Kimsin Sen?

Filozofların “kimsin sen?” Sorusuna verdikleri yanıtlar

Kafka: Karanlık.

Heidegger: Ben arayışım.

Rimbaud: Ben bir başkasıdır.

Plath: Ben başka bir olasılığın sonsuzluğuyum.

Sartre: Ben sen olmalıydım, kendim olmaya devam ederek.

Pessoa: Ben hiçbir zaman hiçbir şey olmak istemem.

Nietzsche: Ben yalnızlığın insan haliyim.

Ben: Hatırladıklarım, hissetiklerim ve hayallerimin toplamı

Düzenli Kitap Okumanın 15 Faydası

-Kelime dağarcığınız gelişir

-Empati yetiniz gelişir

-Yeni fikirler elde edersiniz

-Kitap hediyesine boğulursunuz

-Yaratıcılığınızı arttırır

-Hafızanızı güçlendirir

-Güzel konuşmayı sağlar

-Televizyon bağımlılığından kurtulursunuz.

-Algı düzeyinizi açılır

-Hayal gücünüzü zenginleşir

-Dünyayı ve kendinizi daha iyi anlarsınız

-Farklı bakış açıları edinmenirsiniz

-Bir süreliğine de olsa unutmak istediklerinizi unutmanızı sağlar

-Kendi içinize daha doğru bir açıdan bakabilmenize imkan verir (okuduğunuz kitaba göre)

-Kendinizi daha iyi ifade edersiniz

John Steinbeck’den oğluna mektup: Aşk insanın başına gelebilecek en iyi şeydir

New York

10 Kasım 1958

Sevgili Thom,

Bu sabah mektubunu aldık. Mektubuna kendi bakış açımdan cevap vereceğim, Elaine de kendi bakış açısından.

İlk olarak, eğer âşıksan bu iyi bir şeydir, hatta bir insanın başına gelecek en iyi şeydir. Sakın bunu küçümsemelerine izin verme.

İkincisi, aşkın çok çeşidi vardır. Biri bencil, cimri, açgözlü, egoist ve aşkı kendini beğenmek için kullanır. Bu aşkın, çirkin ve sakat çeşididir. Diğeri, senin içindeki iyi olan her şeyi dışa vurmanı sağlar. İyilik, itibar ve saygı. Sadece toplumsal saygı meselesi değil, bir başkasını eşsiz ve değerli görebilmeni sağlayan o daha yüce saygıyı da.

İlk çeşidi, seni hasta, küçük ve zayıf yapabilir, ikincisi seni güçlendirir, sahip olduğunu bilmediğin cesareti, iyiliği ve bilgeliği ortaya çıkarmanı sağlayabilir.

Bunun gelip geçici bir gençlik aşkı olmadığını söylüyorsun. Eğer bu kadar yoğun duygular hissediyorsan elbette gençlik aşkı değildir.

Fakat benden sana neler hissettiğini söylememi istemiyorsun diye düşünüyorum. Hissettiklerini, sen herkesten daha iyi biliyorsun. Sana bu konuda ne yapman gerektiğiyle ilgili yardımcı olmamı istiyorsun; bunu yapabilirim.

Öncelikle sonuna kadar hissettiklerinin tadını çıkar, müteşekkir ol ve şükran duy.

Aşkın amacı en iyi ve en güzel amaçtır. Ona ulaşmaya çalış.

Eğer birine âşıksan o kişiye açılmakta bir tehlike yoktur; yalnızca bazı insanların çok çekingen olabileceğini unutmamalısın, bazen ilan-ı aşk ederken bu çekingenliği göz önünde bulundurmak gerekir.

Kızlar senin ne hissettiğini bilmek gibi bir özelliğe sahiplerdir ama yine de hissettiklerinizi duymak isterler.

Bazen hislerine bazı sebepler dolayısıyla karşılık alamazsın; ama bu hissettiklerinin değerini ya da güzelliğini azaltmaz.

Son olarak, senin ne hissettiğini biliyorum, çünkü ben de aynı şeyleri hissediyorum; sen de böyle hissettiğin için memnunum.

Susan’la tanışmayı çok isteriz. Bu görüşmenin planlarını Elaine yapacak, çünkü bu onun uzmanlık alanı; çok da memnun olacaktır. O da aşkı biliyor, belki sana benden daha fazla yardımcı bile olabilir.

Ve sakın kaybetmekten korkma. Eğer doğruysa devam edecektir. Acele etme yeter. İyi şeyler asla elden kaçmaz.

