahi mimariye yansıtamadıklarını.

Kitap, mimari ile mutluluk ilişkisi üzerine Botton’un felsefe sanat ve piskolojiyi temel aldığı tespitlerini farklı bir bakış açısı ile anlatıyor. Kitabı bitirdikten sonra her yapının bize neler anlatmak istediğini daha iyi anlıyorsunuz. Yapıların da müzik gibi çağı ve içinde bulundukları toplumu en iyi yansıtan araçlar olduğunu düşünürdüm, şimdi sadece düşünmüyor, yapılarla iletişime geçebileceğim, onlarla konuşabileceğim fırsatları da yakalamaya çalışıyorum.

“Ancak acıyla tanışınca gözümüzde değer kazanır güzel şeyler. Binaların güzelliğinden etkilenebilmek için de her şeyden önce biraz acı çekmiş olmamız gerekir” diyen De Botton’un kitabının son paragrafı ise şöyle: “Bakir topraklar üzerine yaptığımız evler bu toprakların sunduğu güzellikten daha fazlasını sunabilmeli bize. Mutluluğun ne olduğunu en kusursuz biçimde, en ustaca anlatabilen binalar inşa etmeliyiz. Hiç değilse bu kadarını borçluyuz üzerine binalar dikerek yok ettiğimiz kırlara ağaçlara solucanlara.”

Le Corbusier’den altını çizdiklerim

Le Corbusier’in “Mimarlık Öğrencileri İle Söyleşi” kitabından altını çizdiklerim
Paradan, kendini beğenmişlikten kurtulan her düşünce, bir çıkış kapısı bulabilir, kendi yolunu çizebilir. Corbusier 1942

Ucun kentlerin üzerinden ve 20.yy.in yaptıklarına bir bakın; hersey bölük borcuk, kişisel, yerel ve tutarsız. Corbusier 1942

Kendi kendimizi aldatmayalim; akademizm yaratıcılığın sıkıntılı saatlerinden korkanların işine gelen bir düşünmeme biçimidir. Corbusier 1942

Her yapının kendine göre bir önemi vardır. Her yapı ülkeyi güzelleştirme ya da cirkinlestirme sorumluluğunu taşır. Corbusier 1942

Mimarlıkla müzik iki kardes gibidir, ikisi de zamanı ve mekanı oranlar. Corbusier 1942