2014 yılına girerken günlüğüme yazdığım yeni yıl yazısı

Gülmenin, gülümsemenin, kucaklaşmanın, öpüşmenin, sevişmenin, direnmenin, düşündüğünü söylemenin, yazmanın, her yaşta “genç olmanın” yasaklanmayacağı bir yeni yıl diliyorum. Daha fazla özgürlük için …… (Bu kısmı herkes kendince doldurabilir, bana sorarsanız bütün bu yaşadıklarımıza direnmeye devam derim, bizi bu pislik dolu çukurdan kurtaracak olan sadece direncimizdir, gerisi yalan bile değildir…)

Yılsonu değerlendirmeleri hakkında

“Geçirilen günlerin mutlu geçmiş olduğunu ancak onlar geçtikten sonra farkederiz.” demiş Schopenhauer, sanırım 2015’i de diğer yıllar gibi aradan bir zaman geçtikten sonra daha iyi anlayacağız. O açıdan yıl sonu değerlendirmelerinin yaşananlar henüz cok sıcak olduğu için fazla da sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.

Yeni Yıl Dileğim

Sizlere yalandan, dolandan, yozluktan, yobazlıktan, hırsızlıktan, talandan, hoyratlıktan, ayrımcılıktan ve en çok da şiddetten arınmış bir yıl diliyorum… Her yeni güne sevinçli, umutlu başlayacağınız, her akşam vicdanınızdan gelen sesi dinleyerek uyuyacağınız, sevdiklerinize sımsıkı sarılabileceğiniz, hayallerinizi, her şeyden önemlisi de özgürlüğünüzü dilediğinizce yaşayabileceğiniz bir yıl diliyorum…

2011’den 2012’ye geçerken günlüğüme yazdığım yeni yıl yazısı

Dunyanin gunesin etrafinda yeni turuna basladigini kabul ettigimiz bir “1 OCAK” daha geldi. Dunya milyonlarca yildir gunesi turlayip duruyor, uzerinde yasayan tum canlilara verdigi mesaj cok acik; var oldugunuz surece durmanizi istemiyorum. Ben de, sizler de surekli hareket halinde olmaliyiz, bir bisikletli gibi dusunun kendinizi, dusmek istemiyorsaniz hizli ya da yavas pedallari cevirmeye devam etmelisiniz.
Bu mesaji dogru alanlar basari olarak adlandirilan bir ic huzuru ile odullendiriliyorlar, anlamayanlar da hayatin sirrini cozmeye calisarak tuketiyorlar hayatlarini…
Icinde bircok güzel an barindiran bir yil olsun 2012, cunku zaman gectiginde hatirlanan yillar degil sadece o kucuk anlar oluyor…

Yeni yılda iş yerinizde kimin değişmesini istersiniz?

Yenibiriş’in araştırmasında çalışanlara yeni yılda iş yerinde kimin değişmesini istedikleri sorulmuş, %40’ı “yöneticim değişsin” demiş. Ne acı ki, yöneticilerimiz, yöneticiliği öğrenmemek konusunda direnişlerini sürdürürken, patronlar da bu çapsız yöneticilerine yüksek ücretler ödemeye devam ediyorlar. İşlerin nasıl gittiğine dair bilgileri sadece yöneticilerinden değil, yöneticilere bağlı çalışanlardan da alsalar daha sağlıklı sentezler yapabilecekler.

Yöneticilerin en önemli eksikliği…

Ankette yöneticinizin neden değişmesini istiyorsunuz sorusuna çalışanlar ilk neden olarak; ekibine karşı objektif ve eşit mesafede değil yanıtını vermişler. Daha sonraki nedenler ise sırasıyla;Gelişmemi ve yükselmemi teşvik etmiyor,

Düzgün iletişim kuramıyor,

Yaptığım işi takdir etmiyor,

İşinde başarılı olduğunu düşünmüyorum,

Etik ve ahlak kurallarına uygun davranmıyor.

Ortak paydaya bakınca cok açık görünüyor ki yöneticilerimizin en büyük eksikliği: Empati

İMO Fotograf Sergisinde yer alan 2 Fotografım

İMO Fotograf Sergisinde yer alan 2 Fotografım2 yıl içinde nasıl olduğunu anlamadan 3000’in üzerinde fotograf çekmişim, çekmekten doğru dürüst klase etmeye bile vaktim olmamış. Bu süreçte fotografa bakış açımı geliştiren, daha da önemlisi her gittiğim yerde makinam olmasa bile kafamın içinde fotograflar çekmemi sağlayan hocam Serdar Ercan a, bu kursun bütün yükünü taşıyan sevgili arkadaşım Funda Kılınç Suvakçı ya, Fotografçılık kursunun açılması fikrinin öncüsü eski oda başkanlarımızdan Mete Akalın abime, çektikleri o güzel fotograflarla beni cesaretlendiren, arada hırslandıran ve fotograf heyecanımı hep sıcak tutmamı sağlayan tüm kurs arkadaşlarıma Canan Anıl Oğuz Cengiz Serter Sevgi Sırma Funda Arslan Tuncay Gün NTurgay Işıkgöz e çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız, bu felaketleri bol olan 2015’in kısa süren güzel anlarının bir çoğunu bir arada geçirdik. Bir süreliğine de olsa çektiğimiz fotografların içinde kaybolarak dünyanın ne kadar boktan bir yer olduğunu unutmayı başarabildik sanırım.