Yüksekliği 2 km’ye varan dünyanın en uzun yapısı

Gelin, bugün birlikte gökyüzüne yükselen bir hayalin izini sürelim.

2.000 metreye varan yüksekliğiyle Jeddah Tower, yalnızca Suudi Arabistan’ın değil, insanlığın eriştiği yeni bir zirvenin simgesi olacak. Projeyi, Vision 2030’un şehircilik, teknoloji ve küresel prestij ekseninde taşıdığı iddianın yapılaşmış hali olarak düşünebiliriz.

Bugün internette bu haber başlığını görünce bir an acaba 1 Nisan şakası mı diye düşündüm. Baktım değil, yıllardır üzerinde çalışılan bir proje. Hemen yapay zekaya sorup mega kuleyle ilgili detaylı bilgilere ulaştım. Sonra da Chatgpt’den Jeddah Tower’ın Suudilerin Vision 2030 kapsamında inşa ettikleri Neom ve The Line projeleriyle ile karşılaştırmalı bir analizini yapmasını istedim. İşte sonuçlar…


GENEL BİLGİLER

  • Projenin Adı: Jeddah Tower (önceki adıyla Kingdom Tower)
  • Lokasyon: Cidde, Suudi Arabistan (Kızıldeniz kıyısında, Obhur Creek bölgesi)
  • Yükseklik: Tam yüksekliği kesin olarak açıklanmamakla birlikte, 1.000 metreyi aşacağı, bazı kaynaklara göre ise 1.600 ila 2.000 metre arasında olabileceği söyleniyor.
  • Kat Sayısı: Tahmini 167 ila 200 kat
  • Yüzey Alanı: 530,000 m² üzeri toplam inşaat alanı
  • Maliyet: Yaklaşık 1,4 milyar dolar (yalnızca kule), tüm proje alanı ise 20 milyar doların üzerinde
  • Amaç: Cidde’nin küresel finans ve turizm merkezi olmasını sağlamak

MİMARİ VE MÜHENDİSLİK

  • Mimar: Adrian Smith + Gordon Gill Architecture Adrian Smith, daha önce dünyanın şu anki en yüksek binası olan Burj Khalifa’nın da mimarıdır.
  • Yapı Mühendisliği: Thornton Tomasetti
  • Yapımcı Firma: Saudi Binladin Group (baş müteahhit)

Öne Çıkan Mimarî Özellikler:

  • Aero-dinamik tasarım: Rüzgar yükünü en aza indirecek şekilde üç kollu, “Y” şeklinde temel tasarım
  • Cam cephesi: Isı yalıtımı yüksek, parlak güneşi yansıtan özel camlar
  • Gökdelenin tepe kısmında gözlem katı ve lüks restoranlar olacak.
  • En büyük asansörlerden biri: Tek seferde 160 kata çıkabilecek sistemler öngörülüyor.

KULLANIM AMAÇLARI

  • Ofis alanları
  • Otel ve rezidanslar (Four Seasons ile işbirliği yapılması planlanıyor)
  • Gözlem terası – Dünya üzerindeki en yüksek noktada olacak şekilde tasarlanıyor
  • Lüks alışveriş merkezleri
  • Kongre ve toplantı alanları

İNŞAAT SÜRECİ VE DURUM

  • İlk başlama tarihi: 2013
  • Planlanan tamamlanma tarihi: İlk olarak 2020 hedeflenmişti, ancak proje siyasi, finansal ve teknik nedenlerle birçok kez duraksadı.
  • 2023’te yeniden canlandırıldı: Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu kapsamında projeye yeniden büyük bütçeler ayrıldı.
  • 2024’te Suudi hükümeti projeyi dünyanın yeni simgesi haline getirmek istediğini açıkladı.
  • Tamamlanma tahmini: 2027-2030 arasında olması bekleniyor.

STRATEJİK AMAÇ VE VİZYON 2030 İLE İLİŞKİSİ

Jeddah Tower, Suudi Arabistan’ın “Vision 2030” adlı kalkınma planının sembollerinden biri:

  • Petrol dışı ekonomiye geçiş hedefleniyor.
  • Turizm, gayrimenkul ve teknolojiye dayalı bir gelecek inşa edilmek isteniyor.
  • Cidde, Riyad dışında küresel bir merkez haline getirilmek isteniyor.
  • NEOM” gibi diğer dev projelerle birlikte entegre bir modernleşme vizyonunun parçası.

