Leibniz üstat ne kadar basit ve derin yanıtlamış bu soruyu:
“Başkasının mutluluğuna sevinebilmektir sevgi.”
Leibniz üstat ne kadar basit ve derin yanıtlamış bu soruyu:
“Başkasının mutluluğuna sevinebilmektir sevgi.”
İnşaat projelerinde fiyatları neden doğru belirleyemiyoruz? Yanlış fiyatlarla işe başlamak işin yapımında bizi hangi sorunlarla karşı karşıya getiriyor? Yani aşağıda belirtilen konulara yönelik nasıl hareket etmeliyiz ki başımız daha az ağrısın?
Bu ve benzeri inşaat sektörü ile hukukun kesiştiği noktalardaki soruların yanıtlarını merak ediyorsanız sizi 17 Mayıs günü Akıncı Hukuk Bürosunda vereceğimiz seminerlerimize bekliyoruz.
Simone De Beauvoir’in çözümüne katılıyorum…
“Hayat hem kendini geliştirmek hem de kendini aşmaktır. Eğer bir şey sürekli aynı durumda kalıyorsa, o zaman yaşamak sadece ölmemektir.”

“Alışkanlıktan başka bir şey bilmedikleri için, sizin de yokluğunuza alışacaklardır,” der Oğuz Atay

Goethe’ye göre mutlu olmanın beş maddelik formülü
1. Keyifle çalışabilmek için sağlık.
2. Zorluklara karşı savaşabilmek için güç.
3. Hataları kabul etmek ve affetmek için kapasite.
4. Hedefe ulaşabilmek için sabır.
5. Başkalarına faydalı olabilmek için sevgi.
Aptallık nedir? Bu sorunun cevabını Schopenhauer çok güzel veriyor:
“Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için içeriden bir şeyler yitirmek”

Sterne – Duygusal Yolculuk
Rousseau – İtiraflar
Puşkin – Yevgeni Onegin
Drujinin – Paul Saks
Grigorovic – Anton Goremyka
Dickens – David Copperfield
Lermontontov – Zamanımızın bir kahramanı
Prescott – Meksinanın fethi
2 sene önce yazmışım, düşüncelerimde değişen fazla bir şey yok…
Son zamanlarda en çok kafamı yoran soru bu diyebilirim. Sanayi devriminin kendi koşulları içinde ortaya çıkan kapitalizmin bilgi çağına girdiğimiz 21. yüzyılda ömrünü bir şekilde sonlandıracağını düşünüyorum.
Sağlık sektörü, insan eliyle üretilen virüslerle büyütüldüğü gibi, kapitalizm de küresel güçlerin manipüle ettiği krizlerle varlığını sürdürebiliyor. Muhtemelen çok yakın gelecekte bu şekilde yaratılan küresel ölçekte kontrol edilemeyecek bir kriz kapitalizmin sonunu getirecek.
Unutulmamalı ki bir sistem çözdüğünden çok sorun yaratıyorsa sürdürülebilirliği bir yere kadardır. Bu durum eğitim sistemi için de, devlet veya firma yönetimi için de, küçük bir aile içindeki işleyiş için de geçerlidir.
Her ne kadar kapitalizm, çöküşüne yönelik sinyaller vermiş olsa da, doğa ile barışık yaşamayı becerememiş, çok da iyi bir tür olmayan insanın kapitalizmin yerine koyacağı yeni yapının daha iyi olup olmayacağı da apayrı bir soru işareti olarak önümüzde duruyor. 🙂





Bu kadar işinin içinde neden üniversitede ders veriyorsun diye soran dostuma verdiğim cevap:
İş hayatının dışında bir dünyanın olduğunu gördüğüm için üniversiteyi seviyorum, üniversitede de üniversitenin dışında bir dünya olduğunu anlatmaya çalışıyorum öğrencilerime. Biz hep küçük dünyalarımızın içine kapadık kendimizi, dışımızda nasıl bir hayatın olduğunu çok fazla bilmiyoruz daha da acısı merak etmiyoruz. Oysa ki, hayatı da, dünyayı da daha iyi anlamak için sahip olduğumuz tek dürtü, merak.