Çocuk kalabilmek

İlkokul çocuklarının resimlerinde el becerisi yoktur ama özgün bir hayal gücü vardır. O çocuk 10 yıl sonra el yeteneği gelişse de o hayal gücü ile çizemeyecektir artık. Çizenler ise tarihe iz bırakacak ressamlardır sadece. Bu durum sadece resim için değil diğer sanat dallarında da geçerli. Bir çocuğun kurguladığı öyküyü, bir yazar kurgulamakta zorlanır çoğu zaman.

Çocukluktaki hayal gücünü koruyup bunu yaşanmışlıklarla harmanlamayı becerebilenler iyi sanatçı oluyorlar. Bunu başarabilmek için entellektüel olarak iyi beslenip, toplumun bellettiği kalıplardan hızla kurtulmak gerekiyor. Bu kalıpların en çok kafaya işlendiği yerlerin başında da ne yazık ki çocuğun ilk eğitimini aldığı okullar geliyor.

Resim benden daha güçlüdür ne yapacağıma o karar verir. Picasso

Suçlu kim, suçsuz kim?

Herkesin her şeyden sorumlu olduğu bir dünyada suçlu/suçsuz kimdir ki?
Suçlama düşünmenin önündeki en büyük engeldir. Suçladığın andan itibaren vicdanını rahatlatır ve daha fazla düşünmezsin. Düşünmek istemiyorsan en kolay çözümdür, yargılamak ve suçlamak. Ama anlamak istiyorsan hoşgörü ile yaklaşman gerekiyor. Bir Fransız sözünde söylendiği gibi; Her şeyi bilirsen herkesi affedersin.

Böcekler mi, insanlar mı daha önemli dünya için?

Geçen gün dinlediğim bir TED Sunumunda  konuşmacı çok güzel bir bilgi verdi.
Eğer bütün böcekler yeryüzünden yok olsaydı 50 yıl sonra dünya yok olurdu ama insan türü yeryüzünden yok olsaydı dünya 50 yıl içinde kendini yenileyip tekrar düzene girer, yaşam devam ederdi.

İnsan türünün bu denli kibirli olmasının, bir dünya savaşı sonrasında dünya yok olur diye düşünmesinin hiç bir anlamı yok. Kaybeden vahşiliği ile evrene hakim olduğunu zanneden insanoğlu olacak, dünya yoluna devam edecek, milyarca yıldan beri olduğu gibi…

Bir serçe kadar inanıyor muyuz yaptıklarımıza?

Orman yanıyor, bütün hayvanlar seyrediyor, bir serçe bir nehirden bir damla su alıyor ateşin üstüne atıyor, sonra gidiyor bir damla daha alıyor yine ateşin üstüne bırakıyor, sonra bir damla daha, diğer hayvanlar şaşkın bir şekilde sen ne yapıyorsun diyorlar, serçe, benim elimden gelen bu diyor.

Ve biz o ağzımıza yapışmış, klişeleşmiş elimden geleni yaptım derken acaba bir serçe kadar  inanıyormuyuz yaptığımız işe?

Tatil Günleri Ne Yapmalı?

İnsan, fırsatını bulabiliyorsa tatil günlerinde kendi iç derinliğine giden yolu temizlemeli. Kimbilir, yol üzerinde ne kadar çok ruhunu tıkayan pislikle karşılaşacaktır? Başka da bir şeye gerek var mı derseniz, yok bence. Zaten bundan daha etkili yapılabilecek ne olabilir ki?

Hayatın sonuna geldiğinde tüm hedeflerini gerçekleştirmek midir başarı?

Hayatın sonuna geldiğinde tüm yapmak istediklerini gerçekleştirebildin mi sorusuna verilecek cevap evet mi olmalı, hayır mı olmalı? Evet, büyük bir tatmini gösterse de, hayır iştahın daha tükenmediğini anlatır ki, bu anlamda hayattan kopmadığını göstermesi açısından hayır çok daha etkileyicidir diye düşünürüm.

Bulutların çizdiği resimler

Gün içinde bir çok kez bulutlara bakar, bulutların anlatmak istediklerini çözmeye çalışırım. Evrenin içinde ufak bir nokta olduğumuzu hatırlatan keyifli bir meditasyondur bu benim için. Bulutsuz açık havalar bu nedenle beni daha bir yalnız hissettirir. Uçsuz bucaksız bir mavilik ve konuşabileceğin bir tane bulut yok gökyüzünde…

İnstagram Sayfam https://instagram.com/ckafadar2/
Bu Aksam Uskudar 5

Fotografta açı mesafe uyumu

İyi bir fotografçı, farklı bir açıyı doğru mesafe ile eşleştirebilmeli diye düşünüyorum. Yatay ile olan açı küçüldükçe fotograftaki yatay perspektif derinleşirken, açı büyükçe de dikey perspektif heyecan veriyor bana. Ne kadar yapabildiğimi bilmiyorum ama çektiğim fotograflarda açı, mesafe uyumunu yakalamaya çalışarak, fotografın kurgusunu oluşturmayı istiyorum. Ayrıca fotograf karesinin sadeliğinin yanında anlattığı hikaye de bir o kadar derin olabiliyorsa ne güzel. Buradaki sadelik-derinlik kontrastı renk, ışık ve boyut kontrastından daha çok etkiliyor beni.

İnstagram Sayfam https://instagram.com/ckafadar2/
IMG_2838