ELEŞTİRİLER VE ZORLUKLAR

  • Zemin ve temel sorunları: 2 km’lik yapının zemin mühendisliği çok zorlu; deniz seviyesine yakın bir bölgede yapılıyor.
  • İklim koşulları: Cidde’nin aşırı sıcak havası ve kum fırtınaları inşaatı zorlaştırıyor.
  • Finansman sorunları: 2017’de yaşanan siyasi çalkantılar sonrası projeye kaynak akışı durmuştu.
  • Mühendislik sınırları: Bu yükseklik henüz hiçbir yapıda test edilmemiş olduğundan büyük riskler içeriyor.

GELECEK BEKLENTİLERİ

Eğer bu proje başarıyla tamamlanırsa:

  • “Mega yüksek yapı mühendisliği” yeniden tanımlanacak.
  • Dubai’nin Burj Khalifa’sından sonra gökdelen yarışında yeni bir çağ başlayacak.
  • Suudi Arabistan, modern mimari ve şehircilikte “örnek alınan ülke” imajı kazanabilir.

KARŞILAŞTIRMALI TABLO: Jeddah Tower – The Line – NEOM

Özellik / ProjeJeddah TowerThe LineNEOM City
LokasyonCidde, Kızıldeniz kıyısıTabuk bölgesi, kuzeybatı Suudi ArabistanKızıldeniz’in kuzeybatısı, Ürdün sınırına yakın
İnşa Başlangıcı201320212017
Tamamlanma Planı2027-2030 (belirsiz)2030 (1. etap)2030 (vizyonel tamamlanma)
Öne Çıkan Mimari~2.000 m yüksekliğinde tek gökdelen170 km uzunluğunda, 200 m genişliğinde çizgi şehirModüler ve tematik şehir bölgeleri
AmaçDünyanın en yüksek yapısıSıfır karbon, dikey şehirleşmeTeknoloji, doğa ve insan merkezli yaşam
Vizyon 2030 ile İlişkiKüresel cazibe, turizm, markaSürdürülebilirlik, dijitalleşme, inovasyonEkonomik çeşitlilik, küresel cazibe
SürdürülebilirlikOrta düzey%100 yenilenebilir enerji, yaya odaklıTamamen karbon nötr altyapı hedefi
Teknoloji EntegrasyonuKısmenGömülü yapay zekâ, drone taşımacılığıRobotik, biyoteknoloji, yapay zekâ, su arıtımı
Maliyet~1.4 milyar $ (kule)~500 milyar $ (tüm NEOM projesi dahilinde)Toplam NEOM bütçesi ~500 milyar $+

ANALİZ

1. Amaç ve Vizyon Farklılıkları

  • Jeddah Tower, görkemli ve sembolik bir yapı olarak konumlanıyor. Amacı rekor kırmak, Suudi Arabistan’ın küresel vitrinini değiştirmek ve Cidde’yi cazibe merkezi haline getirmek.
  • The Line, radikal bir şehircilik deneyidir. Yatay değil, dikey kentleşme önererek hem alan kullanımını hem de karbon salınımını minimize etmeyi hedefliyor.
  • NEOM, daha geniş bir üst projedir; The Line bunun yalnızca bir parçası. NEOM, geleceğin yaşam biçimini simgeler: yapay zekâ destekli şehirler, biyoteknoloji, enerji, eğitim ve doğa ile uyumlu yaşam.

2. Yapısal ve Mühendislik Zorlukları

  • Jeddah Tower, mühendislik sınırlarını zorlayan bir proje. 2 km’ye yakın bir gökdelenin temeli, rüzgâr dengesi, asansör sistemleri gibi konular hâlen deneysel düzeyde.
  • The Line ise mimari deneycilikte Jeddah Tower’dan daha öteye geçiyor: 170 km boyunca uzanan ayna kaplı bir şehir; bu yapı bugüne kadar hiç denenmemiş bir “megastrüktür”.
  • NEOM ise şehri baştan tasarlayan bir gelecek laboratuvarı. Bu kadar geniş coğrafyada entegre teknolojilerle yaşamak, çok sayıda sistemin eş zamanlı çalışmasını gerektiriyor.

3. Siyasi ve Ekonomik Arka Plan

  • Üç proje de Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın liderliğindeki Vision 2030 programının parçaları.
  • Petrol dışı gelir kaynakları yaratmak, turizm, teknoloji ve finans üzerinden büyümek hedefleniyor.
  • Jeddah Tower, geçmişte Suudi kraliyet ailesi içi çekişmeler nedeniyle duraksadı. NEOM ve The Line, daha doğrudan devlet himayesinde ve daha güçlü politik iradeyle ilerliyor.

