İnşaat sektörüne özel dijital terminoloji sözlüğü

Günümüz insanının sahip olması gereken en önemli beceri setlerinden biri “Dijital Okur Yazarlık.” 

Yeni dünyayı anlamanın yolu, önce onun alfabesini çözmekten geçiyor. Tıpkı bir lisanı bilmeden o dilde konuşmanın imkânsız olması gibi, yapay zekâyı hayatımızın içine almak istiyorsak, veriyle konuşmanın kurallarını öğrenmemiz şart.

Çevremizde boş ver terminolojiyi biz işimizi görüyoruz ya diyen çok insanın varlığını bilsem de, ben bu yaklaşımı biraz trafik işaretlerinden haberdar olmadan direksiyon başına geçmeye benzetiyorum. O zaman nedir bu öncelikli kelimeler diye düşünürken işi erbabına sorayım dedim. Yapay zekadan onun dünyasına girişi kolaylaştıracak basit bir sözlük hazırlamasını istedim. Listesini sizlerle paylaşırken farkındayım ki altı ay sonra sunduğu buradaki sözcükler yetersiz kalacak. Neyse, o zaman geldiğinde güncelleme sözüyle şimdilik çalışmasına bir başlangıç olarak bakalım

A

  • AI (Yapay Zekâ): İnsan zekâsını taklit edebilen, öğrenebilen ve karar verebilen bilgisayar sistemleri.
  • API (Uygulama Programlama Arayüzü): Farklı yazılımların birbiriyle konuşmasını sağlayan dijital köprü.
  • AR (Artırılmış Gerçeklik): Gerçek dünyaya dijital nesnelerin veya verilerin eklenmesi.

B

  • BIM (Yapı Bilgi Modellemesi): Bina veya altyapının dijital 3D modeli ile tüm yaşam döngüsünü yönetme yaklaşımı.
  • Bulut Depolama (Cloud Storage): Belgelerin, planların veya fotoğrafların internet üzerinden saklandığı yer (örn: Google Drive, Dropbox).

C

  • Chatbot: Kullanıcılara otomatik cevaplar veren dijital asistan (örn: İK işlemlerini hızlandıran mesajlaşma botu).
  • CSV Dosyası: Verilerin virgülle ayrılmış şekilde tutulduğu basit tablo dosyası. Excel’e benzer, ama sade.

D

  • Dashboard (Gösterge Paneli): Proje, maliyet, insan kaynağı gibi verilerin görselleştirildiği dijital ekran.
  • Dijital İkiz (Digital Twin): Bir yapının hem fiziksel hem dijital ortamda eş zamanlı olarak takibi.
  • Drone: Sahayı yukarıdan izlemek, ölçüm yapmak veya ilerlemeyi kayıt altına almak için kullanılan uçan kamera.

E

  • ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması): Malzeme, personel, işçilik ve finans gibi kaynakları yöneten dijital sistem.
  • Edge Computing: Verinin, buluta gitmeden, bulunduğu yerde hızlıca işlenmesi.

G

  • GIS (Coğrafi Bilgi Sistemi): Konuma dayalı verilerin dijital haritalar üzerinde işlenmesi ve analiz edilmesi.

I

  • IoT (Nesnelerin İnterneti): İnternete bağlı cihazların (örn: akıllı baret, sıcaklık sensörü) veri toplaması ve birbirine veri göndermesi.
  • İnteraktif Plan: Tıklanabilir, katmanlı ve dijital ortama entegre edilmiş çizimler veya projeler.

K

  • Kodlama (Coding): Bilgisayarlara ne yapacağını anlatan dijital dil. Python, JavaScript gibi dillerle yapılır.
  • KPI (Anahtar Performans Göstergesi): Dijital sistemlerde izlenen, başarıyı ölçen sayısal hedefler.

M

  • Makine Öğrenimi (Machine Learning): Yapay zekânın veriden öğrenerek kendini geliştirmesi.
  • Metaverse: Sanal gerçeklik üzerinden projelerin gezilip değerlendirilebildiği dijital evren ortamı.

