Dostoyevski, 3 kelime ile açıklıyor bu derin sorunun cevabını: Sevmeyi becerememek cehennemdir.
Tag Archives: Aklıma Takılanlar
Bizi köleniz yapın ama doyurun bizi
Dostoyevski’nin eserlerinden birinde geçer bu cümle: “Bizi köleniz yapın ama doyurun bizi” İşte kapitalizmin hedeflediği insan protipinin sloganı…
Akıl tutkunun kölesidir
“Akıl tutkunun kölesidir” der Dostoyevski, yani bir insanın tutkularını yönetebilirseniz aklını ele geçirebilirsiniz. Toplum Mühendisliğinin başlangıç noktasının işte tam bu düşünce olduğunu düşünüyorum.
Mutluluk saplantımızın mutsuz edici etkisi
Freud; ”İnsan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir.” der ve ekler “Yaradılışın planında insanoğlu mutlu olacaktır diye bir kaide yoktur”. Belki de bu hastalıklı mutluluk saplantımızdır, bizi mutsuz eden…
İnsanın yaşadığı 2 ölüm
İnsanın yaşadığı 2 ölüm var. Biri hayatın sonunda, diğeri de hayatın başında, eğitim sisteminin içindeki çocuğu yok ettiği ölüm.
Aşk bir deliliktir
Aşk bir deliliktir der Shakespeare, yaşamın tamamı bir delilik değil mi derim ben. İki denklemdeki delilikler birbirini götürürdüğünde aşk ile yaşam eşitlenmez mi?
Her sancı, yeni bir doğumun sancısıdır
Sanırım İncil’de yazıyordu ya da İsa Peygamber söylemişti, her sancı, yeni bir doğumun sancısıdır aslında diye. Benim düşüncem, çocuk sahibi olmak insanın hayatındaki en büyük ve en ironik devrim. Biz onu büyüttüğümüzü zannedereken aslında o bizi büyütüyor ve bunu da çok zarif bir şekilde yapıyor, ebeveynlerimize büyürken karşı çıkıyoruz ama çocuklarımız bizi büyütürken onlara hiç bir itirazımız olmuyor, kendiliğinden, gönüllü bir büyüme bu.
Dünyayı daha iyi anlayabilmek için nelere ihtiyaç duyarız?
Gecenin bir saatinde öylesine aldığım notlar…
Dünyayı daha iyi anlayabilmek için nelere ihtiyaç duyarız?
Daha çok bilgi
Bu bilgileri doğru ilişkilendirecek bir düşünce sistematiği
Yeni insanlar, yeni fikirler, yeni hikayeler
Merak, tutku, heyecan
Sanat, sanat, sanat
Yaşadıklarımızdan doğru dersleri çıkarabileceğimiz, kendimiz ile yüzleşmekten korkmayacağımız bir bakış açısı
Olaylara, nesnelere farklı açılardan, farklı mesafelerden bakabilme yeteneği
Yeni perspektifleri keşfedilme becerisi
Keşkesiz hayatların sığlığı
Keşkesiz hayatların sığlığında boğuluyoruz. Hayatın yükünden çok, hep başkaları için yaşamanın dayanılmaz ağırlığı yoruyor bizi…
Özgürlüğü ne zaman kaybettik?
“Ancak seceneklere boyun egmek zorunda olmayanlar ozgur olabilir” demiş Alman Felsefeci Adorno 1966’da. Son 40 yıldır egitim sistemimizi tamamen test sistemine odaklayarak, isteyerek ya da istemeyerek de olsa özgür olmayan bir neslin yaratılmasına büyük katkı sağladığımızı düşünüyorum.