Doğanın anlattıkları

Bulutlar, deniz, yağmur, rüzgar, çimenler, ağaçlar her gün farklı bir dil ile konuşur, yorulmadan bir şeyler anlatmak isterler bize. Onları anlamaya çalışırken kendimi, dünyayı daha derinden hissedebildiğimi fark ederim. Ya da bana öyle gelir. Onun için söylediklerini anlamasam da özellikle bahar günlerinde insanlardan daha çok dinlerim bulutları, denizi, ağaçları, rüzgarı, yağmuru, çimenleri…

30 yıl önce bir falcının söyledikleri

20 yaşında gittiğim bir falcı elime baktı ve bana ne diye neler olacağını soruyorsunuz ki sizde çok farklı bir duyarlılık var, tanıştığınız kişileri kısa sürede çok iyi tanıyabiliyorsunuz, lütfen siz bana beni anlatın gibi bir şeyler söylemişti. Falcıların müşterilerini kendilerine bağlamak için yaptığı basit bir oyun olduğunu düşünerek sonrasında söylediklerini çok fazla ciddiye almamıştım. Bana o gün geleceğime yönelik ilginç şeyler söyledi. Artık anlattıkları mı, anlatış şekli mi, o değişik heyecanı mı bilemiyorum ama söylediklerinden etkilenmiş ve bir kenara da not etmiştim. Aradan 30 sene geçtikten sonra o gün avcumun içinden gördüklerinin büyük bir kısmının bugün gerçekleştiğini görüyorum ve düşünüyorum bahsettiği o çok farklı duyarlılığı da sahip miyim acaba?

Cranberries’in, Dolores O’Riordan’ın ardından…

Bazı şarkılar vardır, ilk duyduğunuz anda sizi yakalar ve her dinlemenizde de farklı şekillerde etkiler. Cranberries’in ilk çıkış parçası Linger da benim için böyle bir parçaydı. Solistleri Dolores O Riordan’ın bugün 46 yaşında hayatını kaybettiğini öğrendiğimde çok üzüldüm. Ne diyeyim, iyi ki Cranberries’i çıktığı günden bu yana doya doya dinlemişim.

Herkesin içinde bir müzik çalar

Her insanın farklı karakteristik özellikleri olduğu gibi, içinde de farklı bir müziğin çaldığını düşünürüm. Onu herkesten ayırıp özel kılan, yalnız kaldığında içinden ona seslenen bir ezgi. Yeni tanıştığım insanların müziğini tahmin etmeye çalışır, kafamın içinden o kişi ile onun olabilecek müziği arasında eşleştirmeler yaparım. Tabii canım bir şeylere sıkkın değil, algım da o anda yeterince açıksa.
Senin içinde çalan müzik ne derseniz, benimkisi Dimitri Shostakovich Jazz Suite No 2: 6. Waltz II

 

Ya pekiyi sizinkisi ne? 🙂