O

  • Otomasyon: İnsan müdahalesi olmadan işlemlerin dijital olarak yürütülmesi (örn: beton dökümünde sıcaklık takibi).
  • Open-source (Açık Kaynak): Herkesin katkıda bulunabildiği, kodları açık dijital sistemler.

P

  • Power BI: Veri görselleştirmesi ve raporlama yapan Microsoft tabanlı yazılım.
  • Proje Yönetim Yazılımı: İnşaat sürecini planlamak, izlemek ve raporlamak için kullanılan dijital araç (örn: Primavera, MS Project, Procore).

R

  • RPA (Robotik Süreç Otomasyonu): Tekrarlı ofis işlemlerini otomatikleştiren yazılımlar (örn: fatura girişi).
  • Revit: BIM modelleme ve yapı tasarımı için kullanılan popüler bir yazılım.

S

  • Siber Güvenlik: Dijital sistemleri veri hırsızlığı, virüs veya saldırılardan koruma yöntemleri.
  • Sensör: Hareket, sıcaklık, nem gibi bilgileri dijital sistemlere aktaran cihaz.

T

  • Teknoloji Yol Haritası: Bir firmanın dijitalleşme sürecini adım adım planladığı belge.
  • Takip Uygulamaları: Malzeme, iş gücü veya proje süresini izlemeye yarayan mobil ya da masaüstü uygulamalar.

U

  • UAV (İnsansız Hava Aracı): Drone’ların teknik adı.
  • UI/UX: Dijital uygulamaların arayüz tasarımı (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX) ile ilgili kavramlar.

V

  • Veri Madenciliği: Büyük veri kümelerinden anlamlı sonuçlar çıkarma süreci.
  • VR (Sanal Gerçeklik): Şantiyeyi ya da projeyi sanal gözlükle dolaşma deneyimi.

Y

  • Yapay Zekâ Okuryazarlığı: Yapay zeka kavramlarını anlama ve kullanma becerisi.
  • Yapay Zekâ Asistanı: İş programı yazmak, planlamak, rapor oluşturmak gibi görevleri destekleyen dijital yardımcılar.

Bitirirken hala aklıma yeni yeni kelimeler geliyor. Eklemeye başlasam yazı bitmeyecek. Tahmin ediyorum siz de okurken bu sözcük neden eksik, şu da olmalıydı demişsinizdir. Artık bundan sonrası sizde. Bu listeyi terimlerinizle geliştirebilir, kendi yaşayan dijital terminoloji sözlüğünüzü inşa edebilirsiniz. Böylece yazım, okurlarımın dijital kütüphanelerinde farklı içeriklerle yaşamaya devam eder.

Dijital Dönüşüm İnşaatı Nasıl Değiştiriyor? 5 Çığır Açan Teknoloji

1982’de İTÜ İnşaat Fakültesi’ne girdiğimi öğrenen mimar üst komşumuz, “bu teknoloji harikası alete iyi bak, mühendislik hayatında en büyük yardımcın olacak,” diyerek elime ince uzun bir kutu tutuşturmuştu. Ben ne olduğunu anlayamadan içinden çıkan hesap cetvelinin parçalarını bir sihirbaz gibi kaydırarak trigonometrik, logaritmik ve diğer cebirsel hesaplamaları nasıl yapabileceğimi uzun uzun anlattı. Mühendislik büyüsü diye bir şey varsa benim için o hesap cetveliyle tanıştığım andır. Okula başladığımda hocalarımız, hesap makinaları çıktıktan sonra artık bu cetvellerin eskisi gibi kullanılmadığını söylediklerinde şaşırmıştım. Bugün İsviçre çakısına benzettiğim bu her hesabı yapabilen sihirli aletlerin yerini ne alabilirdi ki? Çok özellikli hesap makineleri… Ama onlar da henüz Türkiye’de satılmadıklarından, ancak yurtdışında yaşayan bir tanıdık kanalıyla temin edilebiliyordu. Casio FX 39’umu Hollanda’da çalışan bir aile dostumuz ocak ayı gibi getirmiş, Lineer Cebir’in iki vize sınavına dört işlem kapasiteli, tuşları takılan makinemle girmiştim. O günlerde problemin kendisinden çok, böyle tuhaf yokluklarla uğraşıyorduk. Teknolojiyle ilk tanışmam ve sonrasındaki uzun yolculuğumuz böyle başlamıştı.