4. İmaj ve Kültürel Etki

  • Jeddah Tower, geleneksel “yüksek bina yarışının” son halkası.
  • The Line ve NEOM ise yeni nesil şehircilik ve insan-doğa-teknoloji uyumu üzerinden farklı bir vizyonu temsil ediyor.
  • The Line aynı zamanda Batı’da büyük tartışmalara yol açtı: distopik, kontrolcü, insan doğasına aykırı gibi eleştiriler de aldı.

SONUÇ: HANGİSİ GELECEĞİ DAHA ÇOK YANSITIYOR?

KriterJeddah TowerThe LineNEOM
Sembol Değeri✅ ✅✅✅✅✅✅
Gelecek VizyonuOrtaYüksekÇok Yüksek
UygulanabilirlikZor ama mümkünRadikal derecede deneyselModülerliği sayesinde daha uygulanabilir
Turistik PotansiyelYüksekOrta-YüksekYüksek (ama tamamlanması uzun vadeli)
Teknolojik DerinlikKısıtlıÇok yüksekÇok yüksek

SON SÖZ

  • Jeddah Tower, geçmişin ihtişamı ile yükselen bir görsel ikon olabilir.
  • The Line, insanlık tarihinde benzeri olmayan bir yaşam biçimi denemesi.
  • NEOM, tüm bu çabaların stratejik çatısı olarak, Suudi Arabistan’ı 21. yüzyılın en iddialı teknolojik laboratuvarınadönüştürme planıdır.

01 Nisan 2025

Çiftehavuzlar

Narsist ve Psikopat Adaylar Neden Mülakatlarda Parlıyor?

Şöyle bir sahneyi düşünün. İş görüşmesi için bir ofisin bekleme salonundasınız. Oradaki adaylardan biri elini dizlerine koymuş, hafif hafif ayaklarını sallıyor. Yanındaki, tuttuğu kalemi bilinçsizce çevirip duruyor, bir hızlanıp bir yavaşlıyor. Onun ilerisindeki lacivert takım elbiseli, cep telefonuna bakar gibi görünse de gözleri sürekli kapının hemen ardındaki görüşme odasında. Hepsinde mülakat öncesindeki o bilindik gerginlik. Buraya kadar alışık olduğumuz görüntüler. Ama tam şimdi sahne değişiyor. Pencerenin kenarında, koltuğuna adeta gömülmüş, rahat ama kendinden emin bir gülümsemeyle ortama hâkim biri oturuyor. Görüşmeyi yapacak kişi içeri girip adını okuduğunda, yerinden ağır hareketlerle kalkıyor, güçlü bir tokalaşmayla karşısındakinin gözlerine bakıyor ve kendisini tanıtmaya başlıyor. İşte o an, diğer üç aday farkında bile olmadan oyun dışı kalıyor.

Peki, neden bazı adaylar görüşmelerde diğerlerinden daha parlak görünüyor? İşe alım uzmanları neden bazen “Bu adamda bir şey var!” diyerek, sonradan başlarına bela olacak kişilere kapıyı açıyor? İşin içinde iyi hazırlanmış bir CV’den fazlası var: Kendini pazarlama sanatı. Ve bu sanatın ustaları genellikle narsistler ve psikopatlar.

Mülakat Sahnesi: Bir Manipülasyon Ustası İş Başında

İyi bir mülakatçı, adayın yeteneklerinden çok, kişiliğini ve kültürel uyumunu anlamaya çalışır. Ancak burada büyük bir çelişki devreye girer: Narsist ve psikopat bireyler, başkalarının onlara ne görmek istediğini sezmekte ustadır. Mükemmel bir kostüm giyer, en doğru kelimeleri seçer ve sahneyi tek kişilik bir gösteriye çevirirler.

Değerlendirmeyi yapacak kişi, kendine güvenli, karizmatik, enerji saçan ve “liderlik ışığıyla parlayan” biriyle karşılaştığını düşünür. Oysa perde arkasında başka bir gerçek saklıdır: Bu kişiler, duygusal manipülasyonun zirvesine ulaşmıştır. Göz teması mükemmeldir, ses tonları otoriter ama sıcak, beden dilleri açık ama tehditkâr değildir. Hatta kişisel bir anekdot paylaşarak görüşmecinin bilinçaltına küçük bir çengel atarlar: “Biliyor musunuz, ben de küçükken sizin gibi mühendis olmayı düşünmüştüm ama sonra finans beni cezbetti!”

Görüşmeci, kendine yakın hissettiği bu adaya içgüdüsel olarak ısınıverir. Bir noktada fark etmeden kendini “Bu adam harika olabilir mi?” diye düşünürken bulur.

