Denizin üzerindeki bu kilisenin çok ilginç, ibretlik bir hikayesi var. Ayakları rahatsız 2 çocuk 15.yy’da denizin üzerinde Meryem Ana resimleri buluyorlar, bu resimleri önce evlerine sonra kiliseye getiriyorlar. Halk resimlerin bulunduğu denizin ortasındaki bu noktaya taşlar getirip atıyor, amaç oraya bir kilise yapmak ve 17.yy’da da şu anda fotoğrafladığım kilisenin inşası başlıyor. Halkın başlattığı her hareket gibi bu taş yığma eylemi de güzel bir sonla bitiyor. Ama burada ilginç bir nokta var, hikayeden anladığım halk 200 yıla yakın yılmadan bu kilise için suya taş taşıyor. Demiyor ki, bizim gücümüz ne ki, denizi taşla doldurup nasıl bir kilise yapabiliriz? İnanıyorlar, vazgeçmiyorlar ve başarıyorlar. Mutlaka onlara da boşver be abi, senin topladığın taşlarla mı olacak o kilise diyen dönemin bilmişleri olmuştur. Ama bugün tarih onları değil, kiliseyi yapanları hatırlıyor.

Tag Archives: Balkan Gezisi
Masal Şehir Kotor
Balkan turuna çıkmadan önce bana en çok methedilen şehirlerden biriydi Kotor. Anlatılanların eksiği olabilir ama fazlası yok, tam bir masal şehri, sokakların arasında kayboldum derken birden saat meydanında buluveriyorsunuz kendinizi. Tüm yollar bir şekilde bu meydana çıkıyor. 1979’dan beri Unesco’nun koruması altında olan şehir ayrıca dünyanın en iyi 25 koyundan birine sahip

Balkan Seyahati Öncesi Düşüncelerim
Çocukluğumda Yugoslavya denince aklıma hemen basketbol ve neşeli insanları gelirdi. Bir de 70’li yılların başında futbol takımlarımız sürekli Yugoslav oyuncuları transfer ederler, gelen Yugoslav futbolcular maç sonlarında bildikleri bir kaç Türkçe sözcük ile yaptıkları şiveli konuşmalar o zamanlar bize hem tuhaf, hem de komik gelirdi. Bugün ise Balkanlar denince aklıma ilk hüzün geliyor, senelerce birarada yaşayan insanların birden birbirleri ile bu denli düşman olmalarını insanın aklı kolay kolay almıyor. Benzer senaryoların senelerdir benim güzel ülkem için de kurgulandığını düşündükçe hüznüme öfke karışıyor. İşte bu duygularla başladım Balkan Yolculuğuna.
Yola çıkmadan yaptığım internet araştırmalarımın özetle söylediği şu: Denizi, limanları, sahili, doğası, tarihi, korunmuş ortaçağ mimarisi yapıları, daracık eski sokakları, şarapları ile görülesi topraklar Balkanlar. Hüzün ve neşenin birbirine bu kadar yakınlaştığı çok az yer olduğunu düşünüyorum yeryüzünde. Yıkılan yapılar onarılıyor ama ruhların onarılması o kadar kolay değil, bir çok noktada savaşın izlerini görüyorsunuz.



Balkan Seyahatimizin ilk durağı Balkanlar’ın en eski şehri Budva
Balkan Seyahatimizin ilk durağı Balkanlar’ın en eski şehri Budva. Şehri, Venedikliler kurmuş, dar sokakları ile bir İtalyan Kasabasını, dağınık yerleşimi ile de bir Türk Kasabasını andırıyor. Buraya son yıllarda Rusya’dan ciddi bir göç olmuş, nüfus kısa sürede 17.000’den 26.000’e çıkmış, çevrede çok otel inşaatı var. Fiyatlar onlar için ucuz, bizim için pahalı 😔
