Bilindik bir Amerikan Esprisi vardır. Bir politikacı ile spermin ortak noktası nedir? İkisinin de insan olma ihtimali milyonda birdir 🙂 Firmalardaki çapsız, sığ yöneticileri gördüğümde bu söz politikacıların yerine yöneticiler için de geçerli olabilir mi diye düşünürüm. Bence hem yönetici, hem de insan olunabilir. Yeter ki yönetici olduğunda şöyle şöyle olacaksın, seninle çalışanları çok fazla dinlemeyeceksin, enerjini onların açıklarını yakalamak için kullanacaksın, yönetici koltuğunda yalan söylemenin hiç bir sakıncası yoktur, onlar beyaz yalanlardır gerektiğinde söyleyeceksin, üstlerin sadece yalakalık yaptığında seni anlar ve seni bir yerlere getirir, yalan söylemek gibi yalakakalık da bir yöneticiye ters gelmemelidir diye bize belletilen klişe düşüncelerden kendimizi kurtaralım.
Tag Archives: Kısa Düşünceler
Benim için hayatın anlamı
Benim için hayatın anlamı, gece yatağa yattığımda bugün harika şeyler yaptım diyebilmektir. Hayatın aslında basit, zor olanın bunu basitleştirebilmek olduğunu düşünmüşümdür hep.
Ömür boyu çocuk kalabilmenin formülü
İstediğiniz gibi bir hayat yaşayabiliyorsanız ömür boyu çocuk kalabilirsiniz.
Futbolu neden bu kadar çok seviyoruz?
Futbolu seviyoruz çünkü içinde adaleti fazla barındırmıyor. 🙂
Bu kadar işinin içinde neden üniversitede ders veriyorsun diye soran dostuma verdiğim cevap
İş hayatının dışında bir dünyanın olduğunu gördüğüm için üniversiteyi seviyorum, üniversitede de üniversitenin dışında bir dünya olduğunu anlatmaya çalışıyorum öğrencilerime. Biz hep küçük dünyalarımızın içine kapadık kendimizi, dışımızda nasıl bir hayatın olduğunu çok fazla bilmiyoruz daha da acısı merak etmiyoruz. Oysa ki, hayatı da, dünyayı da daha iyi anlamak için sahip olduğumuz tek dürtü, merak.
21. yüzyılın en önemli sorunu akıl vicdan uçurumu
21. yüzyılın en büyük sorunu insanın aklı ile vicdani arasındaki makasın tarihte hiç olmadığı kadar açılmış olması ve bir şekilde de açılmaya devam etmesi.
Bir tarafta üç boyutlu yazıcı ile kök hücre çoğaltıp, organ nakli yapabilecek bir dünya. İnsan aklının ölüme meydan okuyacak noktaya doğru hızla ilerliyor olması.
Bir tarafta da aylık 50 $’ın altında gelirle yaşamaya çalışan 2 milyara yakın insan. Yeryüzü kaynaklarının %90’ın %5 lik bir kesimin elinde olması ve bu adaletsizlikten vicdani olarak hiçbir rahatsızlık duymayan bir dünya.
İnsanın varoluşundan bu yana tarihin hiç bir döneminde akıl ile vicdan arasındaki açıklığın bu denli açılmadığını düşünüyorum. Aklıma Ingmar Bergman’a dünyanın içinde bulunduğu durum ile ilgili ne düşünüyorsunuz diye sorduklarında sadece üç kelime ile verdiği cevap geliyor: “Dünyayı vicdan kurtaracak”
Gücün getirdiği kölelik
Güce gereksinim duyan, sonunda güce ulaşsa da ulaşmasa da gücün kölesi oluyor.
Güleryüzlüler samimi saldırganlardır aslında
Freud, gülerken saldırganlığımızı dışarı attığımızı söyler; güleryüzlüler samimi saldırganlar oluyor bu durumda 🙂
Benim için televizyon ve medyanın anlamı
Televizyon ve medyayı beyni hacklemek için oluşturulmuş trojan virüslere benzetiyorum.
Sınırlı bir dünyada sınırsız bir büyüme olur mu?
Sınırlı bir dünyada sınırsız bir büyüme olur mu?
Doğanın ve çevrenin yavaş yavaş yok olmasına ses çıkarmaz isek olur ancak.