Narsistler: Aynada Kendine Aşık Olan Tanrıçalar ve Tanrılar

Narsistlerin mülakatlardaki başarısı, kendilerine olan sarsılmaz inançlarından gelir. Gerçekten o koltuğa en uygun kişinin kendileri olduğuna inanırlar ve bu inanç, bulaşıcıdır. Yetkinliklerini anlatırken aşırı övgüye kaçarlar ama bunu o kadar büyüleyici bir şekilde yaparlar ki, dinleyen kişi bile bu abartıya kapılabilir.

Narsist adaylar, mülakat sorularını sanki bir TED konuşması yapıyormuş gibi yanıtlar. Bir başarısızlık hikayesi mi anlatması gerekiyor? Onu öyle bir süsler ki, başarısızlık değil, ilham verici bir dönüşüm hikayesine dönüşür. Örneğin: “Evet, ilk işimde büyük bir hata yaptım. Fakat bu hata beni daha büyük sorumluluklar almaya itti ve sonunda şirketin en genç yöneticisi oldum.”

Gerçek? Genellikle bir dizi abartı ve çarpıtma. Ama mülakat masasının diğer tarafındaki kişi, bu hikâyenin cazibesine kapılmaktan kendini alamaz.

Psikopatlar: Soğukkanlı Stratejistler

Narsistlerin aksine, psikopatlar empatiyi yalnızca bir araç olarak kullanırlar. Bir psikopat adayın mülakat sırasında heyecanlandığını, endişelendiğini ya da tereddüt ettiğini göremezsiniz. Onlar için mülakat, bir satranç maçı gibidir. Önceden plan yaparlar, soruları tahmin ederler ve görüşmecinin zayıf noktalarını tespit etmek için jestlerini, mimiklerini analiz ederler.

Psikopatlar mülakatları yalnızca geçmek için değil, kazandıkları oyunun tadını çıkarmak için yaparlar. Şirketin ihtiyaçlarını anlar ve tam da o ihtiyaçları karşılayan kişiymiş gibi davranırlar. Etik değerlerden, ekip çalışmasının öneminden bahsederler ama aslında tek düşündükleri şey, kendi kazanımlarıdır.

İnsan Kaynaklarının En Büyük Açmazı

Şirketler neden bu tuzağa düşüyor? Çünkü işe alım süreçleri hâlâ adayların öznel performanslarına fazla bel bağlıyor. Karizmatik, özgüvenli ve enerjik bir aday, daha sessiz ama yetkin bir adayın önüne geçebiliyor. CV’ler kadar psikolojik profillerin de incelendiği, referansların derinlemesine araştırıldığı işe alım sistemleri olmadan bu durum devam edecek.

Bir narsist ya da psikopat aday mülakatta parladığında, genellikle uzun vadede takım içindeki uyumu bozuyor. İlk birkaç ay herkes bu harika işe alımın tadını çıkarıyor. Sonra maskeler düşmeye başlıyor. Övgüler yerini manipülasyona, enerji yerini baskıya bırakıyor.

Mülakatların Sahte Parıltısından Kaçış Yolu

Peki, şirketler bu illüzyona kapılmamak için ne yapabilir? Öncelikle, işe alım uzmanları yalnızca göz kamaştırıcı adayları değil, özünde ne kadar güvenilir olduklarını da değerlendirmeli. Çalışanların psikolojik dayanıklılığı, etik duruşları ve takım içinde uyum sağlamadaki yetenekleri daha fazla incelenmeli.

İkinci olarak, şirket kültürü narsist ve psikopat bireyleri ödüllendiren bir yapıda olmamalı. Eğer şirketiniz sürekli en agresif, en iddialı, en gösterişli insanları terfi ettiriyorsa, bilin ki bu kişiler kapınızı çalmaya devam edecek.

Son olarak, görkemli sunumları değil, adayın kriz anlarındaki reflekslerini test edin. Adayı beklenmedik bir durumla karşı karşıya bırakın, stres testleri uygulayın, önceki ekip arkadaşlarının görüşlerini alın. 

Sonuç: Parlayan Her Şey Altın Değildir

Bir mülakatta parlayan herkes gerçekten o kadar değerli midir? Yoksa bazıları yalnızca sahneyi iyi mi kullanıyor? Belki de bir dahaki mülakatta, “Bu aday harika olabilir mi?” diye sormadan önce, “Acaba neyi saklıyor?” diye düşünmek daha iyi bir fikir olabilir.

Sonuçta, gerçek liderler ışıklarını başkalarına yansıtarak güçlendirir, yalnızca kendi ışıltılarıyla değil.

08 Mart 2025

Çiftehavuzlar