İş hayatında fark yaratan insanların üç özelliği:
1)Çok iyi gözlemcidirler
2)Çok yönlü düşünürler
3)İnsanları şaşırtmayı severler.
İş hayatında fark yaratan insanların üç özelliği:
1)Çok iyi gözlemcidirler
2)Çok yönlü düşünürler
3)İnsanları şaşırtmayı severler.
Bazı mikropların ya da virüslerin sağlık sektörünü canlı tutmak için insan eliyle üretildiğini düşünüyorum. Düşünsenize sağlık sektörünün son 10 yılda bütün dünyada bu kadar büyümesi sadece insan ömrünün ortalama beş yıl daha uzamasından mı kaynaklanıyor? Kural çok basit aslında; Bu kadar çok sağlık kompleksi yapılıyorsa o kadar da hasta yaratmak gerekiyor. Arz yüksekse, talep de yüksek olmalı.
Eskiden bu kadar çok hastalık yoktu, bu kadar da sık hastalanmazlık. Hepimize iyi gelen bildiğimiz ilaçlar vardı, eczaneden o ilaçları alırdık, belki bir gün evde dinlenirdik ve hayatımıza devam ederdik. Şimdi biraz ateş yükselince ya da bağırsaklarımızı bozduğumuzda hastaneye gitmeden, serum yemeden iyileşebilmek mümkün değil. Bugün hastanede bir serum ile toparlanıyoruz belki ama yarın labaratuvarlarda etkinliğini ve yayılma hızını kontrol edemedikleri bir virüs üretecekler ve asıl sıkıntı o zaman yaşanacak.
Genel fikirlerin yanlış uygulanmasından kaynaklanan hayata dair yanlış görüşlerin, sonradan uzun yılların tecrübesiyle düzeltilmesi gerekmektedir ve nadiren tamamen düzeltilebilmektedir. Eğitim görmemiş insanlar arasında sıkça görülen sağlam sağduyu sahibi insanlara okumuşlar arasında bu kadar az rastlanmasının sebebi işte budur.
Schopenhauer
Yaşlılık da, tıpkı güzellik ya da yakışıklılık gibi zor taşınan bir şey aslında. Deneyimlerle övünmenin yaşlarında, aslında sanıldığı kadar çok deneyim sahibi olmadığınızın anlaşılması, dahası bu deneyimlerin size beklenildiği ölçüde bir bakış derinliği, ufuk genişliği kazandırmamış olduğu kuşkusuyla birlikte gelir. Hayattan herkesin aynı dersleri almadığını biliriz elbet. Hayat herkese aynı dersi vermez. Hayat karşısında ne kadar iyi bir öğrenci olduğunuz da önemlidir. Hatta daha önemlidir. Zaman herkesin üstünden aynı hız ve derinlikle geçmez, bu yüzden bıraktığı izler de farklıdır. Zaman yalnızca sizi değil, çevrenizdeki hemen her şeyi az çok değiştirmiştir. Her dönemeçte yaşamla kurulan ilişkinin formüllerini yeniden çatarken, değişkenleri doğru hesaplamak gerekir. Zamanın bizden aldıklarının yerine neleri koyduğumuza bakarız. Yaşama yapılan yatırımın tazelenmesi temelde budur.
Murathan Mungan
“Umudun iki güzel kızı vardır: Öfke ve cesaret. Öfke olanlara dayanmak, cesaretse değiştirebilmek için…” Bir romanımda buna benzer bir şey yazmıştım. Cesaretin ölçülü öfkeyle beslenmesinin şart olduğuna inanırım. Öfke, cesareti tutuşturur, insana yaşam, sanatçıya değiştirme enerjisi verir. Öfke saldırganlıktır da; içinde saldırganlık olmayan başyapıtsa hemen hemen yok gibidir. Unutmayalım, konformistler ve düzen severler önce öfkelerini yitirirler. Ancak sözünü ettiğim öfke ataerkil, maço karakterli olmamalı, vicdandan, yürekten, adalet duygusunun rencide edilmesinden doğmuş olmalı…
Mehmet EROĞLU
03 Aralık Pazartesi günü saat 13.30’da Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri ile iş hayatına yönelik okullarda öğretilmeyen ve kolay kolay da öğretilmeyeceğini düşündüğüm konuları konuşacağız…

Olumsuz insanlardan uzak durmak için 4 neden:
1. Moral bozarlar,
2. Fayda yerine zarar verirler
3. Hiçbir şeyi beğenmezler
4. Enerji tüketirler
M. Cioran, çok farklı bakıyor gözlere ve görme işlevine.
“Halbuki gözlerin işlevi görmek değil ağlamaktır; gerçekten görmek için de gözlerimizi kapatmamız gerekir.”
1)Bakışları donuktur
2)Heyecan duymazlar
3)Söze “olmaz, çünkü” diye başlarlar
4)Negatif enerji yayarlar.
Kötü nedir? Nietzsche cevaplıyor:
“Zayıflıktan, kıskançlıktan, kinden doğan her şey.”