“Hayat garip.. Bazen ulaşamayacağın kadar yüksekte sandığın kişiler, aslında eğilemeyeceğin kadar alçaktadır!” -Freud-
20’li ve 30’lu yaşlarımda çevremde böyle çok kişi vardı. Sonra fark ettim ki, ulasamayacagım kadar yuksekte oldugunu düşündüğüm insanları yanlış konumlandırmışım. Artık pek karşılaşmıyorum bu tarz insanlarla. 🙂
Category Archives: Kişisel
Paris’te bir sokak ressamının çizdiği portrem 05.08.2006
Gaziantep yolculuğunda yol arkadaşım Alain De Botton
Babalar Günü Kahvaltısı
Babam sadece bir hayat vermedi bana, anlayarak keşfetmem için de bir hayat bıraktı ardında
Anneler Günü’nde gün doğmadan uyandığım sabahlar annem ile derin sohbetler yaptığımı yazmıştım. Babamla ise gün içinde daha çok beraberim. Her erkeğin, gençlik döneminde biraz uzak düştüğü babasıyla yılların ilerlemesi ile birlikte daha bir yakınlaşmaya başladığını düşünüyorum.
Eskisinden daha sık yine babam gibi davrandım diyorum ve bu bana çok iyi geliyor. Hayatta kaybolmamışlık hissi uyandırıyor üstümde. Neden – Sonuç ilişkilerimi daha rahat oturtuyorum kafamda. Diyorum ki endişe etme, doğru yoldasın, baban da aynısını yapardı.
Bir seminerim bittiğinde onun alkış sesini de duyuyorum kafamın içinde.
İyi bir insan olmanın her şeyin önünde gelen bir değer olduğunu söylediği sözlerini ve davranışlarını hatırlıyorum.
Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen hayatını nasıl böylesine basit ve derin yaşayabildiğini anlamaya gayret ediyorum.
Bana bıraktığı günlüklerinden onu, hayatı ve yazdığı günlerdeki Türkiye’yi daha iyi anlamaya çalışıyorum.
Anneme olan o büyük aşkının şifrelerini çözmeye çaba sarf ediyorum.
Sözün özü hem ayna, hem ışık tutuyor hayatıma.
Düşünüyorum da, babam sadece bir hayat vermemiş bana, anlayarak keşfetmem için de bir hayat bırakmış ardında.


Sene 1985 İTÜ İnşaat Fakültesi – Kış aylarında kurtların indiği rivayet edilen ıssız Ayazağa :)
Yanlışlarımı sevdim hep
Yanlış yapmaktan korkmadığım gibi herkesin olmayacağını düşündüğü konular üzerinde çalışmaktan da hep zevk aldım. Belki bugün sistemin içinde kaybolmadı isem yanlışlarımla olan bu barışıklığımdandır.
Mutluluğa giden bir yol yoktur, yolun kendisidir mutluluk
Hayatının en güzel yıllarının nerede geçeceğini bilemiyor insan
Yazma sürecim
Bir söze, bir değişe, bir imgeye, bir rüyaya takılıp hemen bir şeyler yazmaya başlayabilirim. Önce mekanikleşmeden saf biçimde yazar, sonra metni kendi içinde kurgulamaya başlarım. Tüm yazdıklarımda kullandığım dil kendimcedir.







