Sadece iş teklifinde değil hayatın her aşamasında evet cevabını vermeden önce iyi düşünmek gerekiyor. “Evet”, kolay söylenebilen ama yüklediği sorumlulukları da bir o kadar fazla olan bir sözcük.
Bize çok sorulan bir sorudur, firmanın teklifini kabul ettim, sözleşme öncesi hangi konulara dikkat etmeliyim, neleri atlayabilirim? Bu ve benzeri sorulardan yola çıkarak hazırladığım kısa listenin işinizi kolaylaştıracağını düşünüyorum.
1) “Sen işe başla üç ay sonra tekrar masaya otururuz” ifadesi, içinde riskler taşıyor. 3 ay sonrası için bir taahhüt yapılacaksa bunun net olarak yapılması gerekiyor.
2) Sigortanız yatacak denmesi yeterli değil, sigortanızın alacağınız maaş üzerinden yatırılıp yatırılmadığını öğrenin.
3) Haftasonu mesai durumunu net öğrenin. Gerekli durumlarda mesai yapıyoruz cevabı ucu açık bir söylemdir, olabildiğince bu konuyu netleştirmeye çalışın.
4) İş tanımınız size açık ve net olarak anlatılsın. Bu konuda kafanıza takılan her şeyi en başında konuşun.
5) Kime ve hangi departmana bağlı çalışacağınızı öğrenin. Mümkünse organizasyon şemasındaki yerinizi görün.
6) Size imzalatılacak sözleşmeyi iyi okuyun, bir kopyasını kendinize alın. Kafanıza takılan noktalar olursa bir avukata danışın.
7) Deneme süresi olacaksa bunun süresinin ve ücretinin sözleşmede net olarak yazılmasını isteyin. Bu şekilde deneme süresinde sigortanızın ödenmemesi riskini ortadan kaldırırsınız. Bunu anlamanın en iyi yolu bordronuzun başlangıç tarihini kontrol etmektir.
İyi bir yöneticinin sihirli formülü
Bence iyi bir yöneticinin sihirli formülü;
Çalışanları işlerini yapmaları için rahat bırakırken yalnız bırakmamak
Kendi sorumluluklarından kaçmadan onlara güvenmek
Kendi yeteneklerini ispat zorunda kalmadan, çalışanların yeteneklerini ortaya çıkarıp değerlendirmek
IK Departmanının hangi katta olduğu, o firmanın İK politikasına yönelik ipuçları verir
Bir IK departmanının patron katında mı, çalışanlar katında mı olması bile o firma ile ilgili bir ipucu verebilir. Patron katındaki IK patron için, çalışanlar katındaki IK ise çalışanlar için çalışır. 🙂
Bir işe alım mülakatında firmayı anlamanın en basit yolu
İşe girerken, firmanın sağladığı yan haklar, çalışma şartları, maaş çok önemli ama bunların hepsinden daha önemlisi o firmanın insana verdiği değerdir. Bu değeri / önemi anlamanın en basit yolu firmanın İnsan Kaynakları yönetimine ve İK çalışanlarına bakmak. İşe başvuru sürecinde şirketin sizi incelediği ve ölçtüğü kadar, siz de şirketi karşınızdaki İK’cılar üzerinden tahlil edebilirsiniz.
Zaman ve İnsan
“Büyük insan zamanının önündedir; akıllı insan zamanında bir şeyler yapar; aptallar da zamanın önünde dikilirler,” demiş Jean Baudrillard
Zaman, bu aptalları kenara süpürse de, olan yine zamana olur 😊
Günümüzün evlilikleri…
Günümüzün evlilikleri bir yalnızlıktan kurtulma projesi, içinde çok da fazla aşk barındırmayan.
Yazarların para kazanmak için yaptıkları fani işler…

Mühendisliğe Giden Yolda Mustafa İnan Gençlerle Buluşuyor
Odunpazarı Modern Müze ve etkilendiğim eserler
Proust’un yeni yerler görmek değil yeni bakış açıları kazanmak önemli sözünün karşılığını veren bir müze OMM
Modern sanata hep tereddüt İle yaklaşmışımdır. Sanatçı İle insan arasına o sanat eserinin anlaşılmasına yönelik açıklamalar girmeli mi derim ama bir taraftan da bu açıklamalar olmadan bu eserleri anlayamayacağımı bilirim. İşte bu karışık duygularla girdim Odunpazarı Modern Müze’ye. İki saat boyunca dışarının gürültüsünden uzak kalmanın ötesinde yeni bakış açıları kazanarak ayrıldım müzeden. Bu arada müzenin çıkışının olduğu köşedeki sanal gerçeklik uygulamalarını mutlaka deneyin derim. Önce bir su damlasının gözünden ağacın içinden yükselecek sonra da bir sivrisineğin bakış açısıyla ormanda uçacaksınız.






















Mustafa İnan’ın İnşaat Mühendisliği Öğrencilerine Seslenişi

“Bilim uzun ve çetin bir yoldur çocuklar. Bilimi yarı yolda bırakmayın, olur mu çocuklar? Oppenheimer gibi hissediyorsanız, bırakın yüksek binaları başkası yapsın, büyük barajlarda başkası çalışsın. Bazılarına çok uzaklardan bile görünen yüksek yapılar kurmak çekici gelecektir. Bırakınız bu işleri öyleleri yapsın. Bazıları da insanları çalıştırmak, büyük teşebbüsleri idare etmek ihtirası ile yanarak kuvvetli olmak isteyeceklerdir. Bırakınız parayla da onlar uğraşsın. Sizin kuvvetli olmak gibi bir derdiniz yoksa, siz de Leonardo Da Vinci gibi ‘Kuvvet nedir?’ diye merak ediyorsanız buyrun sizleri Mekanik kürsüsüne beklerim. Çünkü bazılarına göre ‘Kuvvet’ para ile organizasyonun çarpımına eşittir; bize göre de kuvvet ivme ve kütleyi ilgilendiren bir büyüklüktür. Bu iki formülü birbiriyle karıştırmayın olur mu çocuklar? Kürsü ile ticarethaneyi birbirine karıştırmayın olur mu çocuklar? “
Prof. Dr. MUSTAFA İNAN (1911 – 5 Ağustos 1967)
