Sun Tzu’dan savaş sanatına dair notlar

Yaşadığı  günden bu güne, devlet yönetimini, savaş stratejisini ve uygulama şeklini, savaşın öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenleri, devlet yönetimi sırasında devletler (kendi dönemi için beylikler de denebilir) arası ilişkilerin nasıl yürütüleceğini başarısıyla kanıtlamış bir general olan Sun Tzu, bizlere geçmişten günümüze stratejik düşüncenin uygulama şeklini, bir bütünlük içinde ele alarak anlatmıştır. Belki de eserinin bugünlere gelmesinin asıl nedeni bu bütünlük ilişkisinin tüm zamanlarda uygulanılır olmasıdır.

Savaş Sanatı 13 bölümden oluşur ve eserde 384 tane savaş teorisi yer almaktadır. Bu yapıtın temel prensibi “Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir. Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir.” Hâlâ kendi ve stratejisi hakkında araştırmalar yapılan bu ünlü Askerî Bilge’nin doğru ve bir o kadar da düşündürücü 10 sözünü şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin.

2. Mükemmellik her savaşta çarpışarak kazanmak değildir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır.

3. Kurnazlık ve gizlilik denilen kutsal sanat! Senin sayende görünmez olmayı; senin sayende duyulmaz olmayı öğrenip, düşmanın kaderini elimizde tutuyoruz.

4. Zafer esnasında uyguladığım taktikleri herkes görebilir, ancak kimsenin göremediği, zafer yolunu açan stratejilerimdir.

5. Sonuçta, düşmanı ve kendinizi iyi biliyorsanız, yüzlerce savaşa bile girseniz sonuçtan emin olabilirsiniz.

6. Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha da yakın!

7. İnsan doğası gereği zora düşmedikçe, yeteneklerini sonuna kadar kullanmaz.

8. Planlarını gece gibi karanlık ve geçilmez yap ve hareket ettiğinde bir yıldırım gibi in!

9. Dövüş ustası olanlar öfkelenmezler, kazanma ustası olanlar korkmazlar, akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler

10. Başarılı bir hareket başına vurulduğunda kuyruğu ile, kuyruğuna vurulduğunda başı ile, orta kısmına vurulduğunda hem başı, hem kuyruğu ile hareket eden hızlı bir yılan gibi olmalıdır.

Kaynak: Düşünbil Dergisi

TZU, Sun, Savaş Sanatı, İş Bankası Kültür Yayınları, 2016.

Nedir felsefenin keyif veren noktası?

Borges, veriyor bu sorunun cevabını…

Felsefe, bizi dünyanın düşündüğümüzden daha gizemli bir yer olduğunu göstererek zenginleştiriyor. Felsefenin bize sunduğu, bir sistem değildir. Biri sanki somut ve şeffaf bir bilgi parçası açıklamış gibi bir şey değildir. Daha çok bir dizi şüpheden oluşur ve keyif veren nokta bu şüpheler üzerinde çalışmaktır.

Jorge Luis Borges

Çocuklara öncelikle hangi beceriler öğretilmeli?

Ursula K. Le Guin, bu sorunun cevabını çok net vermiş. Cevap sadece çocuklar değil yetişkinler için de geçerli…

“Hepimiz hayatlarımızı nasıl keşfedeceğimizi, tamamlayacağımızı ve hayal edeceğimizi öğrenmek zorundayız. Bu gibi beceriler bize öğretilmeli, nasıl yapacağımızı anlatan rehberler olmalı. Eğer bunları öğrenemezsek başka insanlar hayatımızı bizim yerimize şekillendirecektir.” – Ursula K. Le Guin, The Wave in the Mind, 2004.

Yaptığınız işin doğru iş olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Çetin Altan’ın yaptığınız işin doğru iş olup olmadığını ölçmeye yönelik anlamlı bir ölçüm kriteri var. Diyor ki Çetin Altan;

“Bir işi yapıyor olmaktan dolayı aldığınız keyif, o işi yapıyor olmaktan dolayı kazandığınız parayı harcarken aldığınız keyiften fazla ise doğru işi yapıyorsunuz demektir.”

Fırat Üniversitesi’ndeki seminerimin ardından

Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği öğrencileri ile iş dünyasına yönelik okullarda öğretilmeyenleri, muhtemelen bundan sonra da öğretilmeyecekleri;

Bugünden iş dünyasına nasıl hazırlanabileceklerini,

Doğru bir kariyer yönetimi için neler yapabileceklerini,

İnsanın ne için çalışması gerektiğini,

Başarı, mutluluk ve para üçgeninin iç ve dış açılarını,

Networklerini nasıl genişletebileceklerini

Nitelikli bir iş bulmak için neler yapmaları gerektiğini

İşe alımlarda nelere dikkat edildiğini,

İşe girdikten sonra onları bekleyen bilinmezlikleri,

Belki de en önemlisi, geleceğin nasıl geleceğini konuştuk…