Sevgiler,

Baban

Flavorwire’dan çeviren: Barış Berhem Acar

Kaynak: Dünyalılar

Baş Ağrıtmayacak Bir Şantiye Organizasyonunu Nasıl Kurarsınız?- Çalışanların Motivasyonunu Arttırmaya Yönelik İpuçları

Talihsiz rahatsızlığımdan sonra derslerime geri dönüyorum. 09 Ocak Salı akşamı (19.00) Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi’ndeki “Yapım Yönetimi” dersimin konusu “Baş Ağrıtmayacak Bir Şantiye Organizasyonunu Nasıl Kurarsınız?- Çalışanların Motivasyonunu Arttırmaya Yönelik İpuçları”

Siz de benim gibi iyi bir şantiye organizasyonu, işin en başında doğru kurgulanıp, hayata geçirilmeli diye düşünüyorsanız;

Şantiye ekibi hedefe nasıl kitlenir?

Motivasyonda öne çıkan unsurlar nelerdir?

İçsel motivasyon neden dışsal motivasyondan daha etkilidir?

Sürekli aynı yanlışları yapan bir çalışan nasıl yönetilir?

Bir çalışanı en çok ne incitir, motivasyonunun düşmesine neler etkili olur?

İş dünyasında mutluluğu en çok ne etkiliyor?

Organizasyon şeması ve görev tarifleri iyi bir organizasyon için yeterli mi?

Ucu bucağı belirsiz toplantılarda vakit ve enerji kaybetmemek için neler yapılmalı? Verimli şantiye toplantıları için ipuçları

Görev dağılımında ve iş delegasyonunda yapılan hatalar

İş yerlerinde yanlış mail sistematiği ile kaybedilen zaman

Çalışanlar, iş ve işlevler arasındaki koordinasyon

Dökümantasyon Yönetimine yönelik ipuçları

Fazla mesai ama ne zaman, fazla mesainin çalışan motivasyonu üzerine etkileri

Organizasyonun başına bir Proje Müdürü seçerken nelere dikkat edilmeli?

ve benzeri birçok konuyu hep birlikte konuşup, tecrübelerimizi paylaşacağımız bu haftaki “Yapım Yönetim” dersime sizleri de beklerim.

Tarih: 09 Ocak Salı Saat: 19:00

Yer: Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi

203 Nolu Amfi, katılım ücretsiz

Elle yapılan işler mi, zihinle yapılan işler mi daha çok keyif verir insana?

Elle yapılan işler, zihinle yapılan işlerden daha mı çok keyif verir insana diye düşünürüm. Zihinle yapılan işlerde hep bir eksiklik, olmamışlık duygusunu yaşarken insan elle yaptığı işlerin sonunu daha rahat getirir. Elle bir iş yapan ustanın, sanatçının işini yaparken kendi kendine şarkı mırıldandığını çok duymuşumdur ama bir problemin derinliklerinde kaybolmuş insanın değil şarkı söylemek, yüzünde bile mutlu olduğuna dair pek fazla iz görmemişimdir.

Eğitim görmemiş insanlar arasında sıkça görülen sağlam sağduyu neden kaynaklanır?

Tahmin ediyorum, siz de çok karşılaşmışsınızdır iyi bir eğitim alma imkanı olmamış ama sorun çözme, hayatı anlama ve yorumlama konusunda bilgeleşmiş insanlara. Özellikle Anadolu seyahatlerimde böyle insanlarla konuşma fırsatım çok oluyor. Onların dünyaya, yaşama yönelik yaklaşımlarını, hikayelerini dinlemek hoşuma gidiyor. Sohbet sonrası yanımdaki dostlarım bana diyorlar ki, bu insan bir de okusa ise kimbilir nasıl olurdu? Hayır diyorum onlara, bu insan okusa idi, büyük olasılıkla şu anki saflığını ve derinliğini kaybetmiş olacaktı o hepimizi birbirine benzetmeyi hedefleyen eğitim sistemi içinde. Bu Pazar sabahı, Schopenhauer‘un bu konudaki ilginç yaklaşımını okuduğumda hemen sizlerle paylaşmak istedim.

Schopenhauer, bakın ne diyor; “Genel fikirlerin yanlış uygulanmasından kaynaklanan hayata dair yanlış görüşlerin, sonradan uzun yılların tecrübesiyle düzeltilmesi gerekmektedir ve nadiren tamamen düzeltilebilmektedir. Eğitim görmemiş insanlar arasında sıkça görülen sağlam sağduyu sahibi insanlara okumuşlar arasında bu kadar az rastlanmasının sebebi işte budur.”

Başarılı Olmak için Vazgeçmeniz Gereken 15 Şey

-Sabit fikirden

-Bahanelerden

-Önyargılardan

-Şans beklemekten

-Şikayet etmekten

-Kendini övmekten

-Başkalarını suçlamaktan

-Mükemmeliyetçilikten

-Televizyon bağımlılığından

-Menfaatlerini her şeyin üstünde tutanlardan

-Kararsızlıklardan

-Dinlemeden konuşmaktan

-Yalanlarına kendini inandırmaktan

-Duymak istediklerini dinlemekten

-Dünyaya dar bir açıdan bakmaktan