İlk bilgisayarım: Moonlight

On sene sonra 1992’de şantiyemdeki ilk bilgisayarıma “ay ışığı” anlamına gelen “Moonlight” adını vermiştim. Arkadaşlarıma “siz onun her şeyi yapabildiğine bakmayın, onun güneşi benim, ekranında akan bilgiler ışığımı yansıtıyor” diyordum.  Yazıcıdan aldığım çıktılar ise Mike Oldfield’in o unutulmaz parçasında söylediği gibi “Moonlight Shadow”du. Makine yaklaşık 3-4 dakikada açılıyor, siyah bir DOS ekranında “C:/” yazısı beliriyordu. Bu ifadenin yanına LOTUS123 yazınca bugünkü Excel’e benzeyen basit bir tablonun ara yüzüyle karşılaşıyordum. Henüz Windows piyasaya çıkmamış, Quatro Pro adında meraklılarının bildiği bir ofis yazılımı vardı. Ama fiyatı, bizim ulaşabileceğimiz değerlerde değildi. 

O günlerde uyumamak için çay bardağında Türk Kahvesi içerek her ay yüzün üzerinde taşeron hak edişi düzenliyordum. Bin sayfadan fazla tutan belgeleri hazırlamak neredeyse bir haftamı alıyordu. Lotus’da farklı makrolar yazıp bu süreyi bir güne indirdiğimde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştim kendi kendime. Benim küçük ekranımda o gün gördüklerim, yaklaşmakta olan büyük bir devrimin ilk işaretleriydi. Kimsenin pek fark etmediği bilgisayarlarla gelen yeni bir aydınlanma çağı başlıyordu. 

Bugün geriye bakıp düşündüğümde karşılaştığım en büyük zorluğun, yurt dışından temin ettiğim kitaplardan DOS, Lotus, Dbase öğrenip bu bilgilerle küçük program parçacıkları yazmak değil, kurduğum satın alma, planlama, hak ediş sistemlerinin şantiyede kullanılması konusunda üstlerimi ikna etme çabalarım olduğunu görüyorum. O yıllarda üniversitelerde bile bilgisayarlara şüpheyle yaklaşan bir yöneticiler kuşağı vardı. Bu gri kutular bir oyun aracı görülüyor, sahaya çıkmayıp onun başında bir şeyler yapmaya çalışanlara pek iyi gözle bakılmıyordu. Bir gün proje müdürü odasına çağırıp oyunları bu kadarı seviyorsan git evinde oyna, burası iş yeri dediğinde, bir dakika deyip odamdaki çıktıları alıp masasına teker teker yayarak, onu konuşturmadan hak edişlerin bilgisayarla hazırlanmasının bize on kat zaman kazandıracağını anlattım. Kafası karışmıştı ama ikna olmadı. “Bilgisayar hata yapar,” dedi. “Taşeronların alacağı parayı o makineye bırakamam. Ben holdingteki icra kuruluna bunu anlatamam. Sen hesap edeceksin.” Beni bilgisayarın üzerinde bir güç olarak görmesi traji komikti.  İkna etmem, dört ay sürdü. Sonunda baktım olacak gibi değil, şöyle dedim: “Size raporları hem kağıt kalemle, hem bilgisayarla hazırlayacağım. Eğer sonuçlar aynıysa, ne olur artık bana güvenin.” O an, anladım ki, teknolojiyi bilmek yetmiyordu, asıl iş onu anlatıp, kabul ettirmekteydi. Bugün dijital dönüşüme karşı da benzer direniş ve güvensizlikle karşılaşınca otuz sene önceki o mücadelemi hatırlıyorum. Aynı cümleler, farklı ağızlardan çıkıyor. Ama içerikleri benzer. “Bu teknolojiye güven olmaz. Hele ki yapay zekaya.” İlginçtir, yeniliğin getirisi ne kadar büyürse karşı çıkanların sesleri de o kadar yükseliyor. Ama direnen kesim, artık bir şeyin farkında: Akıllı iş modellerine geçişi doğru kurgulayamazlarsa firmalarının ömrü uzun olmayacak. Silinip gidecekler. Şirketlerinin başına getirmeyi planladıkları çocukları, onları çağı yakalayamayıp geride kalmakla suçlayacaklar. Vizyonsuzlukları, tüm yaptıklarının üzerini örtecek. 

