Çalışanların yaratıcılığını öldürmek isterseniz
1)Hep kontrol edin
2)Standart işler verin
3)Farklılığa tahammülsüz olun
4)İnsiyatif vermeyin
Çalışanların yaratıcılığını öldürmek isterseniz
1)Hep kontrol edin
2)Standart işler verin
3)Farklılığa tahammülsüz olun
4)İnsiyatif vermeyin
Doğru, gerçek ve tek yol hangisi mi, bu yol hiç var olmadı der Nietszche Yaşanmışlıklardan çıkardığımız dersleri, gözlemlerimizi, aldığımız eğitime bağlı tespitlerimizi bir sentez yaparak oluştururuz yol haritamızı. Çoğumuzun yaptığı hata da bu yolun tek bir yol olduğu ve değişmeyeceği yanılgısıdır. Oysa yaşadığımız her olay ve gözlemlerimiz ile yolumuza ufak rötüşler yapabilir, beraberinde yan yollar da açabiliriz. Tek yol diye inat ettikçe ya yolda kalırız, ya da yol kazalarına neden oluruz çoğunlukla…
Bir yöneticiyi değerlendirmenin en kolay yolu nedir biliyor musunuz?
Ona bağlı çalışanlar, işi (sadece kendilerine düşen görev parçasını değil, işin bütününü) kendi işleri gibi benimsiyor ve çalışıyorlarsa, iyi bir yöneticileri var demektir. Yani iyi bir yönetici çalışanlarının o işe yönelik aidiyet duygusunu olabildiğince geliştirir. Bana bir çalışanın performansı ile ilgili sıkıntıları olduğunu ilettiklerinde aklıma ilk olarak onun yöneticisinin yönetim becerisini sorgulamak gelir. Sorunun insan kaynağından önce, bu kaynağı iyi yönetemeyen yönetici de olduğunu düşünürüm.
Bugünün dünyasında bilgiyi işleyip yorumlayarak öğrencilerine iletebilmek hocanın ilk işi olmalı. Derslerde bilginin sadece kitaplarda olduğu gibi anlatıldığı günler artık geride kaldı. Geçmiş eğitim sisteminde geçmişin dünyasına uygun monolog bir yapı vardı, hoca söyler, öğrenci dinlerdi. Bugün ise çok farklı, çok sesli bir dünyanın içindeyiz. Bu doğrultuda öğretmen kavramının ve tanımının yeniden yapılması gerekiyor. Aksi durumda bilgiyi nasıl kullanacağını bilmeyen, onu işleyemeyen, kafasının içi hiç bir zaman işine yaramayacak bir sürü bilgi ile doldurulmuş olan yeni bir kuşak ile karşı karşıya kalacağız.
Küresel sermaye her zaman için az eğitilmiş, kolay yönetilebilecek insanlar ister ki dünya üzerindeki kaynakları daha rahat sömürebilsin…
Son 2 yılda insanlık tarihinin toplamından fazla veri üretmişiz. Önümüzdeki yılların en önemli konusu bu veri yoğunluğu içinden doğru ve işimize yarayanı bulup seçmek olacak. Bu da sadece Google aramaları ile ulaşılabilecek bir sonuç değil. Tecrübemiz, birikimimiz, merakımız, ilgimiz burada öne çıkacak. Üzücü olan eğitim sisteminin insanlığın gittiği bu yönü hala doğru anlamadan çocuklara hiç işlerine yaramayacak bilgileri yüklemekle uğraşması ve o bilgileri doğru ezberleyip ezberleyemediğine göre değerlendirmesi…