Firmalar iş alırken gösterdikleri hassasiyeti, o işin kritik noktalarındaki insanları işe alırken göstermiyorlar. Böyle olunca da zor alınan işlerde kolay zarar ediyorlar…
Tarihin en acı derslerinden biri
“Tarihin en acı derslerinden biri şudur: Yeterince uzun zamandır aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederiz. Gerçeği bulmakla ilgilenmeyiz artık. Aldatmaca bizi kafeslemiştir. Tuzağa düştüğümüzü kendimize bile itiraf etmek, son derece acı vericidir çünkü…” diye yazmış Carl Sagan, “Ama ben inanmak istemiyorum, bilmek istiyorum,” diye de eklemiş.
Kuru dalların son günleri
Kuru dalların son günleri…
Yalınlıgından mı sadeliğinden mi bilmiyorum ama kuru dalları yeseren dallardan daha çok seviyorum.

Köşe Yazarlarının çıkmazı
Köşe yazarları genelde olaylar ve kişiler üzerinden yazılarını yazıyorlar ve çoğunlukla da kendilerini tekrarlıyorlar. Oysa asıl üzerinde tartışmamız gereken olaylar ve kişilerden önce değerler ve düşünceler…
Kapitalizm nasıl insanlara ihtiyaç duyar?
Çağdaş kapitalizmde insan sorunu şöyle formüle edilebilinir: Çağdaş kapitalizm büyük sayılarla, uysallık içinde bir araya gelecek insanlara gereksinim duyar. Bunlar giderek artan bir şekilde tüketime yönelmeli, beğenileri kalıplaşmalı ve kolayca etkilenip yönlendirilmelidirler. Çağdaş kapitalizm kendini özgür ve bağımsız hisseden, hiçbir otoriteye, ilkeye ya da özduyuya kul olmamış insanlara gereksinim duyar – ama bunların buyruk almaya, kendilerinden isteneni yapmaya, toplumsal mekanizmayla sürtüşmeden yaşamaya yatkın olmalarını ister. Öyle ki zor kullanmadan yönlendirilmeli, öndersiz yönetilmeli ve iyi ya da kötü bir amaca sahip olmadan çalıştırılmalıdırlar“. (Fromm, Sevme Sanatı)
Eğitim üzerine Eduardo Galeano ve Bertrand Russell’ın düşünceleri
Bizi görmemek üzere eğitiyorlar. Eğitim eğitimsizleştiriyor, iletişim araçları iletişimsizleştiriyor. Eğitim sistemi ve iletişim araçları bizi tavşanı kedi saymaya zorluyorlar.
Eduardo Galeano
Kaynak: Biz Hayır Diyoruz (Metis Seçkileri)
Ana okulu biter bitmez, kişinin kanısı ve düşüncelerinin üstüne çöken o korkunç ağırlığı düşünün. Eğitimi ellerinde tutan makamlar bir insanı umutlarını, korkularını dışarıdan ayarlayabilir. İnsan, o zaman istenene uygun yönde umutlanacak ve korkacaktır. Ve eğitimi, büyük ölçüde hükümetin istediği gibi düşünmesini sağlamak yönünde olacaktır. Bilirsiniz ki bu da her zaman akla uygun düşmüyor…
Kaynak: Bertrand Russell – Dünya Görüşüm
Bertrand Russell’ın geleceğin insanlarına mesajı
Bilgileriniz size, insanoğlunun şimdiye dek tanımadığı bir güç veriyor. Bu gücü iyiye de, kötüye de kullanabilirsiniz. İnsanları birleştiren aile bağına, ancak birlikte mutlu olacağımıza, yoksa tüm perişanlığa gömüleceğimize inanıyorsanız, bu gücü iyiye kullanabilirsiniz. Zengin bir azınlığın, yoksulların sırtından geçindiği çağ geride kalmıştır. Bitti bu. Kimse kabul etmez. Siz de mutlu olmak isterseniz, komşunuzun mutluluğuna saygı gösterin. Akıllı bir eğitimin kişiyi aydınlığa kavuşturacağına ve ona başkasının mutluluğu içinde, kendi mutluluğunun koşullarını göstereceğine inanıyorum. Arasıra, insanları özgür, güçlü, zeki, kimsenin baskı görmediği bir toplum canlanıyor gözlerimin önünde. İnsanları ne yaptığını bilen, ortak çıkarların kişisel çıkarları bir yana ittiği, her çabası, zekâ ve düş gücünün meyvası olan bu koca yapıta yönelmiş bir dünya. İnsanlar isterlerse kurarlar bu dünyayı ve bir gün kurulursa eğer, şimdiye dek görülmemiş mutluluk örnekleri ve heyecan ile dolu, daha başarılı, daha göz alıcı ve daha yüce bir dünya olacaktır.
Kaynak: Bertrand Russell – Dünya Görüşüm
Siz hangi gruptasınız?
Gabriel Garcia Marquez, Yüz Yıllık Yalnızlık kitabında insanların iki gruba ayrıldığını söyler ve sorar;
“Siz hangi gruptasınız? Yıllar önce yaşadığı olumsuzlukları durmadan tekrarlayıp elindeki kartopunu kocaman bir çığa dönüştürerek içinde kaybolanlardan ve yanındakileri de sürükleyenlerden mi; yoksa kocaman bir kar kütlesini güneşin sıcaklığıyla eritip etrafına huzur verenlerden mi?”
Bir sürü berbat şey yaşamanın faydası
Berbat şeyler yaşamanın hatta onları üstüste yaşamanın en güzel tarafı, bunların hepsi insanın korku eşiğini yükseltiyor. Zamanla bir çok şeyden korkmamaya başlıyorsunuz, tüm bunları yaşayıp ayakta kalabildiysem bana kolay kolay bir şey olmaz duygusunu daha yoğun hissediyorsunuz içinizde.
Aşkınızın derecesini ölçmeye yarayacak küçük ama sert bir test
Bir gün bir kaza da kollarınızı ve bacaklarınızı kaybetseniz sevdiğiniz kişi sizinle yaşamaya devam eder mi ya da ne kadar süre daha sizinle kalır? Bu soruyu tersten de sorabilirsiniz. Her iki soruya vereceğiniz cevaplar aşkınızın büyüklüğünü bir ölçüde anlamanız için size değerli ipuçları verecektir diye düşünüyorum.