Dijital Rönesans

Bugün geleneksel yöntemlerin yerini veri odaklı, otomatikleşmiş sistemlere bırakması, sektörde devrim niteliğinde değişiklikler yaratıyor. Projelerimize zaman ve para kazandırmak istiyorsak dijital dönüşüm üzerinde çok daha fazla kafa yormalı, şirket içindeki karşı çıkan sesleri pek de ciddiye almamalıyız. Hazır fırsatını yakalamışken onlarla yollarımızı ayırmalıyız. Bu yazımda inşaat sektöründe köklü değişiklikler yapma potansiyeli taşıyan beş teknolojinin öne çıkan noktalarını kısaca incelemek istiyorum. Anlatacaklarımın sektöre entegrasyonuyla ilgili Chatgpt, Gemini, Claude gibi sohbet robotlarından çok daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

1. Yapı Bilgi Modellemesi (BIM): Dijital İnşaatın Omurgası

BIM, projelerin üç boyutlu dijital modellerini oluşturarak tüm paydaşların gerçek zamanlı iş birliği yapmasını sağlıyor. Böylece tasarım aşamasında hata payı minimuma iniyor, maliyetler daha iyi yönetiliyor ve süreçler hızlanıyor. Peki BIM nasıl çalışıyor?

Öncelikle, geleneksel 2D planlardan çok daha fazlasını sunduğunu söylemeliyiz. Üç boyutlu modelleme ile binalar henüz tasarım aşamasındayken dijital ortamda test edilebiliyor. Örneğin, bir gökdelen inşa edilmeden, rüzgâr yükleri, güneş ışığının etkisi ve bina içi enerji tüketimi gibi kritik unsurları analiz etmek mümkün. BIM ayrıca, 4D (zaman) ve 5D (maliyet) entegrasyonuyla proje sürecinin tüm yönlerini yönetmeye olanak tanıyor.

McKinsey & Company’nin raporuna göre, BIM kullanan projeler geleneksel yöntemlere kıyasla %20’ye kadar daha az maliyetle tamamlanabiliyor. Büyük inşaat firmaları, proje sürelerini kısaltmak ve maliyetleri düşürmek için BIM teknolojisini entegre etmeye hızla devam ediyor.

2. Yapay Zekâ ve Veri Analitiği: Geleceğin Akıllı Şantiyeleri

Yapay zekânın en önemli getirileri, proje yönetiminde tahminleme ve optimizasyon sağlaması. Büyük veri analitiği sayesinde inşaat projelerindeki maliyet tahminleri ve zaman planlamaları daha kesin hale geliyor. İnşaatta Yapay Zeka kitabımda yapay zekanın sektörel kullanımını yirmi yedi bölüm altında anlattım. Burada biraz daha öne çıktığını düşündüğüm üç konunun altını çizmek istiyorum. 

  • Risk Analizi: Yapay zeka, geçmiş projelerden elde edilen verileri analiz ederek hangi işlerin gecikebileceğini tahmin edebilir. Böylece testi kırılmadan proaktif önlemler alabiliyoruz.
  • Makine Öğrenimi ile Tahminleme: Malzeme fiyat değişimleri, iş gücü verimliliği gibi unsurlar önceden tahmin edilerek bütçeleme süreçlerini iyileştirmek eskisinden daha kolay.
  • İş Güvenliği: Şantiyelerde kameralar tarafından toplanan veriler analiz edilerek iş kazalarının önüne geçmek mümkün.

