Kırmızılarım ya da gözüme kaçan kırmızılar (Fotoğraf Albümlerimden)

Çocukluğumdan bu yana değişmeyen az şeyden biridir kırmızıya olan aşkım. Bendeki bu kırmızı sevgisinin tam olarak nereden geldiğini çözebilmem mümkün değil, beğenilerimizin ya da beğenmemelerimizin bir çoğunun nedenini anlayamadığımız gibi. 
Madem kırmızıyı bu kadar seviyorum, o zaman çektiğim fotoğraflarda kırmızı rengin öne çıktıklarından bir derleme yaparsam nasıl bir “Kırmızı Albümü” ortaya çıkar diye düşündüm. Üzerinde çalışması çok eğlenceli oldu benim için. Fotoğraflar, kırmızı üzerinden bir sürü farklı anıya götürdü beni. Şu aşamada çok gerilere de gidemedim gerçi, sadece son 2 yılın kırmızılarını toparlayabildim ama her şeyi çok hızlı yaşadığımız için yakın geçmişin taze anıları dahi iyice sindirilmediğinden çok eskilerde kalmış gibi görünüyor insanın gözüne. Zaten günümüzün sorunu da değil mi, çok şeyi bir arada yaşayıp, azını anlayabilmek. 
Ortaya bir şeyler çıktıkca kırmızıların beni kesmeyeceğini farkettim, başladım turuncularımı, morlarımı, yeşillerimi, yeşil/mavilerimi derleyip toplamaya. Baktım bu şekilde fotoğrafları derlemek keyifli oluyor, yaşanmışlıklar daha bir demlenip oturuyor insanın zihninde, o zaman neden köprüler, kapılar, taş yapılar, Istanbul, yollar, yansımalar, ağaçlar, denizler, evler, vb. diye fotoğraf albümleri hazırlamayayım diye düşündüm. Şimdi vakit buldukça onlar üzerinde çalışıyorum, toparlandıkça blogumdan paylaşacağım sizlerle.




1860 mt. yükseklikte ormanın ortasında bir dünya cenneti: Potrosce Gölü – Bosna

Potrosce Gölüne, jeep ile 1 saatlik orman yolunu tırmandıktan sonra ulaşabiliyorsunuz ama o zorlu yolculuğa değiyor. Yol koşulları kolay olmadığı için turlar, buraya program düzenlemiyorlarmış, serbest günümüzde rehberimiz ne dersiniz böyle bir tırmanışa dedi, biz de tamam dedik ve başladık tırmanmaya. 😊 Fotoğraflarda göreceksiniz, hiç bir tesis yok, sadece bölgeye uygun tek katlı evler var. Alp Dağlarının yamaçlarını hatırlatan bir manzara, çocukluğumuzun Heidi çizgi filmindeki bir dağ köyü.

Saraybosna Gülleri Solmasın

Saraybosna’lılar, savaşta atılan bombaların, havan toplarının yerdeki izlerini kırmızıya boyayıp, bu noktada kan döküldüğünün hep hatırlanmasını istiyorlar. Hırvatistan’da savaşın izleri silinmeye çalışılırken, Bosna’da ise her noktada bu izlerin korunmasına çalışıyorlar. Bosna’da yaşananları sadece Bosna’lıların değil, tüm dünyanın özellikle işlevsizleşmiş olsa da Birleşmiş Milletlerin de unutmaması gerekiyor. Buradaki katliama tarafsız görünümlü Birleşmiş Milletler de çok ciddi destek vermiş 😔