MIT tarafından yapılan bir çalışmaya göre, yapay zeka destekli planlama sistemleri, uygulandığı projelerin %80’inde iş programlarının %30 oranında daha verimli kullanılmasını sağlıyor.

3. Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Akıllı Sensörler: Veri Çağına Geçiş

Şantiyelerde kullanılan IoT cihazları, ekipmanların ve yapı elemanlarının anlık verilerini toplayarak, proje yöneticilerine proaktif karar alma imkânı sunuyor. 

  • Akıllı Baretler ve Giyilebilir Cihazlar: İşçilerin sağlık durumlarını takip eden ve aşırı yorgunluk, susuzluk gibi riskleri tespit eden sistemler giderek yaygınlaşıyor.
  • Makine Takip Sistemleri: Ekskavatörlerin, vinçlerin ve diğer ağır makinelerin kullanım süresi ve bakım ihtiyaçları anlık olarak izlenebiliyor.
  • Akıllı Beton: İçerisine yerleştirilen sensörler sayesinde betonun dayanıklılığı, kuruma süresi ve sıcaklık değişimleri takip edilebiliyor.

PwC raporuna göre, IoT entegrasyonu sayesinde inşaat sektöründe operasyonel verimlilik %25 oranında artırılabiliyor.

4. Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR): Tasarım ve İnşaatın Buluşması

Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri, projelerin tasarım aşamasında detaylı görselleştirme yapılmasına imkân tanıyor. Bu sayede mimarlar ve mühendisler projelerini sahaya taşımadan önce dijital ortamda test edebiliyor.

Örnek Kullanım Senaryoları:

  • Müşterilere tamamlanmamış bir binanın sanal turunu sunmak.
  • Mimarlara, bina içinde yürüyormuş hissiyatı vererek tasarım hatalarını önceden görmek.
  • İşçilerin karmaşık montaj işlemlerini görsel destekle daha hızlı öğrenmelerini sağlamak.

Sektörel kaynaklar, Londra’daki Heathrow Havalimanı’nın genişletme projesinde AR teknolojisi kullanılarak proje süresi %15 oranında kısaltıldığını belirtiyor.

5. Robotik ve 3D Baskı Teknolojileri: İnşaatta Otomasyon Devrimi

İnşaat projelerinde kullanılan robotlar, insan gücüne olan bağımlılığı azaltıyor. 3D yazıcılar ise prefabrik yapı elemanlarını basarak, şantiyelerde hem hız hem de maliyet avantajı sağlıyor. 

Öne çıkan robotik sistemler şunlar:

  • Tuğla Ören Robotlar: Bir usta günde 200 tuğla örerken, robotik sistemler bu sayıyı 2000’e kadar çıkarabiliyor.
  • 3D Baskılı Binalar: Çin’de 24 saat içinde 10 adet ev üreten bir sistem, geleneksel inşaata göre maliyeti %50 azalttı.
  • Otonom Şantiyeler: Robotik ekskavatörler ve buldozerler, insan müdahalesi olmadan kazı ve dolgu yapabiliyor.

Teknoloji farklılaştıkça araçlarımız da yöntemlerimiz de değişti. Bir zamanlar DOS ekranına yazdığım basit bir komutla projenin plandan ne kadar saptığını gördüğümde yaşadığım duygu, bugün yapay zekâyla verileri analiz ederken hissettiğimden farklı değil: Her şeyin daha iyi olabileceği umudu. İnsanın, değişimi anlamlandırarak ilerleyebileceği inancı. Artık elimizde hesap cetvelleri yok, ama kafamızın içindeki o soru hala değişmedi: Daha iyisi mümkün mü? Evet… Çünkü, en güzel günlerimiz, henüz kodlanmamış olanlar. 